Düşündük ki, bu bakterileri sağır ve dilsiz hale getirirsek ne olur?فكرنا بان نقوم بجعل هذه البكتيريا غير قادره على الكلام او السمع
Düşündük ki, bu bakterileri sağır ve dilsiz hale getirirsek ne olur?聞いたりできなくしたらどうなるか?、と 新しい種類の抗生物質になるのではないか?
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinacea, een beetje antioxidant om de dag door te kunnen?
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinacea, egy kis antoxidáns, hogy elinduljon a nap.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinacea, ein kleines Antioxidantium, das Ihnen auf die Sprünge hilft.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.가새풀(에키네시아; Echinacea), 작은 산화 방지제를 먹고 하루를 시작하죠.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinacea, puţin antioxidant ca să funcţionezi.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinacea, un po' di antiossidanti per cominciare la giornata.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinaceę, mały przeciwutleniacz, który pozwala wam żyć.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinacée : un petit antioxydant pour vous faire avancer.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Echinaceu, trochu antioxidantu, ktorý by vás nakopol.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Equinácea, um pouco antioxidante, para nos manter em forma.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Equinácea, un pequeño antioxidante para mantenerte joven.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Εχινάκεια, ένα μικρό αντιοξειδωτικό για να σας βοηθήσει να τα βγάλετε πέρα.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Ехинацея, малко антиоксидант за подсилване.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.Эхинацея, немного антиоксиданта с утра на дорожку.
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.אכיניציאה, קצת אנטי-אוקסידנטים להתחיל את היום?
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.أعشاب , قليل من مضادات التأكسد لتساعدكم على النشاط .
Echinacea (Ekinezya), biraz anti oksidan sizi kendinize getirir.元気を出している人は? アメリカ人の半分は毎日飲んでいるのですから普通のことですね
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Dacă nu te vei mărita cu mine, Rakshasaşii mei te vor căsăpi pentru micul dejun.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Ellet nai minua, Rakshasani lahtaavat sinut aamiaisekseni
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Ha nem jössz hozzám, a ráksaszáim majd levágnak reggelire.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Jeśli mnie nie poślubisz, rakszasy zrobią z ciebie potrawkę na śniadanie.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Jika kamu menolak kunikahi para Rakshasaku akan membunuhmu untuk sarapanku.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Nếu nàng không cưới ta, lũ Rakshasas của ta sẽ xé xác nàng cho bữa điểm tâm của ta.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Om du inte gifter dig med mig, ska rakshasorna slakta dig till frukost.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Pokud si mě nevezmeš, moji rákšasové mi tě zmasakrují ke snídani.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Se não casar comigo, os meus Rakshasas vão cortá-la para o meu pequeno-almoço.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Se non mi sposerai, i miei rakshasa ti uccideranno per servirmi la colazione.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Si no te casas conmigo, mis Rakshasas te masacrarán en mi desayuno.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Si vous ne m'épousez pas mes Rakshasas vous abatteront pour mon petit déjeuner !
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Wenn Du mich nicht heiratest, werden meine Rakshasas Dich für mein Frühstuck schlachten!
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.А если ты не выйдешь за меня... ... мои ракшасы приготовят тебя мне на завтрак!!
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.Ако не се омъжиш за мен, моите Ракшаси ще те накълцат за сутрешната ми закуска.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.אם לא תינשאי לי, שדי הרקשאסה שלי יטבחו אותך ויגישו לי אותך בארוחת הבוקר.
Eğer benimle evlenmezsen, Rakşasalarım seni paramparça edip, seni bana kahvaltı diye getirirler.その欲望にみちた目は潰されるであろう
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.A jeźliby owcę przywiódł na ofiarę swoję za grzech, samicę zupełną niech przywiedzie.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Als iemand een schaap als zondoffer brengt, moet hij een vrouwelijk dier zonder gebreken nemen.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Če pa prinese ovco kot darilo svoje v žrtev za greh, naj bode brez hibe samica, ki jo bo daroval.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Dacă va aduce ca jertfă de ispăşire un miel, să aducă o parte femeiască fără cusur.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Er det et får han fører frem som syndoffer, så skal han komme med en hun uten lyte.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Ha pedig bárányt visz az õ bûnért való áldozatául, nõstényt és épet vigyen.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Keď dovedie svoj obetný dar ovcu, za hriech, dovedie to samicu bez vady.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.그가 만일 어린 양을 속죄 제물로 가져 오려거든 흠 없는 암컷을 끌어다가
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Men om någon vill offra ett lamm till syndoffer, så skall han föra fram ett felfritt djur av honkön.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Mutta jos hän tuo uhrilahjanaan karitsan syntiuhriksi, niin tuokoon virheettömän uuhen
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Nếu của lễ chuộc tội người bằng chiên con , thì_phải dâng một con_cái chẳng tì vít chi ,
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Nếu của lễ chuộc tội người bằng chiên con, thì phải dâng một con cái chẳng tì vít chi,
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Ou, se pela sua oferta trouxer uma cordeira como oferta pelo pecado, sem defeito a trará;
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Pakli by z ovcí přinesl obět svou za hřích, samici bez poškvrny přinese.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Se porta una pecora come offerta per il peccato, porterà una femmina senza difetto
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.S`il offre un agneau en sacrifice d`expiation, il offrira une femelle sans défaut.
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Si trae una oveja como su sacrificio por el pecado, traerá una hembra sin defecto
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Wird er aber ein Schaf zum Sündopfer bringen, so bringe er ein weibliches, das ohne Fehl ist,
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Εαν δε φερη προβατον δια προσφοραν αυτου περι αμαρτιας, θελει φερει αυτο θηλυκον αμωμον
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.А если из стада овец захочет он принести жертву за грех, пусть принесет женского пола, без порока,
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.Или ако принесе агне в принос за грях, то да принесе женско без недостатък;
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.ואם כבש יביא קרבנו לחטאת נקבה תמימה יביאנה׃
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.وان أتى بقربانه من الضأن ذبيحة خطية يأتي بها انثى صحيحة
‹‹ ‹Eğer biri günah sunusu olarak bir kuzu getirirse, kuzu dişi ve kusursuz olmalı.人 若 牽 一 隻 綿 羊 羔 為 贖 罪 祭 的 供 物 、 必 要 牽 一 隻 沒 有 殘 疾 的 母 羊