Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.Tôi hẳn sẽ giãi bày duyên cớ tôi trước mặt Ngài, Và làm đầy miệng tôi những lý luận.
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.Tôi hẳn sẽ giãi_bày duyên_cớ tôi trước mặt Ngài , Và làm đầy miệng tôi những lý_luận .
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.und das Recht vor ihm sollte vorlegen und den Mund voll Verantwortung fassen
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.ηθελον εκθεσει κρισιν ενωπιον αυτου, και ηθελον εμπλησει το στομα μου αποδειξεων
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.Изложил бих делото си пред Него, И напълнил бих устата си с доводи,
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.Я изложил бы пред Ним дело мое и уста мои наполнил бы оправданиями;
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.אערכה לפניו משפט ופי אמלא תוכחות׃
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.احسن الدعوى امامه واملأ فمي حججا.
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.我 就 在 他 面 前 將 我 的 案 件 陳 明 、 滿 口 辯 白
Davamı önünde dile getirir, Kanıtlarımı art arda sıralardım.我 就 在 他 面前 將 我 的 案件 陳明 、 滿口辯白
Demokrasi size altın mı getirir be? Bu kadar Saltanat sahipleri geldi geçti.هل يمكن للديمقراطية ان تحضر الذهب ؟ كل هؤلاء السلاطين جاءوا ورحلوا ،
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Jag trodde att du skulle komma med bröderna.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Jeg troede, at du ville komme med brødrene.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Luulin, että toisit veljekset mukanasi.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Myślałem, że przyprowadzisz tych dwóch braci.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Pensaba que traerías a esos hermanos contigo.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Pensavo avresti portato quei fratelli con te.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Pensei que trarias aqueles irmãos contigo.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Νόμιζα ότι θα φέρεις τα αδέλφια μαζί σου.
Diğerlerini de getirirsin sanıyordum.Я думал, ты приведёшь с собой этих братьев.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.(144:19) Желание боящихся Его Он исполняет, вопль их слышит и спасает их.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Appaga il desiderio di quelli che lo temono, ascolta il loro grido e li salva
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Beteljesíti az õt félõknek kivánságát; kiáltásukat meghallgatja és megsegíti õket.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Činí vôľu tých, ktorí sa ho boja, čuje ich krik a pomáha im.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Cumplirá el deseo de los que le temen. Asimismo, oirá el clamor de ellos y los salvará
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Ele cumpre o desejo dos que o temem; ouve o seu clamor, e os salva.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.El împlineşte dorinţele celor ce se tem de El, le aude strigătul şi -i scapă.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Er tut, was die Gottesfürchtigen begehren, und hört ihr Schreien und hilft ihnen.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Han gjør efter deres velbehag som frykter ham, og han hører deres rop og frelser dem.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Han gør, hvad de, der frygter ham, ønsker, hører deres Råb og frelser dem,
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Han gör vad de gudfruktiga begära och hör deras rop och frälsar dem.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Hän tekee, mitä häntä pelkääväiset halajavat, hän kuulee heidän huutonsa ja auttaa heitä.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Ia menyenangkan hati orang-orang yang takwa; Ia mendengar seruan mereka dan menyelamatkan mereka
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Il accomplit les désirs de ceux qui le craignent, Il entend leur cri et il les sauve.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.저는 자기를 경외하는 자의 소원을 이루시며 또 저희 부르짖음을 들으사 구원하시리로다
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Mensen die ontzag voor Hem hebben, komt Hij tegemoet. Hij hoort hun roepen om hulp en redt hen.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Ngài làm thỏa nguyện mọi người kính sợ Ngài; Cũng nghe tiếng kêu cầu của họ, và giải cứu cho.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Ngài làm thỏa_nguyện mọi người kính sợ Ngài ; Cũng nghe tiếng kêu_cầu của họ , và giải_cứu cho .
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Voljo izpolnjuje njim, ki se ga bojé, vpitje njih sliši in jih rešuje.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Vůli těch, kteříž se ho bojí, činí, a křik jejich slyší, a spomáhá jim.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Wolę tych czyni, którzy się go boją, a wołanie ich wysłuchiwa, i ratuje ich.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Εκπληροι την επιθυμιαν των φοβουμενων αυτον, και της κραυγης αυτων εισακουει και σωζει αυτους.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.Изпълнява желанието на тия, които Му се боят, Слуша викането им и ги избавя,
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.רצון יראיו יעשה ואת שועתם ישמע ויושיעם׃
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.يعمل رضى خائفيه ويسمع تضرعهم فيخلصهم.
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.敬 畏 他 的 、 他 必 成 就 他 們 的 心 願 . 也 必 聽 他 們 的 呼 求 、 拯 救 他 們
Dileğini yerine getirir kendisinden korkanların, Feryatlarını işitir, onları kurtarır.敬畏 他 的 、 他 必 成就 他 們的 心願 . 也 必聽 他 們 的 呼求 、 拯救 他們
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerCon cái chỉ đẻ một con duy nhất, nuôi nấng bằng sữa mẹ giàu protein và chất béo.
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerFemelele dau naştere unui singur pui, hrănindu-l cu lapte bogat în proteine şi grăsime.
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerSamice porodí jedno mládě, a živí jej mlékem bohatým na tuk a proteiny.
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerΟι θηλυκοί γεννούν ένα μικρό... ...που τρέφεται με γάλα, πλούσιο σε πρωτεινες και λίπος.
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerУ самок обычно рождается только один детёныш, которого они выкармливают молоком, богатым жиром и белками.
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerזכר שולט ברצועת חוף .ומושך אליו כ-30 נקבות עם גוריהן ,נקבות ממליטות גור אחד .הניזון מחלב עשיר בחלבונים ושומן
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerالإناث يلدن بجرو واحد يغذّى على الحليب، الغني بالبروتين والدهن
Diyor "gibi: 'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir"C'est comme elle dit:" Une femme apporte en place douze enfants apprend quelque chose en plus de ses AB C.
Diyor "gibi: 'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir"Det är som hon säger:" En kvinna som tar upp tolv barn lär sig något annat än hennes AB C.
Diyor "gibi: 'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir"E ca si cum ea spune:" O femeie ca aduce doisprezece copii învaţă ceva în afară de ei AB C.
Diyor "gibi: 'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir"E 'come lei dice:' Una donna porta come up dodici figli impara qualcosa oltre il suo AB C.
Diyor "gibi: 'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir"Es ist wie sie sagt:" Eine Frau wie bringt zwölf Kinder etwas lernt neben ihrem AB C.
Diyor "gibi: 'Bir kadın olarak getirir oniki çocuk onu AB C dışında bir şey öğrenir"Je to ako keď hovorí:" Žena je vychová dvanásť detí sa učí niečo iné než jej AB C.