Ana içeriğe geç
Sözlük

getirir ile cümle

getirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Derhal Texas'a uçan Walt kardeşi Travis'i alarak Los Angeles'a kendi evine getirir.의사의 연락을 받고 트래비스의 형제 월트가 로스앤젤레스에서 찾아온다.
Daha sonraki ziyaretlerinde ölüye et getirirler.다음으로 사망자를 추도하기 위한의 것이 있다.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?그리고 (3) 사람들은 어떻게 새로운 문장들을 이해할 수 있을까?
Hap henüz denenmemiştir ve Shinichi'yi öldürmek yerine onu bir ilkokul çocuğu ebatlarına getirir.경시제가 유인을 질시해 죽인 후 유인 대신 대사도가 됐다.
Tavşanlar, tavşanlar, tavşanlar olmalı!) diye bir şarkı söyleyerek tavşan korkusunu dile getirir.토끼에 살짝 공포가 있어서 토끼가 달려들면 겁에 질린다.
Uygulama iki işlevi yerine getirir.공식적으로 이 대회는 두 가지 기능을 수행한다.
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.추억은 기본적으로 지난 일을 돌이켜 생각하는 일을 가리킨다.
(Pülehse habercidir ve dünyaya müjde getirir.아라한(阿羅漢, Arhat): 세상에서 공량과 우러름을 사고 있는 분.
IX. parça, Birinci ve İkinci İnönü Meydan savaşlarını dile getirir.직환전쟁, 제 1, 2차 봉직 전쟁 등이 그 예가 된다.
Altını eritip hammadde haline getirir.이것을 금은 복본위제도라 한다.
Ancak her gün bisiklet sürerek bu davranışı alışkanlık haline getiririz.매일 시간을 정해 학문에 열중하는 사이 이것이 습관이 되어 몸에 밴 것이다.
Bu iki panzehir alkaloitleri okside ederek etkisiz hale getirir.이 두가지 구조적 특징은 비타민 효과(vitamin activity)에 필수적이다.
Bu melankolik gözlem Kambei'nin filmin başında söylediği "hiç savaş kazanmadım" sözüne yeni bir anlam getirir.ההתבוננות המלנכולית שלהם מאירה באור חדש את הצהרתו של קאמביי בתחילת הסרט שהוא "מעולם לא ניצח בקרב".
Bekçilik görevini mükemmel bir şekilde yerine getirir.הבסיס מילא את תפקידו בצורה מעולה.
İçtimalar, bütün Dünya'dan insanları bir araya getirir.בהיותה הבירה, משכה אליה העיר מהגרים רבים מכל רחבי העולם.
David, Woody’i geri getirir ve annesinin korkusuyla onu Lincoln’e götürmeye karar verir.דייוויד מחזיר את וודי, והוא מחליט להסיע אותו ללינקולן למורת רוחה של קייט.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(אדון שהכול בו - כל מקצועות התורה).
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.נירודה - יש דרך לצאת מהסבל שהיא להפסיק את ההיקשרות והתשוקה.
Skippy ayrıca Exposé'ye benzer işlevleri yerine getirir.או שיעקב קנה זכרים כאלה.
Uygulama iki işlevi yerine getirir.להליכי ההוצאה לפועל שתי תכליות.
Tanrı'nın varlığı konusunu tartışmak, birçok felsefi problemi beraberinde getirir.השאלה סביב הימצאותו של האל תמיד העסיקה פילוסופים רבים.
Bazı zorluklardan sonra, Cordelia'nın "Buffy'nin Sunnydale'e hiç gelmemiş olması" dileğini yerine getirir.בעונה הזו יש לנו הצצה קטנה ל"מה היה קורה אם באפי לא הייתה מגיע לסאנידייל" בעקבות בקשה של קורדיליה.
Cemevi dışında bir yere haber gidecekse bu haberi götürür, haber getirir.לכן אם יקרה לו משהו לאחר שיוחזר להודו, התקשורת תגלה זאת, ויהיו דיווחים על כך.
Kısa süre içinde kadın hamile kalır ve bir kız çocuğu dünyaya getirir.אן נכנסה להריון שוב והפעם ילדה ילד בריא.
Onun her isteğini yerine getirir.מבצע כל מה שהוא אומר לו.
Kaoru, umutlarını her gece tren istasyonunda şarkı yazarak ve söyleyerek dile getirir.צ'אנדרה רוכב במרכבה כל לילה ומייצג את הירח.
Tersine, maddesiz-enerji yok olarak meydana madde (esas kütlesi olan bir madde) meydana getirir.בנוסף קיימים למשוואה פתרונות לא פיזיקליים בעלי אנרגיה שלילית.
Değişik ritüelleri yerine getirir.והביאו אתם מסורות שונות.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.הוא הביא מידע זה לידיעת העולם.
Bu nedenle Kate, onu sürükleyerek kolonun önüne getirir.כתוצאה מכך, ג'ים זורק אותו מהמכונית.
İyi hasatları ve kârı o getirirdi.ייהנו מאוד מריכולים ועשיית כסף.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Чуйш ли как плачат сиромаси?
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Научна революция – налага се нова парадигма.
Bu durumu daha da vahim bir hale getirir.Това сякаш му носи още по-голям късмет.
Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.Това не го прави по-малко опасен.
Hagen bu görevi yerine getirir.Хам изпълнява своята задача.
Dosya paylaşımı telif hakkı sorunlarını gündeme getirir ve birçok dava açmıştır.Правния дебат около споделянето на файлове причинява много съдебни дела.
Bunun yanında, göçler, popülasyonun gen havuzuna yeni genetik materyal de getirirler.Включването на нови индивиди донася нов генетичен материал към вече установения генофонд на популацията.
Avrupa folkloruna göre leylekler yenidoğanları ebeveynlerine getirir.Според легендата в Северна Европа щъркелът носи бебетата на техните родители.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Новината за това събитие обикаля целия свят.
( İçten neşe şans getirir. )(Късмет!)
Mevsimler ısı değişikliğini de beraberinde getirirler.Наблюдават се и сезонни изменения в теглото.
Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.Прекратяването (пали: ниродха) се отнася до прекратяването на страданието и причините за страданието.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )Американките, ще те побъркат.)
Kolonilerin özellikleri organizmaya muhtemel bir tanı getirir.Има възможност за указване на специфични колони.
"Define" seçilen kelimenin tanımı ile bir görünüm getirir.Търсене на конкретна дума ще намери определението за нея.
Elektrik akımı bir manyetik alan meydana getirir.Електрическият заряд създава електромагнитно поле.
DeChant, Yeni Düşünüş'ün çekirdeğini iyiliğin kádir-i mutlaklığı inancının oluşturduğunu dile getirir.Интересното е, че в това писмо на утеха той намеква за вяра в прераждането.
Bu başarı ona Büyükusta unvanını getirir.За този си успех получава гросмайсторско звание.
Bu soğutma işlemi hızlı hale getirir.Събирането на цветовете по необходимост е бърза работа.
Film bu anlamda biçimsel olarak hemen Alejandro González Iñárritu'nun Babel'ini (2006) akıllara getirir.„Вавилон“ (на английски: Babel) е драматичен филм от 2006 г. на режисьора Алехандро Гонсалес Иняриту.
Hıristiyanlığın tüm ussallaştırma çabalarının ve ahlak anlayışının nihilizm ile sonuçlandığını dile getirir.По този начин загубата на абсолютна основа за морал води до нихилизъм.
İkisi "Tek Güç"ü meydana getirir.Dva se skupa mogu "zbrojiti".
Müslümanlar zekat görevini bu bayramda yerine getirirler.Australski su Hrvati islamske vjere odigrali svoju časnu ulogu u ovom pothvatu.
Savaşta Başkomutanlık görevini Cumhurbaşkanı adına yerine getirir.U vrijeme rata, šef glavnog stožera vrši funkciju vrhovnog zapovjednika u ime predsjednika.
Bu tanrıçanın hem görünmez, hem pembe olması, kendi içinde bir paradoks meydana getirir.Riječ je o bogu koji je paradoksalno istovremeno nevidljiv i ružičast.
Gebelik süresi 8,5-9 ay olup tek yavru dünyaya getirirler.Skotnost traje oko 8,5 do 9 mjeseci pa tako uz ljude imaju najduže vrijeme trudnoće.
Rey ışın kılıcını yakalar ve Ren ile tek başına savaşır, sonunda onu zararsız hale getirir.Nakon što Ren ozbiljno ozlijedi Finna i ispadne mu mač, Rey ga Silom uhvati i napadne Rena.
Avı bulur ve getirir.Lovi i sakupljači.
Bu maddeler, tarımsal faaliyetler için çok uygun bir toprak örtüsü meydana getirir.U pozadini te terase pruža se ravno zemljište pogodno za poljoprivrednu djelatnost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod