Ana içeriğe geç
Sözlük

getirir ile cümle

getirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Irene annesini de yanına alıp geri getirir.Elena se întoarce, aducând-o cu ea pe sora ei, Irina.
"Bana bir fincan kahve getirir misin?" "Memnuniyetle, canım.""Poți să-mi aduci o ceașcă de cafea?" "Cu plăcere, draga mea."
"Bana bir fincan kahve getirir misin?" "Memnuniyetle, canım.""Poți să îmi aduci o ceașcă de cafea?" "Cu plăcere, draga mea."
Deneyim bilgelik getirir.Experiența aduce înțelepciune.
Newtonsal durumda olduğu gibi bu daha fazla genel bir geometriyi akıla getirir.Mint a Newton-i esetben, ez is egy sokkal általánosabb geometriát sejtet.
Yeryüzünde 40Ar doğal argonun %99.6' sını meydana getirir.A földi természetes argon 99,6%-a 40Ar.
Nikotinamid, riboz ve ADP ile birleşip NAD+'yı meydana getirir.A nikotinamid egy ribóz és egy ADP kapcsolódásával alakul NAD+-dá.
Dilim oluşturma pazarlama operasyonlarını en karlı alıcılara yönlendirmeyi olanaklı hale getirir.A szegmentálás lehetővé teszi, hogy a marketingműveletek a legjövedelmezőbb shopperekre összpontosuljanak.
Genellikle siyasi görüşlerini dile getirirdi.Politikai nézeteivel kapcsolatban ritkán nyilatkozott.
Gezi onu kuzeye Darcy’nin ikametgâhı olan Pemberley’nin yakınlarına getirir.Az úton betérnek Pemberley-be Mr. Darcy birtokára.
Peter Papa'yı evine getirir.Péter felkeresi az apját.
Bir batında ortalama dört yavru dünyaya getirirler.A nőstény átlagosan 1 kölyköt hoz világra.
O da ucube bir ortamda kötü koşullar altında bu görevi yerine getirir.A férfi még e rettenetes szituációban is tagadni próbál.
Figaro'ya sipariş ettiği her şeyi getirir.Minden munkát elvégez, amit Anzu kiad neki.
İhtiyaçları olan her şeyi henüz tam olarak denizin dibine gitmemiş olan yelkenliden getirirler.Innen csak a dagály mentette ki őket, de csak úgy, hogy minden nélkülözhetőt a tengerbe vetettek a hajókról.
Personel gemiyi tamir ederek tekrar yüzebilir hale getirir.Végül a legénységnek sikerül az űrhajót megjavítani.
Siegfried bu isteği yerine getirir (Hele Wehr).Siegmund elfogadja a marasztalást.
6. Evin tavanındaki üzerlik bereket getirir.Jellegzetessége az épület felső sávjában végigfutó fogazás.
Justin, kitapta sık sık Michael Jackson'a olan hayranlığını dile getirir.A hozzá készült videóban Justin nagy tiszteletét mutatja a popikon, Michael Jackson iránt.
34-37 gün süren bir gebelikten sonra 3-10 (genelde 5) yavru dünyaya getirirler.30-36 napos vemhességi idő után a nőstény 3-7 (többnyire 5 vagy 6) kölyköt hoz a világra.
Jenny, çekiciliğini kullanarak onlara nöbetçilik yapan askeri kandırarak etkisiz hâle getirir.Anyja megengedte neki, ha elég ügyes lesz, trombitaszóval ébresztheti őket.
Sallayarak onları geri getirirler.A kígyók végül beengedik őket.
Ağzı bozuk orta yaşlı bir tabloid gazetecisi olan Ian, genç bir kadın olan Cate'i odaya getirir.A fő gondot egy fiatal újságírónő, Laura megjelenése okozza, aki szerelmes lesz Tomba.
Bu tanrıçanın hem görünmez, hem pembe olması, kendi içinde bir paradoks meydana getirir.Tudjuk ezt, hiszen képes láthatatlan és rózsaszín lenni egyszerre.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Novelláit az Ország-Világ közölte.
Hep beraber, federal ve eyalet yönetimlerinin kanunları Amerika Birleşik Devletleri Hukuku'nu meydana getirir.Az összes országos, szövetségi, illetve helyi ügyek a kormányzat által megalkotott törvények alapján működnek.
Bu semptomların çoğu biyografisinde görüldüğü gibi eylemlerinin çoğuna da açıklık getirir.Szaglásuk a legtöbb emlőséhez hasonlóan fejlett, miként látásuk is.
Michelle'yi de yakalayıp eve getirir.Penelope is távozni akar, hazautazna anyjához.
Bu matematiği soyut hale getirir.Eso me extraña ’Megbukott matematikából.
Her şeyin sonunda kendini Bane'e kafa tutabilecek hale getirir fakat Batman'e yenilir.Végül őt ejtik fogságba, azonban Batman még időben érkezik.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Szégyellje magát, aki rosszat gondol.)
Avı bulur ve getirir.Kizárólag vadásznak és gyűjtögetnek.
Dini ibadetlerini günlük olarak yerine getirir ve ayinleri düzenli olarak takip ederdi.Naponta tartanak lelkiismeret-vizsgálatot és a rendszeresen végeznek szentgyónást.
Bu geçiş aşamasında devletler, ilk önce konfederasyon meydana getirirler.Minden bizonnyal a gótok szervezték a területet először grófságokba.
Romalılar filleri diğer hayvanlarla ve insanlarla gladyatör gösterilerinde karşı karşıya getirirdi.Gladiaattorit taistelivat gladiaattorinäytännöissä toisia gladiaattoreita tai eläimiä vastaan.
Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.Rapuruton oli muuntauduttava vähemmän vaaralliseksi.
Genellikle siyasi görüşlerini dile getirirdi.Hän ottaa usein suorapuheisesti kantaa poliittisiin asioihin.
Yeryüzünde 40Ar doğal argonun %99.6' sını meydana getirir.Maan ilmakehän argonista on 99,6 % isotooppia 40Ar.
Toplu işlem, hareketleri önce bir araya getirirek gruplar.Varsinaista liikettä tai sarjaa ennen tehtävät valmistavat liikkeet.
Adele İmogen'e Gualtiero'nun oradan ayrılmadan kendiyle buluşmak istediği haberini getirir.Adele kertoo Imogenelle, että Gualtiero haluaa nähdä hänet ennen lähtöään.
Kraldan gelen ulaklar Macbeth'e Cavdor'un Lordluğu verildiği haberini getirirler.Kuningas Duncanin sanansaattaja saapuu ilmoit­tamaan Macbethille myönnetystä Cawdorin Taanin arvonimestä.
Günah insana ölüm getirir ve herkes bu ölümü hak etmektedir.Näin synnin seuraus, kuolema, levisi kaikkiin ihmisiin.
Raymond'ın işiyle ilgili stresi çiftin evliliğini bitme noktasına getirir.Tämä herättää taas Judyssa epäilyksiä avioliiton tilasta...
Tanrı'nın varlığı konusunu tartışmak, birçok felsefi problemi beraberinde getirir.Jumalan olemassaolon kysymyksiä tutkitaan uskonnonfilosofiassa.
Kerim Bey iki köpek daha getirir.Kylmempi yö vaatii kaksi koiraa.
Ian yalnızlıktan hoşlanır, duygu ve düşüncelerini açıkça dile getiririr ve çok dikkatlidir.Zorn työskentelee mieluiten yksin ja käyttää hyvää huomiokykyään, vaistoaan ja ihmistuntemustaan.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Jättitykki-ilotulite vedetään markkinoilta Yle Uutiset.
İlk yıl bir yaprak rozeti, ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir.Ensimmäisenä vuonna se kasvattaa matalan lehtiruusukkeen, toisena vuonna pystyn kukkavarren.
Kolonilerin özellikleri organizmaya muhtemel bir tanı getirir.Renkaan elementeille voidaan määritellä potenssit.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Tieteen vallankumouksellisesta kehityksestä katso paradigma.
Tom gibi iyi bir öğrenci sınıfımıza onur getirir.Tomin kaltainen hyvä oppilas tuo luokallemme kunniaa.
Tom gibi iyi bir öğrenci sınıfımıza onur getirir.Tomin lainen hyvä oppilas on kunniaksi luokallemme.
Yorum eklemek kodu okumayı daha kolay hale getirir.Kommenttien lisääminen helpottaa koodin lukemista.
Kara kedi uğursuzluk getirir.Mustat kissat tuovat epäonnea.
Bana bir Japon gazetesi getirir misin?Voisitko tuoda minulle japanilaisen sanomalehden?
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Μεταδίδει ειδήσεις απο τον κόσμο.
Yas şarkıları (mourning songs), ölünün arkasından duyulan üzüntüyü dile getirir.Πένθιμα τραγούδια (μοιρολόγια) συνοδεύουν τους θρήνους των νεκρών.
Her gün 60-100 gr lık 3-1 balık getirir.Ανοιχτό καθημερινά, 60 κορώνες η είσοδος.
İyi hasatları ve kârı o getirirdi.Μέτρηση των μεγεθών κόστους και κέρδους.
Tuğtekin'in verdiği görevleri yerine getirir.Απλά συνεχίζει να κάνει ότι του λέει ο Γουίνσλοου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
getirir ile cümle - Sayfa 20 - getirir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App