Günah insana ölüm getirir ve herkes bu ölümü hak etmektedir.W ten sposób na wszystkich ludzi przyszedł grzech i śmierć.
Nadakhan'ın emirlerini yerine getirir.Jest polecenie Nazarbajewa.
Bazen oksitlerde bu işlevi yerine getirir.Czasami u nasady przechodzą w blaszki.
Harekat adaya barış getirirken bu kandavası da son bulur.Inwazja na wyspę burzy jednak jego spokój.
Hagen bu görevi yerine getirir.Helena podejmuje się tego zadania.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Publikacje z dziedziny biofizyki przyniosły mu światowy rozgłos.
Hani bu birikimini 4 ayrı dilde dile getirir.Wypowiada w tym samym czasie słowa w czterech różnych językach.
Yeni erzak için de iki misli para getirirler.Dwie nowe nagrody dla Manufaktury. .
Yeryüzündeki huzur ve refah meydana getirir.Na Ziemię powróciły pokój i harmonia.
Stretch onun bu isteğini yerine getirir.Stephen musi dotrzymać obietnicy.
Su altında yakaladığı avını beslenmek için yüzeye getirir.Pokarm zdobywa pod wodą, nurkując z jej powierzchni.
General Thomas Harrison komutasındaki birlikler emri yerine getirir.Walką z nimi zajmuje się oddział porucznika Michaela Harrigana.
Newtonsal durumda olduğu gibi bu daha fazla genel bir geometriyi akıla getirir.Liksom i det newtonska fallet antyder detta en mer allmän geometri.
Ajan Phil Coulson S.H.I.E.L.D. için küçük bir ekibi bir araya getirir.Agent Phil Coulson sätter ihop en liten grupp med S.H.I.E.L.D.-agenter för att hantera konstiga nya fall.
Miles da bu mektubu çalışma odasından çalıp ona getirir.Miles smyger in i skolrummet och tar brevet med sig till sovrummet.
Lakin köye dönerken kendisi gibi hayat arkadaşını kaybetmiş bir kadını da (Nəcibə Məlikova) yanında getirir.När staden sedan förstörs ser Lots hustru enligt berättelsen tillbaka mot den, och blir då till en saltstod.
Atakora sıradağlarındaki tepeler ve uçurumlar parkı Benin'in en doğal alanlarından biri haline getirir.Höjderna och klipporna i Atakorabergen gör området till det mest natursköna området i Benin.
Kraldan gelen ulaklar Macbeth'e Cavdor'un Lordluğu verildiği haberini getirirler.Kungen utnämner mycket riktigt Macbeth till tegn av Cawdor.
21 Kim buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur."Den som har mina bud och håller dem, han älskar mig..."
Araştırma verileri internet üzerinden ulaşılabilir hale getirir.Information från myndigheter blir lättare att komma åt via internet.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Äldre plantor är mer stadiga.
Spermatogen hücre bölünerek 2 spermatozoit hücre meydana getirir.Den spermatogena cellen genomgår celldelning så att två spermieceller uppstår.
725-727 Veantur torunu Aldarion'u Gil-Galad ile tanışması için Gri Limanlara getirir.År 725 tog Vëantur med hans barnbarn Aldarion till Grå hamnarna för att träffa Gil-galad och Círdan.
Yeni erzak için de iki misli para getirirler.De två börjar tjäna pengar på återvinning.
Diploit organizmalar , DNA ikileşmesi olmadan bölünerek haploit hücreler meydana getirirler.Haploida celler uppstår genom att diploida celler delar sig utan att DNA kopieras.
Burada iki kartal onları bularak Gondolin’e getirir.Där tog två örnar upp dem och flög dem till Gondolin.
Mutsuzluk getirir.Missnöjet tilltog.
Bu atları kendilerine Pura Han getirir.Hästarna ska använda sig av gångarten rent trav.
Persephone her yeryüzüne çıktığında, Demeter yeryüzüne baharı getirir.När Persefone går upp till jorden kommer våren, och den fruktbara delen av året börjar.
Böylelikle iki Amy'yi aynı zaman akışına geçici olarak getirir.I handen ska de ha med sig en mikrofon samtidigt.
Bu da ek maliyet getirir.Detta skulle spara pengar.
Gebelik süresi 8 ay olup tek yavru dünyaya getirirler.Dräktigheten varar cirka åtta månader och sedan föds en enda unge.
Herakles de onu, Ölüler Ülkesi'nden geri getirir.Gillian kräver då att han återuppväcks från de döda.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Trollkarlen kunde alltså bara uppfylla önskningar åt andra).
Bu seçenek performansın yükselmesine katkıda bulunur ve işletim sistemi desteğini daha kolay hale getirir.Därigenom skulle man uppnå ett större engagemang och använda sina medarbetares resurser mer effektivt.
Konuşmacı diğer sözeylemler ile aynı “önerme eylem”i yerine getirir.I "Please" skjuter framföraren ifrån sig olika påståenden.
Bu yüzden EPDK tamamiyle uzmanlık gerektiren bir görevi yerine getirir.Klart är att Svipdag ställs inför en omöjlig uppgift.
Bu soyadı, onu bir kuş haline getirir.Hon vill bli fri som en fågel.
( İçten neşe şans getirir. )(Må den bäste vinna.)
Tek satırlar bir alanı, çift satırlar bir başka alanı meydana getirir.Där finns olika ställen att sälja/köpa ett företag.
3-18 (ortala 6-9) yavru dünyaya getirirler.Hus 6-9: Avdelning för småbarn.
Elverişli kıyı sularında büyük sürüler meydana getirir.Vid kusten kan kraftiga så kallade fallvindar uppstå.
Küçük kervanlar, Temmuz ve Ağustos aylarının dışında muayyen vakit ve zamanlarda mal götürüp getirirlerdi.Han spelade så dåligt att han bänkades till och från under juli och början av augusti.
Gazlar hava moleküllerini meydana getirirler.Denna värme gör att luftens molekyler sätts i rörelse.
Syntax: /whois <nick> Kullanıcı adı hakkında bilgi getirir bkz.WHOIS <nick> — показує інформацію про даного користувача.
Çünkü en azından bir adet durum geçişi meydana gelir, bu da onu daha güvenilir hale getirir.Вище за нього вони поступово відступають, утворюючи покрівлю.
Gábor son bir istek dile getirir: Leyla ile güneşin batışına kadar bahçede kalmak.Чезаре відповідає, що Алану залишилося жити лише до світанку.
Yeryüzündeki huzur ve refah meydana getirir.На планеті настає мир і злагода.
Genellikle siyasi görüşlerini dile getirirdi.Часто змінював свої думки з політичних питань.
Buna ek olarak optimal durumlarda işlemci bir talimatı bir saat vuruşunda yerine getirir.Воно буквально означає, що безліч завдань вирішуються в один час.
Hagen bu görevi yerine getirir.Ганна з цим завданням упоралася.
Burada iki kartal onları bularak Gondolin’e getirir.Там їх підхопили два орли і віднесли у Гондолін .
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Людина, з якою ти розмовляєш, сповнена радості.)
Proteobakteriler (Proteobacteria) bakterilerin ana gruplarından birini meydana getirirler.Протеобактерії (proteobacteria) — це одна з основних груп бактерій.
Barton'ın eserlerindeki bazı diyaloglar da Odets'in Awake and Sing! oyununu akla getirir.Лінії діалогу у роботи Бартона нагадують п'єсу Одетса «Пробудися і співай!».
Ancak Jack, nükleer bomba düzeneğini hemen aktif hale getirir.Незабаром на споруджувану станцію пробирається Джек з водневою бомбою.
Skippy ayrıca Exposé'ye benzer işlevleri yerine getirir.Також трейдер може оперувати власним капіталом.
Kitap: Safahat (Toplu Basım) (ilki 1943) - 7 Safahatını bir araya getirir.Ектор Пулідо (1963-1977) — півзахисник, за збірну 43 матчі (6 голів).
Stretch onun bu isteğini yerine getirir.Феріде виконує його бажання.
Savaştan sonra Hermione Avustralya'ya gider ve ailesini bulup hafızalarını geri getirir.Після війни вона знайшла їх в Австралії і відновила їхні спогади.