Ana içeriğe geç
Sözlük

getirir ile cümle

getirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biraz dövüştükten sonra Caleb onu da etkisiz hale getirir.Se pelean y Caleb claramente está siendo superado.
Kerim Bey iki köpek daha getirir.León aporta otros dos goles.
Hatta Raif'i de çok naif bulduğunu dile getirir.Al parecer Riley la encuentra demasiado rara.
Anka Kuşu'nu akla getirir.Antes de soltar el pajarito.
Onaylama ilkesi olarak bengi dönüş bu belirsizlikle yaratmayı getirir.El retorno se realiza mediante un salto indirecto a dicha posición.
Böylece Lloyd's reasürans işlevini yerine getirir.Es responsabilidad ahora de Ralph arreglar los daños.
Film büyük ses getirir.La banda sonaba horrible.
Bir erkek dünyaya getirir.Lo que el ser humano aporta al mundo.
Taşıma katmanı, uygulama katmanından aldığı veriyi paket haline getirir.El envío, por su parte, toma su estructura de la cola.
Ona göre kötü planlanmış iş tanımları çalışmayı sıkıcı hale getirir ve içindeki keyfi yok eder.Aborrece el aburrimiento, puede llegar a hacer la peor de las tareas si le encuentra algo que la divierta.
Bu da, genomların bazı bölgelerinin bu şekilde mutasyona uğramalarını daha yatkın hale getirir.Evidentemente, este avance lo lleva a otro nivel como mutante.
Bana biraz tuz getirir misin?Mi porteresti un po' di sale?
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.A seguito di una di queste rivoluzioni scientifiche cambia il paradigma di riferimento.
Su-jae, metroda önceden bilinen kırmızı ayakkabıları görür ve alır eve getirir.Nella metropolitana di Seul, Sun-jae trova a terra delle scarpette rosse incustodite e decide di prenderle.
İnanılır ki herhangi bir topografik gruplaşma görülemez kötü (gi) veya iyi kuvvetleri meydana getirir.Si crede che qualsiasi configurazione topografica generi invisibili forze del bene o del male (gi).
Mutsuzluk getirir.L'infelicità.
İkisi "Tek Güç"ü meydana getirir.Ma entrambi vogliono il potere".
Bu sırada Angel, Tina'yı evine getirir.Pertanto è Jonathan a riportarla a casa.
Günah insana ölüm getirir ve herkes bu ölümü hak etmektedir.Così la morte ha raggiunto tutti gli uomini e, a causa della morte, tutti peccano.
Romalılar filleri diğer hayvanlarla ve insanlarla gladyatör gösterilerinde karşı karşıya getirirdi.Con l'avvento dei romani si agiunsero spettacoli con gladiatori e combattimenti di animali.
Fakat kadın padişaha bir bardak ayran getirir.Un cameriere le offre un bicchiere d'acqua.
Kraldan gelen ulaklar Macbeth'e Cavdor'un Lordluğu verildiği haberini getirirler.Giunge infatti un messaggero che comunica a Macbeth che re Duncano gli ha concesso la signoria di Cawdor.
Müziğin armonik, melodik ve ritmik yapısını uyumlu hale getirir.Può assolvere funzioni melodiche, armoniche e ritmiche.
Yaygın olarak insanların el ve ayaklarını tutmaz hale getirirler.Generalmente sono presenti dei sostegni per tenersi con le mani o le gambe.
İyi hasatları ve kârı o getirirdi.I margini e i profitti ne beneficiarono.
Athena, Arakne'ye acır ve onu bir örümcek şeklinde geri getirir.Vedendola morente, Atena ne prova compassione e la trasforma in un ragno.
Siyanojen klorür ile tepkimesi (ing:reaction) malononitrili meydana getirir.La reazione con cloruro di cianogeno porta a malononitrile.
Bu durumu daha da vahim bir hale getirir.Questo evento lo ha reso probabilmente ancora più pazzo.
Bu süreç 54. hükümetin sonunu getirir.A fine annata è il 54º del ranking.
Muson sezonu sert rüzgarlar ve yüksek denizleri getirir.Nel periodo dei monsoni vi sono forti venti e mare molto mosso.
Augustus kitabı bitirdikten sonra, kitabın beklenmedik bir şekilde bitmesiyle hüsrana uğradığını dile getirir.Con l'avvento della sua morte, il libro finì nel dimenticatoio.
İhtiyacı olduğu zaman Luis'e araba getirir.Ruba puntualmente cose necessarie a Luigi.
Harekat adaya barış getirirken bu kandavası da son bulur.Solo la sua sconfitta decreterà la pace nell'isola.
Bu, albümü yalnızca albümün açıkça paylaşıldığı kişiler tarafından görüntülenebilir hale getirir.Si possono creare anche album condivisi i quali possono essere visti da chiunque abbia il link di quell'album.
Figaro'ya sipariş ettiği her şeyi getirir.Legrand gli consegna quanto richiesto.
Her yapıt 20 puan getirirken, kirliliğin olduğu her kare 10 puan götürür.Dotata di 30 munizioni a frammentazione, l'arma causa venti punti di danno per ogni colpo.
Kampa tüm güzellik malzemelerini getirir.Il trailer di All Good Things.
Toplumsal konuları işleyerek insan kardeşliğini dile getirir.Crede nella fratellanza umana.
Üç arkadaş yeniden dükkânı eski hâline getirirler.In cambio li lasciano abitare la vecchia fabbrica.
Duygular atlar gibidir: ya sen bunları kontrol edersin ya da onlar seni dörtnala getirir.Эмоции, как лошади: либо ты ими управляешь, либо они несут тебя галопом.
Postacı her sabah mektupları getirir.Почтальон разносит письма каждое утро.
Kendi kişisel görüşlerini dile getirir.Или он имеет своё особое мнение?
Tungusların Eskeri adlı yaratıcı Tanrılarını da akla getirir.О том, что даже языческие боги могут быть достойны милости.
İhtiyacı olduğu zaman Luis'e araba getirir.Также предоставляет Луису любые транспортные средства, в которых тот нуждается.
İlk haberi kim getirirse ona ödül verilir.Проигрывает тот, кто первый просрочит время (или, разумеется, получивший мат).
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Они делают растение более лёгким.
Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.Но это не делает её менее опасной.
Burada iki kartal onları bularak Gondolin’e getirir.Там их подхватили два орла и принесли в Гондолин.
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Также они разогревали Testament (с их туром по Practice What You Preach).
( İçten neşe şans getirir. )(«Счастливой судьбы!»).
Bu sırada Angel, Tina'yı evine getirir.Затем Коннор провожает Анну домой.
Dinsel törensiz özen, utangaçlığı getirir.За обман всегда стыдно, за честность — нет.
Lewis ve Chanes genelde, çeşitli sebeplerden dolayı, Müslümanların antisemit olmadığına kanaat getirir.Льюис и Чейнс предположили, что изначально мусульмане не были антисемитски настроены.
İnsandaki bu ateş, onun ruhunu meydana getirir.Чтобы закалить души людей, они сотворили Огонь.
Mike onu Paula'nın yanına getirir.Майк побежал за Паулой.
Prigogine ise zaman oku fikriyle açıklama getirir.Кроме того, она объясняет, что девушка иногда умеет читать мысли.
Günah insana ölüm getirir ve herkes bu ölümü hak etmektedir.Он говорит: грех чрез одного вошел в мiр и грехом смерть, и таким образом смерть во всех вошла.
Polis çekilmemiş çekleri geri getirir ve Bay Wilson taşınmamaya karar verir.Кос вернул письмо нераспечатанным, сообщив, что он отказывается переписываться с повстанцами.
Polisleri çok rahat bir şekilde etkisiz hale getirir ve şaşırır.Её очень сложно чем-либо напугать или удивить.
1657 yılında Parlamento Cromwell'e kral olması önerisini getirir.Новый парламент (1657) предложил Кромвелю титул короля.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod