Ana içeriğe geç
Sözlük

getirir ile cümle

getirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Figaro'ya sipariş ettiği her şeyi getirir.Sie hofft dabei auf die Unterstützung Figaros.
Ayrıca Yüksek Askeri Şûra kendisine diğer kanunlar ile verilen görevleri de yerine getirir.Das Appellationsgericht erfüllt außerdem weitere ihm gesetzlich zugewiesene Aufgaben.
Suçluyu vurarak etkisiz hale getirir.Er schießt auf das Phantom, ohne eine Wirkung zu erzielen.
Kraldan gelen ulaklar Macbeth'e Cavdor'un Lordluğu verildiği haberini getirirler.Boten verkünden, der König habe Macbeth zum Than von Cawdor erhoben.
Bu arada Turhan Sultan, tahta çıkacak erkek çocuğu dünyaya getirir.Daher muss Blauvogel als junger Mann den Stamm verlassen.
Üç arkadaş yeniden dükkânı eski hâline getirirler.Drei seiner ehemaligen Assistenten wechselten die Branche.
Annesi o sıralarda bir zayıflama ilacı getirir ve ilacı kullanmaya başlar.Wenig später entdeckt sie einen Medikamentenschrank und beginnt eine Spritze zu befüllen.
Avı bulur ve getirir.Vom Sammeln und Jagen.
21 Kim buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur.Ach! der mich liebt und kennt, Ist in der Weite.
Bu melekler de kendilerine Allah tarafından ulaştırılan emirleri yerine getirirler.Gott formte die Engel aus Licht, denn sie sollten die Erde vom Himmel aus bewachen.
Araştırma verileri internet üzerinden ulaşılabilir hale getirir.Die ermittelten Daten können im Internet eingesehen werden.
Michelle'yi de yakalayıp eve getirir.Sie spüren auch die Dame Mimi auf und geben ihn ihr zurück.
Kardeşini kaybetmiş olması da onu saldırgan bir hale getirir.Wenn du zulässt, dass er dich tötet, bist du ein Idiot.
360 - 440 gün süren bir gebelikten sonra dünyaya tek bir yavru getirirler.Nach einer Tragzeit von 360 bis 440 Tagen bringt das Weibchen in der Regel ein einzelnes Fohlen zur Welt.
Atomlar birleşerek maddeleri meydana getirir.Es ist die Bewegung, welche die Atome zusammenführt und die Dinge entstehen lässt.
Onu ziyaret eder, hediyeler getirir ve kurban adayarak lütuf dilerlerdi."Zu ihm haben die Reisenden aufgeblickt und den Heiligen um seine Fürsprache gebeten.
Çok güzel sesi olması ilerde ünlü bir şarkıcı olma hayallerini beraberinde getirir.Doch sie hat eine wunderbare Stimme und träumt davon, eine erfolgreiche Sängerin zu werden.
Ölüm Evi'nin bekçisiydi ve ruhları bir araya getirirdi.Das Grab bot eine Wohnstätte für die Seele.
Astolfo Orlando'nun kayıp ettiği aklını ayda bulur ve küçük bir şişeye doldurarak bunu yeryüzüne getirir.Sein Freund Astolfo findet den Verstand später auf dem Mond und bringt ihn zurück.
Yeryüzünde 40Ar doğal argonun %99.6' sını meydana getirir.Dabei überwiegt bei weitem 40Ar mit einem Anteil von 99,6 % am natürlichen irdischen Isotopengemisch.
Böylelikle mor ekonomi, kültür elemanını sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline getirir.Nur dann kann sich die Kultur entwickeln, die für den Erfolg entscheidend ist.
Dişi yılda bir kere, bir ile dört kadar yavru dünyaya getirir.Einmal im Jahr bringt das Weibchen ein bis vier Jungtiere zur Welt.
Justin, kitapta sık sık Michael Jackson'a olan hayranlığını dile getirir.Während der Castings interpretierte er häufig Lieder seines Idols Michael Jackson.
Hagen bu görevi yerine getirir.Karl übernimmt diese Aufgabe.
Onu söylemek uğursuzluk getirir.Ça porte malheur de dire ça.
Devlet-i Aliye de onları Bozüyük'e getirir.Mais ils le cèdent cependant à ceux de l'Ardèche.
Lokman koyunun yüreğini ve dilini getirir.Luqman s'exécuta et rapporta le cœur ainsi que la langue du mouton.
Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır.Ils sont indépendants dans l’exercice de leurs fonctions.
Bütün bu birimler “gösterge” görevini yerine getirir.Assurer toutes les missions de type « PROTERRE ».
Bir batında ortalama dört yavru dünyaya getirirler.Les femelles peuvent pondre en moyenne quatre œufs par jour.
Kim Kardashian Kanye West'ten 5 Aralık 2015'te oğlunu dünyaya getirir.Kanye West et Kim Kardashian ont accueilli leur fils, Saint West, le 5 décembre 2015.
Mutsuzluk getirir.Porte malheur.
Kutsal Ruh vaadi (Yuhanna 14:15-27) 15 «Beni seviyorsanız, buyruklarımı yerine getirirsiniz.Jésus déclare : « Si vous m'aimez, gardez mes commandements » (Jean 14:15).
Bu yüzden gen yapısında önemli değişiklikler meydana getirir.Une série de modifications du gène s'avère alors nécessaire.
Avı bulur ve getirir.Chasse et cueillette.
Lodos ve batı rüzgarları yağmur getirir.Le vent du sud ou le vent d'ouest amène la pluie.
Mike onu Paula'nın yanına getirir.Tommy part avec Paulie.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Ainsi l'écran nous donnait-il des nouvelles de l'univers.
Fiil çekimleri dilin esasını meydana getirir.Ramener le langage à son essence.
İhtiyacı olduğu zaman Luis'e araba getirir.Il accourt chaque fois que Lucky Luke a besoin de lui.
Tanrı'nın varlığı konusunu tartışmak, birçok felsefi problemi beraberinde getirir.La relation entre l'être humain et le cheval entraîne de nombreux questionnements philosophiques.
Yedi aylık gebeliğin ardından dişi pampa geyikleri, doğduğunda lekeli tek bir yavru dünyaya getirirler.Après onze mois de gestation, la jument donne naissance au poulain cloné.
Peki çocuklar takıntılarını nasıl dile getirirler?Comment ces jeunes filles perçoivent-elles précisément les garçons ?
Dinsel törensiz özen, utangaçlığı getirir.L'embarras est proche de la honte.
Yeni erzak için de iki misli para getirirler.Elle ajoute deux nouvelles médailles d'argent.
( Olgun kişi, meziyetlerini parıldar hale getirir. )(Greek expression) (en), son métier est forgeron.
Çünkü, bu onun daha az tehditkâr hale getirirdi.J'avais l'impression que ça le rendait moins effrayant.
Bu koşulu, trafik levhaları ya da körler alfabesinde var olan kelimeler de yerine getirir.Cette remarque reste valable quels que soient la langue ou l’alphabet.
Kardeşini kaybetmiş olması da onu saldırgan bir hale getirir.La perte d'une de ses mains semble l'avoir rendu fou..
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.Tous les événements décrits précédemment semblent n'être qu'un vieux souvenir.
Şubat ile Mayıs ayları arasında çiftleşip 2-5 yavru dünyaya getirirler.Ils peuvent réunir entre 500 et 700 oiseaux en automne.
Cumartesi akşamı oğlan evi tüm misafirlerini çalgılar eşliğinde kız evine getirir.Après le dîner, la jeune femme conduit alors ses invités jusqu'à leurs chambres.
Rick onun isteğini yerine getirir ve oradan ayrılır.Rick perd son courage et cesse de conduire.
Kendi kişisel görüşlerini dile getirir.Il fait référence à ses propres paroles.
Kendilerine verilen emirleri yerine getirirler.Ainsi, ils auront atteint le but qu'ils s'étaient fixé.
Sallayarak onları geri getirirler.Les acheteurs de terre peuvent les récupérer.
İyi hasatları ve kârı o getirirdi.Ils leur octroyèrent des fiefs importants et des charges lucratives.
Hizmetkarlar onlara saldırır ama hepsini etkisiz hale getirirler.Les protestants leurs tirent dessus sans les toucher.
Bu süreç 54. hükümetin sonunu getirir.Elle le termine à la quarante-cinquième place.
Örnek: C:\> FORMAT A: <ENTER> a disketini biçimler, kullanılır hale getirir.A : Vas-y, laisse tomber, on répète C : Vas-y l'Arabe A : Quel Arabe?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
getirir ile cümle - Sayfa 12 - getirir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App