Aynı zamanda değiştirilerek ve bir film haline getirilmiştir.Van beide zijn ook een musical en een film gemaakt.
Eserleri, ölümünden sonra bir araya getirilmişir.Deze gedichten zijn na haar dood gebundeld.
İlk olarak Prof. Dr. Thomas Oaster tarafından 7 Şubat 1992 tarihinde dile getirilmiştir bir projedir.Het project werd op 7 februari 1992 in Sydney ingewijd door Thomas Oaster.
Ayrıca baca gazı emisyonuna belli standartlar getirilmiştir.Ook werd er straatverlichting met gas geïntroduceerd.
1988'de Paris belediye başkanı Chirac'ın danışmanlığına getirilmiştir.In juni 1988 werd Ter Laak benoemd tot burgemeester van Eibergen.
Hükümet sistemi yerine kabine sistemi getirilmiştir.Centraal in de plaats staat het Kasteel Łańcut.
Hindistan ya da Türkiye kökenli olup, 1740'lı yıllarda Avrupa'ya getirilmiştir.De plant komt oorspronkelijk uit Turkije of Palestina en is in de 16e eeuw naar Europa geïmporteerd.
Aralık ayında Compton plutonyum projesinin başına getirilmiştir.In december 1998 kocht Seagram van Philips het muziekconcern PolyGram.
2008 yılında iki yarı final uygulaması getirilmiştir.W 2008 wprowadzono dwie rundy półfinałowe.
New Mexico'ya ilk kez 1540 yılında İspanyol kaşifler tarafından getirilmiştir.Najpierw przywiózł je z Nowego Meksyku hiszpański odkrywca w 1540 r.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.W 1857 szpaki wprowadzono do Melbourne, 20 lat później do Sydney.
Ölü hemşirelerin yerine hepsi dövüş sanatlarında usta olan güçlü erkek hastabakıcılar getirilmiştir.Zamordowane siostry zostają zastąpione przez pielęgniarzy, szczycących się tytułami mistrzów sztuk walki.
Bunlardan kırmızı porfir taşından yapılma olanları Mısır’dan getirilmiştir.Ulice wyznaczały szeregi przywiezionych z Egiptu czerwonych granitowych kolumn.
Praetor olarak görev yaparken, sonradan Makedonya valiliğine getirilmiştir.Po zakończeniu konsulatu został wysłany do Macedonii jako namiestnik.
Dönen ekrana sahip ikinci Canon EOS ürünüdür ve Canon 550D'nin yerine getirilmiştir.Następcą modelu jest Canon EOS 350D.
2012/2013 sezonu başında Namık Altunsoy tekrar göreve getirilmiştir.Przed sezonem 2012/2013 Pereira znów został wypożyczony.
Eserleri, ölümünden sonra bir araya getirilmişir.Jej nauki zostały zebrane po jej śmierci.
Ayrıca isyana katılmayan hocalar da geri gitmemek üzere evlerinden çıkarılarak oraya getirilmişlerdi.Postanowili więc wrócić do swoich do Alezji, jednak i tu zostali wypędzeni.
Japon balığı 18. yüzyılda Avrupa'ya getirilmiştir.Męczennica do Europy została sprowadzona w XVIII wieku.
1971'de müze haline getirilmiştir.W 1971 roku został przekazany do muzeum.
Önceki yıllarda ücretli olan otopark ise genişletilerek ücretsiz hale getirilmiştir.Przez pierwsze miesiące funkcjonowania systemu korzystanie z parkingów było darmowe.
Her vagon ayrı bir ateş noktası haline getirilmişti.Każdy strzał oddawany był do innej tarczy.
Grubun kurucu üyelerinden Ryan Dusick, Eylül 2006'da gruptan ayrılmıştır ve yerine Matt Flynn getirilmiştir.W 2006 roku Ryan Dusick opuścił zespół z powodu kontuzji ramienia, a jego miejsce zajął Matt Flynn.
Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü Başkanlığı görevine getirilmiştir.Został następnie przewodniczącym Instytutu Świata Arabskiego w Paryżu.
Bu yapı, sonradan şimdiki kilise haline getirilmiş.Ten ostatni wydaje się być zbudowany później, niż kościół.
Aynı endişeler Amerikan Yahudi örgütlerince de dile getirilmiştir.Był za to krytykowany przez organizacje żydowskie w USA.
Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da, "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır.Jestem świadomy tego niejako z zewnątrz, a zarazem akceptuję ten rodzaj „wglądu” od wewnątrz.
Hristiyanlık, Portekiz misyonerler tarafından 16. yüzyılda Japonya'ya getirilmiştir.Tempura została wprowadzona do Japonii przez portugalskich misjonarzy jezuickich w XVI wieku.
Restore edilerek müze hâline getirilmiştir.Muzycy zasłynęli utworem Zabiorę cię.
1992 yılında ise Eğitim ve Bilim Bakanlığı görevine getirilmiştir.W 1999 r. została przeniesiona do ministerstwa edukacji i zatrudnienia.
Ancak Traian Băsescu yönetimi tarafından Romanya'nın Avrupa Parlamentosu temsilciliğine getirilmiştir.Traian Băsescu został zaprzysiężony na prezydenta Rumunii.
2000 yılında istifa eden Dino Zoff'un yerine İtalya millî futbol takımının başına getirilmiştir.W 2000 zastąpił Dino Zoffa na stanowisku selekcjonera reprezentacji Włoch.
Ayrıca stadyum, FIFA kriterlerine uygun hale getirilmiştir.Pomimo to, zwyczaj jest promowany przez FIFA.
2003 yılında Air France uçaklarından Concorde müzeye getirilmiştir.W 1993 roku zaprojektowała wnętrze samolotu Concorde dla Air France.
Elektrik 1983 yılında köye getirilmiştir.W 1983 doprowadzono do miasta gaz ziemny.
Bu dosya biçimi POSIX.1-1988 ve daha sonra POSIX.1-2001 tarafından standart haline getirilmiştir.Filformatet standardiserades av POSIX.1-1998 och senare även av POSIX.1-2001.
1968 yılında başbakan Oldřich Černík'in yardımcılığına getirilmiştir.År 1968 blev han vice premiärminister till Oldřich Černík.
Cenazesi 17 Eylül 2013'te Krakov'a getirilmiş ve oraya defnedilmiştir.Han begravdes den 17 september i Kraków.
Japon balığı 18. yüzyılda Avrupa'ya getirilmiştir.Japanpapper nådde Europa på 1600-talet.
Saraydaki görevini kaybetmiş ve 1598 yılında Laudenbach (Bergstrasse) da papazlığa yeniden getirilmiştir.Praetorius miste sitt ämbete som hovpredikant och 1598 blev han präst i Laudenbach (Bergstraße).
Bu olgu Japon robotbilimci Masahiro Mori tarafından 1970 yılında dile getirilmiştir.Begreppet myntades av robotteknikern Masahiro Mori.
Mısır'daki Kutsal Emanetler İstanbul'a getirilmiştir.Den Heliga familjens flykt till Egypten.
Yazı tipi 2002 yılından itibaren değiştirilerek daha vurgulu hale getirilmiştir.Denna variant var mycket populär före år 2002.
Bütün bu şarkılar 2 CD'de bir araya getirilmiştir.Låtarna är samlade på två CD-skivor.
2008 yılında iki yarı final uygulaması getirilmiştir.När trycket blev ännu högre infördes två semifinaler 2008.
Bu okulların pek çoğu taşımalı hale getirilmiştir.Ofta var det skolorna som fick ta på sig den uppgiften.
Şalit’in kaçırılmasından sonra ilk defa, serbest bırakılacağı dile getirilmişti.Först var inter Nelly säker på att den skulle släppas.
Ayrıca Yargıtay Genel Sekreterliği görevine getirilmiş ilk kadın üyedir.Han var också den första inom rättsväsendet som hon anförtrodde sin hemlighet.
İspanya'ya Filistin'den ilk olarak getirilmiştir.Tanya kommer ursprungligen från Slovakien.
Bu gelişmelerin ardından sezon sonunda Gündüz Kılıç ile yollar ayrılmış yerine ise Bülent Eken getirilmiştir.Därefter fick grupperna åka till Idolhotellet (vid Globen) och öva in en låt till dagen därpå.
Aralık ayında Compton plutonyum projesinin başına getirilmiştir.Han släppte i april 2012 sitt debutalbum Pluto.
6 Ekim 2016 tarihinde 16:9 geniş ekran formatına geçmiş ve logo tekrar önceki haline getirilmiştir.Den 15 oktober 2007 gick programpresentationen över till 16:9-formatet och grafiken anpassades därefter.
Otomobil metalik yeşil renge boyanmıştır ve sürülebilir duruma getirilmiştir.Vagnarna har en grön färg och är lätta att känna igen.
Oyunda bulunan harita önceki oyuna göre geliştirilmiş ve daha kullanışlı hale getirilmiş.Slagsmålen i spelet har utvecklats och är mer realistiska än innan.
1991 yılından itibaren ise olimpiyat elemeleri için bir turnuva haline getirilmiştir.Sedan 1991 är turneringen även kvalificerande för den olympiska turneringen.
Bu dosya biçimi POSIX.1-1988 ve daha sonra POSIX.1-2001 tarafından standart haline getirilmiştir.Програма tar була стандартизована в POSIX.1-1998, а також пізніше в POSIX.1-2001.
İnternete sansür getirilmiştir.Інтернет-видання Полтавщина.
1996 yılında yeni bir sistem getirilmiştir.У 2001 році прийнято новий статут.
Japon balığı 18. yüzyılda Avrupa'ya getirilmiştir.Золота рибка була завезена в Європу наприкінці XVII століття.
İlk defa köye ekmek 1990 yılında getirilmiştir.Останній раз він відвідав село у 1990 році.