Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.ودخل الناس به في دين الله أفواجًا، وأشرق به وجه الأرض ضياء وابتهاجًا".
Bu durumdaki yaklaşık 100.000 kayıtsız kişi kayıtlı hâle getirilmiştir.حوالي 300.000 من هؤلاء قد أصيبوا بالعمى بشكل دائم.
Restore edilerek müze hâline getirilmiştir.وهناك مطالبات بتحويله إلى متحف.
Mahallenin arazileri özellikle son yıllarda sulanabilir hale getirilmiştir.وليس من الواضح ما إذا كان الجيش قد استفاد من هذا البند الخاص في العقود الأخيرة.
Bu kitabı daha sonra aynı isimle film haline getirilmiştir.وقد تحول هذا لاحقاً إلى فيلم يحمل نفس الاسم.
Irak'a demokrasi getirilmiştir.مستقبل الديمقراطية في البحرين.
Eserleri, ölümünden sonra bir araya getirilmişir.المعجزات التي ظهرت بعد وفاته.
Büyük himmet ve dikkatle istifadeli hale getirilmiş.ومع ذلك، أي وجود عقدة وتقديره للغاية.
1 Ocak 1988'de yeni vergilendirme sistemi getirilmiştir.وستظهر ضريبة بيئية جديدة اعتباراً من 1 يناير 2008 لتحل محل الضريبة السابقة.
Müzenin başına Cevdet Çağdaş getirilmiştir.نحت الإغاثة داخل المتحف.
Görevine son verildikten sonra müze gemi haline getirilmiştir ve günümüzde, Murmansk'da yerleşik durumdadır.Mais tarde ele foi convertido em um navio museu e agora permanecem em Murmansk.
Kulak hastaneye getirilmiş ancak üzerinden çok zaman geçtiği için Rey kulağı yerine dikmeyi denememiştir.A orelha foi entregue no hospital, porém Rey não tentou recolocá-la pois muito tempo já tinha passado.
1968 yılında başbakan Oldřich Černík'in yardımcılığına getirilmiştir.Em 1968, se tornou vice-premiê para Oldřich Černík.
Şirketin başına Allen Paulson getirilmiş ve ismi Gulfstream American olarak değiştirilmiştir.Allen Paulson se tornou o novo presidente e mudou o nome da empresa para Gulfstream American.
Aşağı Ren ve Jülich-Cleves-Berg bölgelerinin birleştirilmesinden meydana getirilmiştir.Foi criada pela fusão das províncias do Baixo Reno e Jülich-Cleves-Berg.
Linux 1995 Yılında DEC Alpha ve Sun SPARC iş istasyonlarında da çalışabilir hale getirilmiştir.1995: O Linux é portado para o DEC Alpha e para o Sun SPARC.
Bu olgu Japon robotbilimci Masahiro Mori tarafından 1970 yılında dile getirilmiştir.A expressão foi criada pelo professor Japonês de robótica, Masahiro Mori (1970).
Hamak, Kristof Kolomb tarafından Avrupa’ya getirilmiştir.Foi trazido para a América por Cristóvão Colombo.
Mısır, yaklaşık 381 yılında ayrı bir dioecesis haline getirilmiştir.O Egito foi organizado como uma diocese separada em 381.
Kur'an'ın kaynağına yönelik ilk eleştirilerden birisi bir vahiy kâtibi tarafından dile getirilmiştir.Vejamos o que dizem os versículos acima citados: "1.
1596 yılında Birstein´da (Frankfurt am Main) saray papazlığına getirilmiştir.Em 1596 ele foi capelão da corte do principado de Birstein (perto de Frankfurt am Main).
Football League One 2004-05 sezonunda getirilmiştir.EFL League Two foi introduzido na temporada 2004–05 .
Ayrıca stadyum, FIFA kriterlerine uygun hale getirilmiştir.O campo é oficial como determina a FIFA.
Komisyonun başkanlığına, 1 Kasım 2014'te Jean-Claude Juncker getirilmiştir.O atual presidente é Jean-Claude Juncker, que tomou posse a 1 de novembro de 2014.
Özellikle Elyezer Ben Yehuda’nın kişisel çabalarıyla tekrar bir konuşma dili haline getirilmiştir.O reviver do hebraico como língua mãe foi iniciado com os esforços de Eliezer Ben-Yehuda.
Yargılama usulüne ilişkin de mahkemenin ihtisasına göre düzenlemeler getirilmiştir.Por conhecimento público, a data do julgamento do processo ainda está a ser determinado.
Dönüşte kutsal emanetler İstanbul'a getirilmiştir.Enquanto isso, o grupo de reféns libertados chega a Paris.
Onun kitapları ve öykülerinin çoğu film haline getirilmiştir ve tüm dünyada gösterilmiştir.As suas fotos e filmes correram o mundo inteiro.
Sürekli görev-emir-komuta zincirine odaklanıp, birer android konumuna getirilmişlerdir.Também é acionado pela voz e permite dar comandos para um telefone Android.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Lá se podem encontrar belas flores e árvores de todo o mundo.
Bu durumdaki yaklaşık 100.000 kayıtsız kişi kayıtlı hâle getirilmiştir.Estima-se que cerca de cem escravos tenham sido libertados graças a esse expediente.
1996 yılında yeni bir sistem getirilmiştir.Em 1997, uma nova proposta surgia para o programa.
Bu Dünya'daki bütün varlıklar ve olaylar aynı sevgi ve yardımseverlikle karşı karşıya getirilmiştir.Tudo que eu fiz e faço dentro de campo é por amor e satisfação.
Konu ilk kez George Washington ve Henry Knox tarafından dile getirilmiştir.Foi descrito a primeira vez por Georg Alexander Pick.
Aynı sene içinde Gaziantepspor'a geri getirilmiştir.No mesmo ano é reincorporado a Sidrolândia.
Olayın meydana geldiği alan müze haline getirilmiştir.Isso viria a acontecer por intermédio do museu em que se tornaria.
Bu ülke komünist partilerinin kadroları yönetime getirilmiş ve toplumsal bir değişim başlatılmıştır.Certa e seguramente, algumas modificações feitas pelo Congresso Nacional foram feitas pela sociedade.
1922 yılında bu okul tekrar açılmış fakat müdürlüğe bu defa Musa Süreyya Bey getirilmiştir.Em 1922, foi novamente preso e, desta vez, exilado pelo governo soviético.
Kentin batı ve güneyinde büyük bir tahkimat sistemi meydana getirilmişti.A leste e oeste foram construídos importantes edifícios de estilo soviético.
Plan 1929'da yazılı hale getirilmiş ve 1930 yılında resmen yürürlüğe girmiştir.O plano foi prontamente aceito pela Alemanha e entrou em vigor em setembro de 1924.
Kriti de aynı dönemlerde thema haline getirilmiştir.De verkoopakte werd binnen het uur ondertekend.
Bunların çoğu 1833 yılında Kansas'a tehcir edilmiş, kalan bir kısmı da Teksas'a getirilmiştir.In 1833 verhuisde het grootste gedeelte van hen naar Kansas en de rest van hen kwam naar Texas.
Turnuva 1969 yılında "Açık" hale getirilmiştir.Het toernooi werd een open toernooi in 1969.
Bu yaklaşım, B.F. Skinner tarafından popüler hale getirilmiştir.Dit idee kwam van de behaviorist B.F. Skinner.
Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.De inwoners van het land fokten kamelen waarmee ze handel dreven.
Bu yapı, sonradan şimdiki kilise haline getirilmiş.Deze is later verbouwd tot de huidige kerk.
Seçim kampanyası süresince Obama hakkında birçok iddia dile getirilmiştir.Dit leidde tot een scriptie over de verkiezingscampagne van Obama.
1996 yılında yeni bir sistem getirilmiştir.In 1996 werd een nieuw orgel geplaatst.
Geminin omurgası gemiden ne kaldıysa, bir anıt haline getirilmiştir.Wat er met het schip gebeurd is bleef een raadsel.
Komisyonun başkanlığına, 1 Kasım 2014'te Jean-Claude Juncker getirilmiştir.Als voorzitter werd Barroso per 1 november 2014 opgevolgd door Jean-Claude Juncker.
2008 yılında iki yarı final uygulaması getirilmiştir.In 2008 werden er voor het eerst twee halve finales georganiseerd.
Bu alternatif zamanda, nüfuzlu ve ahlaksız Biff Tannen’ın etkisi ile kumar 1979’da yasal hale getirilmiştir.Dit kwam door de invloed van de machtige en corrupte Biff Tannen, die legaal gokten in 1979.
1929'da ise SS'in başına getirilmişti.In 1929 kreeg de Ss.
(Y) İnsanlarca getirilmiş 3 yabancı türü gösterir.Drie soorten zijn geïntroduceerd door de mens.
İkinci görüş: Yahudiler tarafından İspanya ve Portekiz’den getirilmiştir.De Joden worden verdreven uit Spanje en Portugal.
Maher bu göreve Haziran 2016'da getirilmiştir.Perrin werd daarop in januari 2016 ontslagen.
Büyük himmet ve dikkatle istifadeli hale getirilmiş.Dit gebeurt met veel respect en voorzichtigheid.
Football League One 2004-05 sezonunda getirilmiştir.De Football League One werd voor het eerst gespeeld in het seizoen 2004/05.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.Moskou is een snelgroeiende stad.
Bulunan yeni ülkelerden Avrupa’ya değerli madenler getirilmiştir.Economisch waardeloos geworden mijnterreinen kregen nieuwe bestemmingen.