getiri ile cümle
getiri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Avrupa'ya getirilmesi 16. yüzyılda İspanyollar tarafından gerçekleştirilmiştir.Importiert im 16. Jahrhundert durch die Spanier.
Ancak, 1 Aralık 1950 tarihinde tekrar ana komutanlık durumuna getirildi.Trotzdem kam es am 1. Mai 1945 wieder unter die Leitung des Ordens.
Çok güzel sesi olması ilerde ünlü bir şarkıcı olma hayallerini beraberinde getirir.Doch sie hat eine wunderbare Stimme und träumt davon, eine erfolgreiche Sängerin zu werden.
1980 yılından itibaren İsmet Atıcı'nın antrenörlüğe getirilmesiyle Fenerbahçe yeniden atılım yaptı.Ab 1980 war er wiederum in Ufa Trainer beim Verein Trud für Tontaubenschießen.
Futbolcu, o sezon takım kaptanlığına da getirildi.Perchtold wurde in dieser Saison zum Führungsspieler der Mannschaft.
Ölüm Evi'nin bekçisiydi ve ruhları bir araya getirirdi.Das Grab bot eine Wohnstätte für die Seele.
Astolfo Orlando'nun kayıp ettiği aklını ayda bulur ve küçük bir şişeye doldurarak bunu yeryüzüne getirir.Sein Freund Astolfo findet den Verstand später auf dem Mond und bringt ihn zurück.
Bu tarihten sonra Murathöyügü adı ile yerleşim birimi haline getirilmiştir.Nach dessen Name wurde also der Hammerort umgetauft.
Önceki başkent olan Shangdu yazlık başkent haline getirildi.Tafí Viejo begann als Sommerresort der Provinzhauptstadt.
Yeryüzünde 40Ar doğal argonun %99.6' sını meydana getirir.Dabei überwiegt bei weitem 40Ar mit einem Anteil von 99,6 % am natürlichen irdischen Isotopengemisch.
İnsanlık tarihinde meydana getirilmiş önemli eserlerden biridir.Die Geschichte eines der großen fast vergessenen Menschheitsverbrechen.
Şubat 1946'ya kadar orada kaldı ve Amerikan gözaltısında Afrika'ya geri getirildi.1946 wurde er in der amerikanischen Zone festgenommen und in die Niederlande gebracht.
Böylelikle mor ekonomi, kültür elemanını sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline getirir.Nur dann kann sich die Kultur entwickeln, die für den Erfolg entscheidend ist.
1989 yılında Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığına getirilmiştir.1989 bewarb er sich erfolglos um den Parteivorsitz.
Bu da tamamen modanın getirisidir.Damit ist es voll kompatibel.
Dişi yılda bir kere, bir ile dört kadar yavru dünyaya getirir.Einmal im Jahr bringt das Weibchen ein bis vier Jungtiere zur Welt.
“Gidip bi şifa iksiri getirin,” dedi Godrimir.Jihadreisende "kapern unsere Religion", sagt Gemperli.
Mahalleye içme suyu üç defa getirilmiştir.Im Naturschutzgebiet wurden drei Brunnen zur Trinkwassergewinnung gefasst.
Demiryolu ile getirilen pamuk deniz yoluyla ihraç edildi.Per Schiff oder Eisenbahn wurde die Kohle abtransportiert.
Türk Ceza Yasası Kadınlara Neler Getiriyor?Was bewirkt Repression gegen rechts?
2 Ocak 1924 tarihinde I. İsmet İnönü Hükümeti'nde 2. kez Maliye Bakanlığı'na getirildi.Am 2. Januar 1924 wurde er Finanzminister in der I. İnönü-Regierung.
Aynı yıl, Schutzkommando ulusal seviyeye getirildi.Im selben Jahr berief ihn der Landesverein für Heimatschutz in den Vorstand.
Hristiyanlık'ı benimsemiş olmaları, Frankları diğer ırkdaşlarıyla karşı karşıya getiriyordu.Bevor sie zum Christentum konvertierten, hatten die Franken ihre Stammeskulte gepflegt.
Bu talebi yerine getirildi.Der Bitte wurde entsprochen.
Justin, kitapta sık sık Michael Jackson'a olan hayranlığını dile getirir.Während der Castings interpretierte er häufig Lieder seines Idols Michael Jackson.
Yine yaprakları toz haline getirilip temizlik ve dezenfekte etmek içinde kullanılabilir.Hiernach kann der Stall wieder gereinigt und desinfiziert werden.
Aslında normal olarak Odie, Lyman tarafından Jon'a getirildi.Odie gehörte früher Lyman, der ihn eines Tages zu Jon mitbrachte.
Teknik direktör Bülent Ünder'in görevini bırakmasının ardından takımın teknik direktörlüğüne getirildi.Nach dessen Ausscheiden aus dem Team übernahm Gustav Brunner den Posten des technischen Direktors.
2000 yılında Sinema Oyuncuları Derneği SODER’in yönetim kurulu başkanlığına getirildi.1955 wurde er zum Leiter der Theater-Betriebsabteilung der Bundestheaterverwaltung ernannt.
Bu açıdan uygulamalı semantiğin bir karşıt özelliği dile getirilmiş olmaktadır.Und entsprechend ist die Anwendung eines Equalizers hier kontraproduktiv.
Sonra dışişleri için önemli elçilliklere getirildi.Sie wurden zum „Gesandten“ gebracht.
2015 yılından itibaren Van Belediyesi tarafından getirilen yeni otobüslerle ulaşım yapılmaktadır.Ab 1. Februar 2015 erfolgte der Verkehr hier durch Busse.
Öte yandan, bu sisteme getirilen eleştiriler de mevcuttur.Es wurde auch scharfe Kritik am bestehenden System geübt.
Hagen bu görevi yerine getirir.Karl übernimmt diese Aufgabe.
Güntekin, çocukluk anılarının dile getirildiği eski İstanbul günlerini anlatmaktadır.Bei ihren Sitzungen werden alte Erinnerungen an ihre Kindheit wach.
Daha önce toprak sahiplerince seçilen yerel yöneticilerin, merkezden atanması ilkesi getirildi.Von dort werden vorher vereinbarte Führungen durch den Park angeboten.
Görevi yapabildiğiniz kadar iyi yerine getirin.Effectuez la tâche du mieux que vous pouvez.
Onu söylemek uğursuzluk getirir.Ça porte malheur de dire ça.
Sınavınız için bir kalem getirin, lütfen.Apportez un stylo à votre examen, s'il vous plaît.
Bana suyla dolu bir bardak getirin.Donnez-moi un verre plein d'eau.
Arşiv teorisi ilk defa onun tarafından dile getirildi.La théorie archivistique a été formulée pour la première fois par lui.
Tam onu bir ateş haline getirince, "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim." dedi.Puis, lorsqu’il l’eut rendu fournaise, il dit : "Apportez-moi du cuivre fondu, que je le déverse dessus".
Şüpheli Michonne, Vali ve adamları tarafından getirilen Ulusal Muhafaza araçlarını incelemketedir.Michonne, suspecte, examine les véhicules de la Garde nationale récupérés par le gouverneur et ses hommes.
Onun yerine ertesi gün Roy Hodgson göreve getirildi.Il est remplacé le lendemain par Roy Hodgson.
Fabrikanın kuruluş tarihi 1885 olarak kabul edilir, Moskova'ya Kizlyar'dan 236 konyak Kovası getirildi.La date de la Fondation de l'usine est 1885, quand 236 seaux de brandy ont été importés du Kizliar à Moscou.
Online modu daha iyi hale getirildi.De plus, le mode en ligne est amélioré.
Devlet-i Aliye de onları Bozüyük'e getirir.Mais ils le cèdent cependant à ceux de l'Ardèche.
Lokman koyunun yüreğini ve dilini getirir.Luqman s'exécuta et rapporta le cœur ainsi que la langue du mouton.
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."Ô vérité ! mon intérêt ne fut jamais rien devant toi ; qu'il ne souille en rien le culte que je t'ai voué ».
Daha sonradan bu uçların sayısı dokuz olarak sınırlandırıldı ve hepsi aynı uzunluğa getirildi.Le nombre de celles-ci fut plus tard limité à neuf, toutes étant de la même taille.
Bir diğer ek getirilerek yapılan koşma çeşidi ise yedekli koşmalardır.Comme dans les autres pays. sureau (bezeg).
Üzüm alkolünden votka üretimi için reçete Fransa'dan getirildi.La recette pour la production de vodka à partir d’alcool de raisin est venue de France.
Fakat enformasyonlar yeterince ayrıntılı değildi, daha ayrıntılı hale getirilmeleri gerekiyordu.Mais les informations ne sont pas assez détaillées et doivent être approfondies.
Dizinin 5. ve son sezonunda üssün komutanlığına Susan Ivanova'nın yerine Elizabeth Lochley getirilir.Dans la saison 5 Ivanova est remplacée à la tête de la station par le capitaine Elizabeth Lochley.
Bazıları öldürüldü veya geri getirildi.Certains sont assassinés ou déportés.
1940 yılında, Azerbaycan Bilimsel Araştırma Enstitüsünün direktörlüğüne getirildi.En 1940, elle est nommée directrice de l'Institut de recherche scientifique d'Azerbaïdjan.
Bununla birlikte, ordu yerine getirilmeden yalnızca iki gün önce, 550 yılının sonbaharında hastalandı ve öldü.Mais deux jours après la formation de son armée, au début de l'automne 550, il tombe malade et meurt.
Toprağı ekilecek hâle getirip ekenler ise az miktarda toprağa sahip olanlar ve rençberlerdir.Ils présentent l'un des rares affleurements d'ophiolite (coupe de la croûte océanique) présente sur la Terre.
Bu olaylar sürerken; Raj babasının mahkemesine getirilir ve Rita da avukatlığını yapmaktadır.En raison de ces actions, Raj est amené à un autre tribunal, et où il est défendu par Rita.
Bu nedenle kişilerin isimleri ile birlikte bazı detaylar romandakinden farklı hale getirilmişti.C'est pour cette raison que certains noms et détails ont été changés par rapport au roman.