Ana içeriğe geç
Sözlük

getiren ile cümle

getiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kıstası en iyi yerine getiren biçim küreydi.بذلك استفز السؤال عن ما هي الأجمل.
Ana madde: Adaptasyon Adaptasyon, canlıları yaşadıkları ortama daha uygun hale getiren bir süreçtir.التكيف هو العملية التي تصبح فيها الكائنات الحية ملائمة أكثر للعيش في موطنها.
Çoğu durumda, her iki tarafa yarar getiren etkileşimler de ortaya çıkar.ومع ذلك ، قد تؤدي بعض الأسباب إلى الألم في كلا الجانبين.
Adalarda yaşayan Türk ahalisinin sorunlarını dile getiren bir rapor hazırlayıp Bâb-ı Âli'ye sundu.كما أعد تقريراً عن المشاكل التي يواجهها الأتراك الذين يعيشوا في الجزر ورفعه إلى الباب العالى.
Şarkı sanatçının dünya çapındaki en büyük ses getiren şarkısı oldu.وهو أدنى ترتيب حصلت عليه الأغنية عالمياً.
Legatus görevini yerine getiren kişiler Roma'nın senatoryal sınıfından seçilirdi.إن الكيان المعتمد الذي يمكنه استخدام تلك الآلية هو أي ضابط من الشرطة الرومانية.
Tekbir getiren saldırganlar, göstericileri şiddetli bir biçimde dövdü.وأن من نفذوا الهجوم عادوا إلى قواعدهم بسلام.
Rin Tin Tin, stüdyonun en fazla ses getiren projesi oldu.Rin Tin Tin se tornou a maior estrela do estúdio.
Legatus görevini yerine getiren kişiler Roma'nın senatoryal sınıfından seçilirdi.Os homens que ocupavam o posto de legado advinham da classe senatorial romana.
Corpus Christi College, Cambridge Üniversitesi'ni meydana getiren kolejlerden biridir.Corpus Christi College é um dos colégios (faculdades) de Cambridge.
Finalde oyuna sonradan dahil olan Podolski, Münih'e kupayı getiren uzatmalarda atılan golün asistini yapmıştı.Podolski converteu o seu penalti, que ajudou-os a chegar à semifinal.
Muhbir, haber getiren kişi.Emissor: é aquele que emite a mensagem.
I. Dünya Savaşının sonunu getiren ateşkes 11 Kasım 1918 tarihinde imzalanır.O Dia do Armistício é uma comemoração do fim simbólico da Primeira Guerra Mundial em 11 de novembro de 1918.
Terimin dayanağı, kutsal metinleri bir araya getiren The Fundamentals kitabıdır.O Cânon Bíblico - A Origem da Lista dos Livros Sagrados.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Significa que o vendedor paga para o transporte das mercadorias até o porto de embarque.
Ancak onu geri getiren iradenin Ligeia'ya mı yoksa anlatıcıya mı ait olduğu belirsizdir.Porém, é incerto se estas palavras se referiam a ela ou a seu esposo, Gormo.
Tanrı, buyruklarını yerine getirenlere armağan verir ve getirmeyenleri cezalandırır.God zal alleen diegenen belonen die zijn geboden nakomen, en hen straffen die ze overtreden hebben.
Bu gen, beta-lactam ailesindeki antibiyotikleri hidrolize eden ve etkisiz hale getiren bir enzim üretmektedir.Dit is een enzym dat door hydrolyse antibiotica uit de beta-lactamfamilie inactiveert.
Onlar insanları dünyaya getiren bu yaratıkları "Mühendis" olarak adlandırmaktadırlar.Zij noemen deze scheppers 'Engineers'.
Yükleten: Taşınacak eşyayı gemiye getiren ya da taşıyana teslim eden kimsedir.(Hulp)motor die via een snaar (riem) het voor- of achterwiel of de koppeling aandrijft.
Filmin Oscar ve Satürn ödüllerini getiren makyaj özel efektlerini Rick Baker yapmıştır.De film staat vooral bekend om zijn make-up effecten verzorgd door Rick Baker.
Tek ve çift sayıları meydana getirendir.Er worden alleen een- en tweecijferige nummers gebruikt.
Aserinsky ve asistanı ses getiren bilimsel çalışmalarını 1953’te Science’ta yayımladılar.Aserinsky en zijn mentor Kleitman publiceerden hun ontdekkingen in 1953.
Kötü haberleri getiren tanrıdır.Almachtige God heeft talloze boodschappen doorgegeven.
Zira onu o göreve getiren benim.Hij was de enige persoon die deze functie vervulde.
İşe yarar cevaplar beraberinde yeni sorular getirenlerdir.De enige nuttige antwoorden zijn die antwoorden die nieuwe vragen oproepen.
Bunlar suda çözündükleri zaman kendini meydana getiren tuzların iyonlarına ayrışmazlar.Dochodząc do węzła nie rozwidlają się one, co odróżnia je od kalamitów.
Çocuk kendisini meydana getiren ebeveynlerin (anne, baba) özelliklerini taşır.W trakcie przedstawienia dzieci powiedziały rodzicom o tym, iż są oni adoptowani.
Image Comics tarafından yayımlanan The Walking Dead ve Invincible en çok ses getiren çalışmalarıdır.Najbardziej znany jako autor serii The Walking Dead i Invincible dla Image Comics.
Rin Tin Tin, stüdyonun en fazla ses getiren projesi oldu.Aż do wprowadzenia dźwięku do filmu, Rin Tin Tin stanowił największy skarb wytwórni.
Kötü haberleri getiren tanrıdır.Bóg ma dla nas dobrą nowinę!.
Ta ki Polonya'nın işgali savaşı artık kaçınılmaz hale getirene kadar.Obawiał się, że wojna doprowadzi Polskę do niespotykanej dotąd klęski.
Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biridir.Królestwo Niderlandów tworzą cztery kraje.
Tek ve çift sayıları meydana getirendir.Tworzy zbliźniaczenia podwójne i wielokrotne.
Bu görece önemsiz olay, daha sonraları iki şehri savaşın eşiğine getiren bir tehdide dönüşmeye başlamıştı.Przy okazji liczył, że obaj prędzej czy później staną się ofiarami tej wojny.
TÜBİTAK sitesinde geviş getirenlerTrójcy Przenajświętszej w Będzinie
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Po latach przypadek sprawia, że spotkają się ponownie.
Yasa ABD başkanı Barack Obama teklifi kanun haline getiren mevzuatı imzalamıştır.Prezydent Stanów Zjednoczonych Barack Obama obiecał podpisać tę ustawę jeśli przejdzie przez Kongres.
Onun delirdiğine kanaat getiren vicdansız kocası onu bir akıl hastanesine kapattırır.Wstydząc się chorej córki, umieszcza ją w zamkniętym zakładzie psychiatrycznym.
Çin nakışı, modern Çin'i bir araya getiren kültürlerin yaratmış olduğu nakışa referans olur.Architektura obiektu jest połączeniem tradycyjnych chińskich motywów z nowoczesnością.
Celile, Herod Tetrarkisi döneminde, ülkeyi meydana getiren üç bölgeden birisiydi.W okresie republiki wraz z Wiminałem Kwirynał tworzył jedną z 4 dzielnic miasta.
Kralın mektubuna geciken yanıt, mektubu getiren heyetin esir alınıp hapsedilmesiyle sonuçlandı.Królowa po otrzymaniu listu niezwłocznie spełniła rozkaz zawarty w liście.
Verilen emri yerine getirene kadar veya belirli bir zaman boyunca kalır ve sonra yok olur.Pojawiają się w określonych warunkach, trwają przez jakiś czas, następnie znikają.
Snellman en ses getiren eserini 1842'de yayımladı, adı "Läran om staten" (Devletin işleyişi) idi.W 1842 r. opublikował swoje największe dzieło Läran om staten (Teoria Państwa).
"Zafer getiren" anlamına gelen Berenice adı, Callimachus'un bir şiirinde geçer.Imię Berenice (przynosząca zwycięstwo) pochodzi z jednego z wierszy Kallimacha z Cyreny.
Çoğu durumda, her iki tarafa yarar getiren etkileşimler de ortaya çıkar.W późniejszych odcinkach pomaga w zasadzie obu stronom.
Buralar suyun ve/veya sıcağın (ateşin) kutsallığını bir araya getiren yerlerdir.Rowy (fosy) mogły być wypełnione wodą (mokre) bądź nie (suche).
Bütün bunları meydana getiren gerçekten de kendisidir.."Han låter en verkligen ge sitt allt.”
Bazı tarihçiler, tütünü de ilk defa Büyük Britanya'ya getirenin John Hawkins olduğunu iddia ederler.Vissa forskare tror även att det var John Hawkins som introducerade tobak till England.
Ticari başarı getiren In the Army Now albümünü 1986’da çıkardılar.Låten finns med på albumet In The Army Now som också släpptes 1986.
Sint Maarten (Felemenkçe söyleyişi: ), Hollanda Krallığı'nı meydana getiren dört ülkeden biri.Sint Maarten är ett av de fyra autonoma länderna inom Kungariket Nederländerna.
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Efter en tid lyckas de få mannen att komma till sans igen.
"İmkansızı mümkün hale getiren adam" olarak bilinir.Han har blivit kallad "De omöjliga objektens fader".
Odun veya tahta, ağaçların gövdelerini ve dallarını meydana getiren sert bir maddedir.Trädkult (eng. tree worship, ty. baumkult) är kulter vid eller helighållande av träd.
2008 yılında bu konudaki pişmanlığını dile getiren Frota bir daha porno film çevirmeyeceğini açıklamıştır.У 2008 році вона повідомила, що більше не буде з'являтися в порно в будь-якому його вигляді .
Sabah, Malezya'yı meydana getiren 14 devletten biri.Перша – 14-річна дівчина, що була вбита в Малайзії.
Altın en yüksek gelir getiren madendir.Звідти поступало найбагатше золото .
Ta ki kader onları bir gün tekrar bir araya getirene dek.Через деякий час доля знову зводить їх разом.
Askerî polis (AP), polislik hizmetlerini yerine getiren askerî bir kolluk kuruluşudur.Verejná bezpečnosť;VB), що виконувала поліцейські функції.
Polikistik over sendromu meydana getiren neden tam anlamıyla tespit edilmiş değildir.Причина що викликає синдром BIID незрозуміла.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod