Ana içeriğe geç
Sözlük

getiren ile cümle

getiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Als een herkauwer gras graast, wordt het geknipt van deze hoogte tot deze.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Cand un animal ierbivor paste, iarba este taiata de la aceasta inaltime la aceasta inaltime.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Ketika hewan memamah biak makan rumput, rumput itu terpotong antara tinggi sekian sampai sekian.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Khi một loài súc vật gặm cỏ, cỏ sẽ bị cắt từ chiều cao này xuống chiều cao kia
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Kiedy zwierzę przeżuje trawę, ścina ją z tej wysokości do tej.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.반추동물이 풀을 뜯을 때, 풀은 이 높이에서 이 높이까지 잘립니다.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Lorsqu'un ruminant broute l'herbe, l'herbe est coupée de cette hauteur à cette hauteur.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Quando un ruminante bruca l'erba, l'erba è tagliata da questa altezza a questa.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Όταν ένα μηρυκαστικό βόσκει, κόβει τόσο περίπου.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.Когато животните пасат, тревата става от много висока - ниска.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.כאשר מעלה- גירה מלחך עשב, העשב מקוצץ מגובה כזה לגובה כזה.
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.عندما يرعى مجتر العشب العشب يقص من هذا الارتفاع إلى هذا الارتفاع
Ne zaman bir geviş getiren hayvan çimende otlasa, çimler bu boydan bu boya düşer.すると反射的に面白い事をします
O halde, neden bizi boğulmaya karşı savunmasız hale getiren bir ağız ve boğaz geliştirmiş olabiliriz?왜 우리는 입과 목구멍이 우리를 질식사하기 쉽게 진화했을까요? 글쎄요,
O halde, neden bizi boğulmaya karşı savunmasız hale getiren bir ağız ve boğaz geliştirmiş olabiliriz?Pourquoi nous a-t-elle évolué une bouche et une gorge qui nous rend vulnérables à l'étouffement ?
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.Er zijn veel scholen die vers-programma's hebben. Er zijn veel scholen die werkelijk vers eten in huis halen.
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.학교도 많이 있습니다. 실제로 학교에서 신선한 음식을 들이는 학교도 많이 있습니다.
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.làm chương trình ruộng đến trường. Có rất nhiều trường học thực sự lấy được thực phẩm tươi sống.
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.Veliko šol je, ki imajo programe od-kmetije-do-šole. Veliko šol je, katerim dejansko dostavljajo svežo hrano.
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.Wiele szkół organizuje programy rolnicze. Wiele sprowadza świeżą żywność.
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.Много училища правят програми "от фермата до училището". Много училища всъщност внасят прясна храна в училище.
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.שיש בהם תוכנית חווה חקלאית. ישנם בתי ספר רבים שמקבלים מזון טרי.
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.تطبق نظام من المزرعة الى المدرسة , هنالك الكثير من المدارس حقيقة تحصل على طعام طازج في داخلها
Okullarına gerçekten taze gıda getiren birçok okul var.たくさんあります バークリー地区では全て新鮮な食材に変え
Ölüm, beraberinde kayıp ve yas getiren, tamamen acımasızca ve olumsuz bir olay gibi görünüyor.La muerte parece ser un evento completamente cruel o negativo que trae pérdidas y respiro.
Ölüm, beraberinde kayıp ve yas getiren, tamamen acımasızca ve olumsuz bir olay gibi görünüyor.Смъртта изглежда наистина жестоко и негативно събитие, носещо загуба и печал.
Ölüm, beraberinde kayıp ve yas getiren, tamamen acımasızca ve olumsuz bir olay gibi görünüyor.喪失と別れをもたらすものと しかし、誕生の瞬間から生と死は深くつながっている
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Ada enzim yang dapat memperbaiki mereka dan menggabungkannya.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Ci sono enzimi che li riparano e li mettono assime.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Er zijn enzymen die ze repareren en in elkaar zetten.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Es gibt Enzyme die diese reparieren und wieder zusammenfügen.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Há enzimas que os reparam e os unem.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Hay enzimas que las repararan y las juntan.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Il y a des enzymes qui les réparent et les assemblent.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.조각들을 복구시키고 연결시키는 효소들이 있습니다.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.On olemassa entsyymejä, jotka korjaavat pätkiä ja liittävät niitä yhteen.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Sunt enzime care le repară și le unesc.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Vannak olyan enzimek, amelyek megjavítják és összerakják őket.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Αυτά τα ένζυμα τα επιδιορθώνουν και τα συναρμολογούν.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Есть ферменты, которые восстанавливают их и складывают вместе.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.Има ензим, който може да ги поправи и да ги сглоби.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.יש אנזימים שמתקנים אותן ומחברים אותן
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.هناك إنزيمات يمكنها إصلاحها-الحروف- ووضعها سوياً.
Onları onaran ve biraraya getiren enzimler var.このような手順で、私たちはまず
Ortaya çıkansa: Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.Ce vedem dezvăluie legăturile invizibile și solidaritatea care ne unesc pentru a deveni o comunitate umană.
Ortaya çıkansa: Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.To niewidzialne więzy współczucia, spajające nas wszystkich w ludzką społeczność.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Ainsi donc, recherchons ce qui contribue à la paix et à l`édification mutuelle.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Aşa dar, să urmărim lucrurile, cari duc la pacea şi zidirea noastră.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Así que, sigamos lo que contribuye a la paz y a la mutua edificación
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Assim, pois, sigamos as coisas que servem para a paz e as que contribuem para a edificação mútua.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.A tak tedy sa žeňme za tým, čo je vecou pokoja a vzájomného vzdelania.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Azért tehát törekedjünk azokra, a mik a békességre és az egymás épülésére valók.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Darum laßt uns dem nachstreben, was zum Frieden dient und was zur Besserung untereinander dient.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Derfor, lader os tragte efter det, som tjener til Fred og indbyrdes Opbyggelse!
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Diamoci dunque alle opere della pace e alla edificazione vicendevole
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.이러므로 우리가 화평의 일과 서로 덕을 세우는 일을 힘쓰나니
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.La oss derfor strebe efter det som tjener til fred og til innbyrdes opbyggelse!
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Niin tavoitelkaamme siis sitä, mikä edistää rauhaa ja keskinäistä rakentumistamme.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Protož následujme toho, což by sloužilo ku pokoji a k vzdělání vespolek.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Przetoż tedy naśladujmy tego, co należy do pokoju i do społecznego budowania.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod