Ana içeriğe geç
Sözlük

getiren ile cümle

getiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.Piuttosto, producono differenti particelle, creando il mondo che ci circonda.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.Produzem antes as diferentes partículas que formam o mundo à nossa volta.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.Spíše vytvářejí různé částice, z nichž se skládá svět kolem nás.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.Tuy nhiên chúng tạo ra các phân tử khác nhau cấu thành nên thế giới vật chất.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.Vytvárajú rôzne častice, ktoré tvoria svet okolo nás.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.Αντί αυτών, παράγουν τα διαφορετικά σωματίδια που συνθέτουν τον κόσμο γύρω μας.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.По-скоро произвеждат различните частици, образуващи света около нас.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.במקום, הם מפיקים את החלקיקים השונים המרכיבים את העולם סביבנו.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.فإنها تصدر التوليفة التي تؤلف الجسيمات التي يتكون منها الكون من حولنا.
Evrenimizi meydana getiren farklı parçacıkları üretirler.もしこの考えが正しければ
Gelir getiren bir iş yapmanıza olanak tanıyan diğer oturma izinleriAndra uppehållstillstånd för förvärvsarbete
Gelir getiren bir iş yapmanıza olanak tanıyan diğer oturma izinleriAutres permis de séjour pour une activité rémunérée
Gelir getiren bir iş yapmanıza olanak tanıyan diğer oturma izinleriMuut oleskeluluvat ansiotyötä varten
Gelir getiren bir iş yapmanıza olanak tanıyan diğer oturma izinleriOtros permisos de residencia para trabajos remunerados
Gelir getiren bir iş yapmanıza olanak tanıyan diğer oturma izinleriПрочие виды на жительство для работы
Gelir getiren bir iş yapmanıza olanak tanıyan diğer oturma izinleriتراخيص الإقامة الأخرى لأجل العمل الكسبي
Gelir getiren bir iş yapmanıza olanak tanıyan diğer oturma izinleri其它类型的可获薪酬居留许可
Gelir getiren işler için verilen diğer oturma izinleriAndra uppehållstillstånd för förvärvsarbete
Gelir getiren işler için verilen diğer oturma izinleriAutres permis de séjour pour une activité rémunérée
Gelir getiren işler için verilen diğer oturma izinleriMuut oleskeluluvat ansiotyötä varten
Gelir getiren işler için verilen diğer oturma izinleriOtros permisos de residencia para trabajos remunerados
Gelir getiren işler için verilen diğer oturma izinleriPermiso de residencia para trabajadores temporeros
Gelir getiren işler için verilen diğer oturma izinleriПрочие виды на жительство для работы
Gelir getiren işler için verilen diğer oturma izinleriتراخيص الإقامة الأخرى لأجل العمل الكسبي
Gene imparatorluğa ilişkin bir kutlama var. Romalılara uygarlığı getiren büyük imparatorluğun kutlanması.Знову ж таки, це вшанування армії, величності імперії, римлян, які здатні цивілізувати інших.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Alla går samman, och de känner att de äger banken, för att de har fört in pengarna.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Iedereen doet mee, en ze voelen dat als hun eigen bank, omdat ze zelf het geld hebben ingebracht.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Jeder macht mit, und sie empfinden sie besitzen die Bank, denn sie haben das Geld eingebracht.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Každý se účastní, a cítí se, jako kdyby měli vlastní banku, protože to jsou oni, kdo peníze přináší.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.모두가 동참하고 있고요. 그들은 자기들이 은행을 소유하고 있는 것 같다고 느끼죠. 왜냐면 스스로 돈을 벌어오기 때문입니다.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Mindenki részt vesz, és úgy érzik, hogy övék a bank, mert ők hozták be a pénzt.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Mọi người tham gia vào và họ cảm thấy như là họ sở hữu ngân hàng, vì họ mang tiền vào đó.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Semua orang bergabung, dan mereka merasa memiliki bank itu karena mereka membawa uang mereka masuk.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Toată lumea se alătură, și simt că dețin banca, pentru că au contribuit cu bani.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Todos aderem e sentem que são donos do banco, porque arranjaram dinheiro para ele.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Todos participan y sienten que son dueños del banco porque han puesto el dinero allí.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Tout le monde nous rejoint et ils ont l'impression de posséder la banque, car ils y ont investi de l'argent.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Tutti partecipano e sentono di essere proprietari della banca, perchè vi hanno portato i loro soldi.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Wszyscy pracowali i czuli, że są właścicielami banku, bo sami wnieśli pieniądze.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Όλοι συμμετέχουν, και νιώθουν ότι τους ανήκει η τράπεζα, επειδή έφεραν τα λεφτά.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Все присоединились, и они чувствовали, что владеют банком, потому что они приносили деньги.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.כולם משתתפים, הם מרגישים שהם הבעלים של הבנק, בגלל שהם מכניסים את הכסף פנימה.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.والجميع شارك بهذا والجميع شعر انه يملك البنك لانه ساهموا في مدخولاته
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.誰もが 自分が銀行の所有者であると考えています 貯蓄があるんですから お金を借りる前に 学ぶことが必要となっています
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.C'est un véhicule à travers lequel l'âme de chaque culture spécifique entre dans le monde matériel.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Đó là phương tiện mà linh hồn của mỗi nền văn hóa được chuyển đến thế giới vật chất.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Egy olyan eszköz, melyen keresztül minden egyes kultúra lelke megjelenik az anyagi világba.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.E' il mezzo con il quale l'animo di ogni cultura arriva nel mondo materiale.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Este vehiculul prin care sufletul fiecărei culturi particulare ajunge în lumea materială.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.É um veículo através do qual a alma de cada cultura entra no mundo material.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Het is het voertuig waardoor de ziel van elke unieke cultuur de materiële wereld bereikt.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Jest środkiem wyrazu, przez który dusza każdej poszczególnej kultury wkracza w świat materialny.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.언어는 독특한 각 문화의 영혼이 물질 세계로 들어오는 통로입니다.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Se on väline, jota kautta jokaisen eri kulttuurin sielu tulee ulos aineelliseen maailmaan.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Sie ist ein Mittel, mit der die Seele einer bestimmten Kultur Zugang zu der materiellen Welt findet.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Спосіб, яким душа певної культури потрапляє у матеріальний світ.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.То е средство преминаващо през душата на всяка определена култура и идва в материалния свят.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.Это проводник, при помощи которого душа каждой культуры переносится в материальный мир.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.היא כלי שבאמצעותו הנשמה של תרבות מסוימת מתממשת בעולם הגשמי.
Her kültürün ruhunu maddi dünyaya getiren bir araçtır.هي جسر تأتي عليه روح كل ثقافة معينة إلى العالم المادي
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod