Ana içeriğe geç
Sözlük

getiren ile cümle

getiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Paní, která nám přinesla tyto fotky, měla štěstí, alespoň pokud jde o ně.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Pani, ktorá nám priniesla tieto fotky, mala šťastie, čo sa týka fotiek.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Η κυρία που μας έφερε αυτές τις φωτογραφίες ήταν τυχερή όσον αφορά τις φωτογραφίες.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Дамата, която ни донесе тези снимки беше щастлива, че снимките са поправени.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Женщине, которая принесла нам эти фотографии, повезло.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Жінці, яка принесла нам ці фото, пощастило, оскільки фотокарток було безліч.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.לגברת שהביאה לנו את התמונות האלה היה מזל, לפחות בקשר לתמונות.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.السيدة التي جلبت لنا هذه الصور كانت محظوظة، من ناحية الصور.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.写真に関しては幸運でした 自分でクリーニングを始めたのですが
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Az őszinteség és az átláthatóság hozott össze bennünket.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Byly to upřímnost a poctivost, co nás svedlo dohromady.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.C'est l'honnêteté et la transparence qui nous ont rapprochés.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Chính sự chân thật và trong sáng đã mang chúng tôi tới với nhau.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Det var ærlighed og åbenhed der bragte os sammen.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Det var ärlighet och öppenhet som förde oss samman.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Eerlijkheid en openheid bracht ons bijeen.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Ehrlichkeit und Transparenz brachten uns zusammen.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.È stata l'onestà e la trasparenza che ci ha unito.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Foi a honestidade e a transparência que nos uniu.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Fue honestidad y transparencia lo que nos unió.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Kejujuran dan transparansilah yang membawa kami bersama.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.우리를 뭉치게 한 것은 정직함과 솔직함이었습니다.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Połączyła nas uczciwość i jawność.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Sinceritatea şi transparenţa ne-au adus împreună.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Ήταν η ειλικρίνεια και η διαφάνεια που μας ένωσαν.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Нас объединила честность и искренность.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Честността и прозрачността ни събраха.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.Щирість і відвертість об'єднали нас.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.היושר והשקיפות הם שגרמו לנו להתאחד.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.لقد كان الصدق و الشفافية الذين جمعانا مع بعض.
Bizi bir araya getiren cömertlik ve şeffaflıktı.私たちは 互いに心を通わせて話をしました
Bizi bütçe açığından, bütçe fazlasına getirenlerden biri buydu.That\'92s teilnahm, was uns von Defiziten Überschuss.
Bizi insan gen haritası konusuna geri getiren bir sorun:Er was nog een grote horde, die ons terugbrengt naar het in kaart brengen van het menselijk genoom.
Bizi insan gen haritası konusuna geri getiren bir sorun: Hepimiz farklıyız.Dies führt uns zurück zur Abbildung des menschlichen Genoms, weil wir alle verschieden sind.
Bizi insan gen haritası konusuna geri getiren bir sorun:이 문제는 모든걸 원점인 인간의 게놈 지도로 되돌리죠:
Bizi insan gen haritası konusuna geri getiren bir sorun:וזה מביא אותנו חזרה למיפוי הגנום האנושי, בגלל
Bizi insan gen haritası konusuna geri getiren bir sorun:وهذا في الواقع يعيدنا إلى خريطة الجينوم البشري، لأننا
Bizi insan gen haritası konusuna geri getiren bir sorun:始めなければなりません 我々はみな異なっているからです
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.우리를 함께 모아 하나의 인류 공동체가 되도록 하는 보이지않는 공감의 끈과 결속력입니다.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.láthatatlan kapcsai és kötődései, amely összetart bennünket, hogy egy emberi közösséggé váljunk.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.legami di simpatia che ci spingono a formare una comunità.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.של סימפתיה אשר מקרבים אותנו זה לזה ליצירת קהילה אנושית.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.وأواصر التعاطف التي تجمعنا لنصبح المجتمع الإنساني.
Bizleri bir insan topluluğu haline getiren sempati bağları ve şefkat bağlarıdır.人間の共同体を形成させるもの これらの写真が映し出すのは
Bu aleti meydana getiren binlerce insan, beş yıl önce halledilememiş binlerce probleme çözüm bulabilirdi.Las miles de personas que han hecho este objeto han resuelto miles de problemas
Bu aleti meydana getiren binlerce insan, beş yıl önce halledilememiş binlerce probleme çözüm bulabilirdi.Unzählige Menschen mussten unzählige Probleme lösen, die vor 5 Jahren noch unlösbar waren.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Aici este răbdarea sfinţilor, cari păzesc poruncile lui Dumnezeu şi credinţa lui Isus.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Aqui está a perseverança dos santos, daqueles que guardam os mandamentos de Deus e a fé em Jesus.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››¡Aquí está la perseverancia de los santos, quienes guardan los mandamientos de Dios y la fe de Jesús!
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››C`est ici la persévérance des saints, qui gardent les commandements de Dieu et la foi de Jésus.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Dalam hal ini umat Allah yang taat kepada perintah-perintah Allah dan setia kepada Yesus, perlu menjadi tabah
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Ðây tỏ ra sự nhịn nhục của các thánh đồ: chúng giữ điều răn của Ðức Chúa Trời và giữ lòng tin Ðức Chúa Jêsus.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Här gäller det för de heliga att hava ståndaktighet, för dem som hålla Guds bud och bevara tron på Jesus.»
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Her er de helliges tålmodighet, de som holder Guds bud og Jesu tro.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Her gælder det de helliges Udholdenhed, de, som bevare Guds Bud og Troen på Jesus.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Hier ist Geduld der Heiligen; hier sind, die da halten die Gebote Gottes und den Glauben an Jesum.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Itt van a szenteknek békességes tûrése, itt a kik megtartják az Isten parancsolatait és a Jézus hitét!
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››성도들의 인내가 여기 있나니 저희는 하나님의 계명과 예수 믿음을 지키는 자니라
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Qui appare la costanza dei santi, che osservano i comandamenti di Dio e la fede in Gesù
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Tässä on pyhien kärsivällisyys, niiden, jotka pitävät Jumalan käskyt ja Jeesuksen uskon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
getiren ile cümle - Sayfa 14 - getiren kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App