Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Tuć jest cierpliwość świętych, tuć są ci, którzy chowają przykazania Boże i wiarę Jezusową.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Tu je trpezlivosť svätých, tu tí, ktorí ostríhajú prikázania Božie a vieru Ježišovu.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Tukaj je stanovitnost svetnikov, kateri hranijo zapovedi Božje in vero Jezusovo.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Tuť jest trpělivost svatých, tu jsou ti, kteříž ostříhají přikázání Božích a víry Ježíšovy
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Εδω ειναι η υπομονη των αγιων, εδω οι φυλαττοντες τας εντολας του Θεου και την πιστιν του Ιησου.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Здесь терпение святых, соблюдающих заповеди Божии и веру в Иисуса.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››Ось терпиливість сьвятих; ось ті, що хоронять заповіді Божі і віру Ісуса.
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››בזה סבלנות הקדשים בזה השמרים את מצות האלהים ואת אמונת ישוע׃
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››هنا صبر القديسين هنا الذين يحفظون وصايا الله وايمان يسوع
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››聖 徒 的 忍 耐 就 在 此 . 他 們 是 守 神 誡 命 、 和 耶 穌 真 道 的
Bu da, Tanrının buyruklarını yerine getiren, İsaya imanlarını sürdüren kutsalların sabrını gerektirir.››聖徒 的 忍耐 就 在此 . 他 們是 守 神誡命 、 和 耶穌真道的
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Aceste idei au adus ceva care au făcut din India ceea ce este astăzi.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Ces idées ont amené ensemble quelque chose qui fait que l'Inde est ce qu'elle est aujourd'hui.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Deze ideeën hebben iets bij elkaar gebracht die het India van vandaag hebben gevormd.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Diese Ideen haben etwas etwas zusammengefügt, das Indien zu dem gemacht hat, was es heute ist.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Estas ideas han conjugado algo que ha hecho de India lo que es hoy.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Ezek az eszmék olyasvalamit tartalmaznak, melyek olyanokká alakították Indiát, amilyen az ma.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Ini adalah ide yang menyatukan sesuatu yang membuat India menjadi seperti sekarang ini.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.이 생각들은 한데 모여 오늘날의 인도를 만들었습니다
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Koncepcje te doprowadziły do ukształtowania Indii takimi jakimi dzisiaj są.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Những ý tưởng này mang lại lợi ích nào đó giúp cho Ấn Độ phát triển như hiện nay.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Queste idee hanno messo insieme qualcosa che ha fatto sì che l'India sia nel modo in cui è oggi.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Tyto myšlenky s sebou přinesly něco, co udělalo z Indie zemi, jak ji dnes známe.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Тези идеи са събрали нещо, което е направило така, че нещата в Индия да се случват по начина, по който е днес.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.Эти идеи в совокупности создали то, что представляет собой Индия сегодняшнего дня.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.הרעיונות הללו הביאו יחד משהו אשר גרם להודו להיות כפי שהיא היום.
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.هذه الأفكار أدت مجتمعة إلى جعل الهند على النحو الذي هو عليه اليوم
Bu düşünceler,Hindistan'ı bugünkü haline getiren bazı şeyleri meydana getirdi.今日のインドたらしめたものです 2つ目は「発展途上のアイデア」です
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Aceasta a fost o alta generatie de eroi care a adus democratia pe planeta.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi. Bir diğeri ise köleliği sonlandırdı.Toto bola hrdinská generácia, ktorá na planétu priniesla demokraciu a ďalšia, ktorá ukončila otroctvo.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Ceci, était une autre génération de héros qui apportèrent la démocratie à la planète.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Đây chính là một thế hệ anh hùng khác đã mang lại dân chủ đến hành tinh này.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Det här var en annan hjältegeneration som införde demokrati på planeten.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Dit was een andere generatie helden die democratie brachten voor de planeet.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Egy másik hős generáció volt, amely elhozta a demokráciát a bolygónkra.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Es gab eine andere Generation von Helden, die die Demokratie auf diesen Planeten brachte.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Esta foi outra geração de heróis que deu origem à democracia no planeta.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Esta fue otra generación de héroes que trajo la democracia al planeta.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Ini adalah satu generasi pahlawan yang mengantarkan demokrasi ke dunia.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.이들은 지구에 민주주의를 가져다 준 또다른 영웅 세대였습니다.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Questa è stata un'altra generazione eroica che ha portato la democrazia sul pianeta.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Tämä oli toinen sankarisukupolvi, joka toi demokratian planeetalle.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.To było inne pokolenie bohaterskie, które przyniosło demokrację na planetę.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.To je še ena generacija herojev, ki so prinesli demokracijo našemu planetu.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Toto byla jiná generace hrdinů, která zemi přinesla demokracii.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Αυτή ήταν μια άλλη γενεά ηρώων που έφερε τη δημοκρατία στον πλανήτη.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Това беше друго поколение на герои, което донесе демокрацията на планетата.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Це було покоління героїв, яке подарувало демократію планеті.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.Это было поколение героев, которое подарило демократию планете.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.היה זה דור אחר של גיבורים שהביא דמוקרטיה לכוכב-הלכת הזה.
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.وهذا كان جيلاً آخر من الأبطال الذي جلب الديمقراطية للكوكب
Bu, gezegene demokrasi getiren diğer bir kahraman nesildi.民主主義をもたらしたヒーロー的な世代です これは奴隷制度を廃止した世代。そして女性に参政権を与えた世代
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Ihn ablaufende Schau!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Katsokaa häntä pakoilu!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Nézz rá fut ki!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Nó bỏ chạy kìa!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Olhe para ele correr!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Podívejte se na něj uteče!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Pozrite sa na neho utečie!
Buna inanamıyorum! Seni buraya getiren nedir? Boeun balayına; biz de okul gezisine çıkacaktık.Se ham løbe væk!