Ana içeriğe geç
Sözlük

getiren ile cümle

getiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Řekl jsem lidem, že si mohou vyzvednout peníze kdykoliv.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Vâng, tôi nói với mọi người rằng họ có thể đi tiền ra bất cứ lúc nào.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Казвам на хората, че могат да си вземат парите когато поискат.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Ну, я говорил людям, что они могут взять деньги в любое время.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.ובכן, אמרתי לאנשים שהם יוכלו למשוך את הכסף בכל עת.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.حسناً, أخبرت الناس أن بإمكانهم سحب أموالهم في أي وقت
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.言いました。 私は、みんなのお金を保管すると言って、お金を集めています。
- Bir kadın buraya yakışırdı. - Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Een vrouw kon gewoon passen inch - Miss Kim, wat brengt je hier?
- Bir kadın buraya yakışırdı. - Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- En kvinna kan bara passa in - Miss Kim, vad gör du här?
- Bir kadın buraya yakışırdı. - Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Seorang wanita bisa menyesuaikan diri - Miss Kim, apa yang membawamu kemari?
- Bir kadın buraya yakışırdı. - Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Seorang wanita bisa menyesuaikan diri - Miss Kim, apa yang membawamu kemari?
- Bir kadın buraya yakışırdı. - Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Una mujer podría amoldarse bien. - ¿Señorita Kim, qué la trajo aqui?
- Bir kadın buraya yakışırdı. - Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Una mujer sólo podía encajar - Miss Kim, ¿qué te trae por aquí?
- Bir kadın buraya yakışırdı. - Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- مرأة يمكن فقط أن تلائمة - آنسة كيم، مالذي جلبك هنا؟
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Ðáng rủa thay là người đem tin cho cha tôi rằng : Ngươi đã sanh con_trai ! làm cho cha tôi đầy sự vui_mừng .
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Ðáng rủa thay là người đem tin cho cha tôi rằng: Ngươi đã sanh con trai! làm cho cha tôi đầy sự vui mừng.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Forbandet den Mand, som bragte min Fader det Bud: "Et Barn, en Dreng er født dig!" og glæded ham såre.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Forbannet være den mann som kom til min far med det budskap: Du har fått en sønn, og som gledet ham storlig.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!"나의 아비에게 소식을 전하여 이르기를 네가 생남하였다 하여 아비를 즐겁게 하던 자가 저주를 받았더면, "
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Maldito o homem que deu as novas a meu pai, dizendo: Nasceu- te um filho, alegrando-o com isso grandemente.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Maledetto l'uomo che portò la notizia a mio padre, dicendo: «Ti è nato un figlio maschio», colmandolo di gioia
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Maudit soit l`homme qui porta cette nouvelle à mon père: Il t`est né un enfant mâle, Et qui le combla de joie!
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Proklet tisti mož, ki je sporočil očetu mojemu, rekoč: Rodil se ti je sin, in silno ga je razveselil!
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Przeklęty mąż, który oznajmił ojcu memu, mówiąc: Urodziłoć się dziecię płci męskiej, aby go bardzo uweselił.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Vervloekt zij de man die mijn vader het nieuws bracht dat hij een zoon had gekregen.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!Проклят человек, который принес весть отцу моему и сказал: „у тебя родился сын", и тем очень обрадовал его.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!ארור האיש אשר בשר את אבי לאמר ילד לך בן זכר שמח שמחהו׃
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!ملعون الانسان الذي بشّر ابي قائلا قد ولد لك ابن مفرحا اياه فرحا.
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!給 我 父 親 報 信 說 、 你 得 了 兒 子 、 使 我 父 親 甚 歡 喜 的 、 願 那 人 受 咒 詛
‹‹Bir oğlun oldu!›› diyerek babama haber getiren, Onu sevince boğan adama lanet olsun!給 我 父親報信說 、 你 得了 兒子 、 使我 父親 甚 歡 喜 的 、 願那人 受 咒詛
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem Her yerde getirenAllah euh ... ou il habitude un homme a été tué mon commentaire traîné par ici sang si en fait le jeu
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem Her yerde getirenБригада которых эм ... сертифицированы не будет делать их просто о не может пойти о привлечении везде
Bir tarafından onaylanmış onları sadece yapmazdı hakkında gidemem Her yerde getirenБригада яких ем ... сертифіковані не буде робити їх просто про не може піти про притягнення скрізь
Bir UUIM ideal olarak aşağıdakileri bir araya getiren daha kapsamlı bir sistemin parçasıdır:L’idéal est que l’OND fasse partie d’un système plus vaste associant:
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Chúng tôi vẫn ở lại vì sợ những thứ đã đẩy chúng tôi đến trại... vẫn đang tiếp tục ở quê nhà mình.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.그런데 우리가 고향으로 돌아갈려고 해도 ... 무서워서 못 돌아가요.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Noi rimaniamo perché temiamo che ciò che ci ha spinti nel campo... sia ancora presente a casa.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Nous restons parce que la peur qui nous a poussée dans ce camp... existe toujours là-bas chez nous.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Stăm de teamă că ceea ce ne-a împins către tabără... încă există înapoi acasă.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Vi stannar av rädsla för att det som drev oss till lägret... fortfarande pågår där hemma.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.We blijven vanwege de angst dat wat ons hier het kamp in dreef nog steeds bestaat thuis.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Wir bleiben, weil die Angst, die uns ins Lager getrieben hat, zu Hause immer existiert.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Zostajemy, bo boimy się tego, co nas zmusiło do życia w tym obozie... i ciągle ma miejsce w naszych domach.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Μένουμε γιατί φοβόμαστε ότι αυτό που μας έσπρωξε στον καταυλισμό... υπάρχει ακόμα στην πατρίδα μας.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.Мы находимся здесь из-за страха, что то, что пригнало нас в этот лагерь... всё ещё там, дома.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut."אנו נשארים בגלל הפחד שמה שהבריח אותנו למחנה "עדיין קיים שם, בבית."
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.إننا نصبر لأن الخوف الذي دفعنا إلى المعسكر... ما يزال قائماً في بيوتنا.
Biz bizi bu kampa getiren korku yüzünden kalıyoruz .. hala geldiğimiz yerde mevcut.ここに居続けるしかない
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.A senhora que nos trouxe estas fotos teve sorte, no que diz respeito às fotos.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Az a hölgy, aki ezeket a fotókat hozta, szerencsés volt, ami a képeket illeti.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Damen som lämnade dessa bilderna till oss hade tur. med de här bilderna alltså.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.De eigenaresse van deze foto's had geluk wat de foto's betreft.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Die Dame, die uns diese Fotos brachte, hatte Glück mit Hinsicht auf die Fotos.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Doamna care ne-a adus aceste poze a avut noroc în ceea ce priveşte fotografiile.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.이 사진을 저희들에게 가져왔던 숙녀 한분은 까딱 잘못했으면 이 사진을 버릴 뻔했죠.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Kobieta, która przyniosła te zdjęcia miała szczęście jeśli o nie chodzi.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.La dame qui nous a apporté ces photos a eu de la chance avec elles.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.La mujer que nos trajo estas fotos tuvo suerte en relación a las fotos.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.La signora che portò queste foto è stata fortunata, almeno con le foto.
Bize bu fotoğrafları getiren kadın şanslıydı, yani fotoğraf anlamında.Người phụ nữ mang cho chúng tôi những tấm ảnh này đã gặp may, khi chúng có thể được phục hồi đến vậy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
getiren ile cümle - Sayfa 13 - getiren kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App