- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?Boeun ! Boeun ! C'est Mlle Kim !
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir? Buraya kirli çamaşırlarınızı yıkamak için geldim Bay Park.- Miss Kim!
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir? Buraya kirli çamaşırlarınızı yıkamak için geldim Bay Park.Park.
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Cô Kim, Sao cô lại tới đây?
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Mlle Kim, qu'est-ce qui vous amène ?
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Slečno Kimová, co vás sem přivádí?
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Г-це Ким, какво ви води насам?
- Bayan Kim, sizi buraya getiren nedir?- Мисс Ким, зачем вы пришли?
Beatbugs girdiğiniz ritimleri bir araya getiren ve sonrasında bunları arkadaşlarınıza gönderebiliyorsunuz.비트 버그로 리듬을 따라 움직이고 그 리듬을 기록하죠 뜨거운 감자처럼, 이 리듬을 친구들한테 보낼 수 있습니다
Beatbugs girdiğiniz ritimleri bir araya getiren ve sonrasında bunları arkadaşlarınıza gönderebiliyorsunuz.「ビート・バグ」と名付けた楽器は 軽く叩くとそのリズムを自動的に拾い上げ バトンタッチをするようにそのリズムを 人から人へと受け渡します 受け取った人は
"Ben barış getiren önderim. Hayırsever gölgem bütün şehire yayılı."나는 평화를 가져오는 양치기 입니다. 나의 자애로운 그늘은 도시에 펼쳐졌습니다.
"Ben barış getiren önderim. Hayırsever gölgem bütün şehire yayılı."[אני] הרועה המביא שלום. צילי הנדיב פרוש על העיר,
"Ben barış getiren önderim."[Ik ben] de herder die vrede brengt.
"Ben barış getiren önderim."[Jeg er] hyrden der bringer fred.
"Ben barış getiren önderim."(Minä olen) paimen joka tuo rauhan.
"Ben barış getiren önderim."(Sono) il pastore che porta la pace.
"Ben barış getiren önderim."[Soy] el pastor que trae paz.
"Ben barış getiren önderim."Я - пастырь-миротворец.
Bence, futbol insanları bir araya getiren tek spor.Fußball ist der einzige Sport, der die Menschen zusammen bringt.
Bence, futbol insanları bir araya getiren tek spor.Ik denk dat voetbal de enige sport is die mensen samenbrengt. vrouw:
Bence, futbol insanları bir araya getiren tek spor.Je pense que le football est le seul sport qui rassemble les gens.
Bence, futbol insanları bir araya getiren tek spor.사람들을 단합시키는 데는 축구만한 스포츠가 없는 것 같아요.
Bence, futbol insanları bir araya getiren tek spor.Penso che il calcio sia l'unico sport che riunisce le persone. donna:
Bence, futbol insanları bir araya getiren tek spor.أعتقد أن كرة القدم هي الرياضة الوحيدة التي تجمع الناس معًا.
Bence, futbol insanları bir araya getiren tek spor.サッカーだけ 女(母国語): 私が好きなのは...
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.1974-ben kezdődött az utam, ami végül idevezetett.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.제가 오늘 여기에 서기까지의 이야기는 1974년에 시작됩니다.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.1974年に始まりました 奇妙な手袋をしているのが私です
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Cuộc hành trình của tôi tới đây hôm nay bắt đầu từ năm 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Het pad dat leidde tot mijn komst hier vandaag begon in 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Il mio viaggio per arrivare qui oggi è cominciato nel 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Le voyage qui m'amène ici aujourd'hui a commencé en 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Meine Reise um heute hierherzukommen begann 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Mi camino para estar hoy aquí comenzó en 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Moja podróż do Was tu dzisiaj rozpoczęła się w 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Moje cesta, která dneska končí tady začala v roce 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Motivul venirii mele aici este o călătorie, ce a început în 1974
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Perjalanan saya hingga hadir di sini hari ini dimulai tahun 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Το ταξίδι μου για να είμαι σήμερα εδώ ξεκίνησε το 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Пътуването ми към това да дойда тук днес започна през 1974 г.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Своё путешествие сюда я начала в 1974 году.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.Свою подорож сюди я розпочала у 1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.המסע שלי להגיע לכאן היום התחיל ב1974.
Beni bugün buraya getiren yolculuk, 1974 senesinde başladı.رحلتي للمجئ إلى هنا اليوم بدأت عام 1974.
Beynindeki bir kıymık gibi seni deli ediyordu. Seni bana getiren işte bu his.Wie ein Schiefer in deinem Bewusstsein der dich zum Wahnsinn treibt.
Bilgisayarları tüm dünyada büyük bir başarı haline getiren şey oyuncaklardır.Das was Computer tatsächlich in großen Fortschritt in der Welt verwandelt als ein Ganzes sind Spielsachen.
Bilgisayarları tüm dünyada büyük bir başarı haline getiren şey oyuncaklardır.De computertechnologie is door de toepassing voor speelgoed wereldwijd een succes geworden.
Bilgisayarları tüm dünyada büyük bir başarı haline getiren şey oyuncaklardır.이 모델은 실제로 컴퓨터를 큰 성공으로 이끌었습니다, 마치
Bilgisayarları tüm dünyada büyük bir başarı haline getiren şey oyuncaklardır.lo que en realidad convirtió a los computadores en un gran éxito el mundo entero fueron los juguetes.
Bilgisayarları tüm dünyada büyük bir başarı haline getiren şey oyuncaklardır.שמה שהפך את המחשבים להצלחה כבירה, בעולם כולו
Bilgisayarları tüm dünyada büyük bir başarı haline getiren şey oyuncaklardır.النموذج الذي جعل من الحواسيب أعظم المنجزات وأنجحها في العالم
Bilgisayarları tüm dünyada büyük bir başarı haline getiren şey oyuncaklardır.おもちゃです コンピューターがおもちゃになって 子どもたちが
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum. Cevremizde fakir oldugu icin güzel kiyefet getiren olmiyor.Imi pare rau JanDi. din Moment ce vecinii nostri sunt saraci, nu aduc haine frumoase la curatatorie.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Beh, ho detto alla gente che possono riprendersi il denaro in ogni momento.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Bem, eu disse às pessoas que podem retirar o dinheiro a qualquer momento.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Bueno, le dije a la gente que puede tomar el dinero en cualquier momento.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Cóż, powiedziałem ludziom że mogą zabierać pieniądze w dowolnym czasie.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Eh bien, j'ai dit aux gens qu'ils peuvent prendre leur argent à tout moment.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Le-am spus oamenilor că pot să vină să îşi ceară banii oricând.
Birikimlerini bana getiren müşterilere, istedikleri zaman paralarını geri çekebileceklerini söyledim.Nuja, ik zei tegen mensen dat ze het geld op ieder moment konden opnemen.