Ana içeriğe geç
Sözlük

getirecek ile cümle

getirecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu Harold'un hayatına köklü bir değişiklik getirecektir.Ez változást hozott a Mill életében.
Diğer Kanada birlikleri çoğunlukla Vladivostok’da kalacak ve devriye görevini yerine getirecektir.A legtöbb kanadai Vlagyivosztok városában tartózkodott, ahol rutin- és rendőrségi feladatokat láttak el.
Bu toprak de kütlesi eğer limana ulaşsaydı limanı kullanılmaz hâle getirecekti.Ha ez végbe tud menni, akkor a port biztosan nyitva áll.
Dini inanışların her biri bu konuda farklı bir yaklaşım getirecektir.Kaikki maailman suuret uskonnot ovat erilaisia lähestymistapoja tähän uskontoon.
Bu, sadece rengi biraz daha soluk hale getirecektir.Tällöin myös väri vaihtuu kellertävämmäksi.
İnsan bilemez yarın neler getirecektir: Tanrı’nın elindedir yarının gerçekleri.Δεν ξέρουμε τι θα μας κρύψει και τι θα μας βγάλει η αυριανή μέρα.
Anubis ölüleri yargılanması için Osiris’e getirecektir.Uther dømmer efterfølgende Gaius til døden.
Bu süre içerisinde DSÖ işlevlerini yerine getirecek bir Ara Komisyon seçilmiştir.Kelompok ini kemudian menjadi komisi sementara yang bertanggung jawab atas pembentukan DGD.
Bu Harold'un hayatına köklü bir değişiklik getirecektir.Điều này khiến trong suy nghĩ của Morgan có một sự thay đổi lớn.
Ancak İngilizler ona, savaş sonunda vaatlerini yerine getireceklerine dair güvence vermeye devam ediyorlardı.Tuy cuối cùng, Hoàng Thái Cực cũng thuyết phục họ tán thành thực hiện chiến dịch.
Gelinini damat evine getirecek taksinin önüne hediye olarak el dokuması kilim bağlanır.彼らはアパートの母親に誓った通りにカフェの前に赤ん坊を残し、タクシーを拾い近くのホテルに入る。
Kullanacaklar mı, ya da suistimal edip sonra etkisiz hale mi getirecekler?取る・外す アイテムを取ったり外したりする時に使う。
Bu Harold'un hayatına köklü bir değişiklik getirecektir.ヘーゲルの人生にとって大きな転機が訪れる。
Nasılsa bana getirecekleri bir şeyleri kalmadı" diyebilmektedir sonunda.なら残せるものは残しておこうと思った」と語っている。
ICF'nin kullandığı dil farklı gruplar arasındaki iletişimi daha kolay hale getirecektir.使用ICF統一且標準化的語言與架構,對不同領域群體之間的溝通有所幫助。
Ertesi gün yemek getirecek olan kadına kura isabet eder.翌晩,女人又來買糖。
Böylece Yakup'un ileride İsrailoğulları'nı meydana getirecek olan 12 tane oğlu olmuş oldu.雅各有十二個兒子,他們的後代成為以色列的十二支派。
Bu İlk Karışıma evreni meydana getirecek olan hareketi verdiren Noustur.這會是打開新世界的福音嗎——。
Hızla ilerlemek, Leningrad Sovyet savunmasını neredeyse olanaksız hale getirecekti.즉시 진격이 시작되면서 소련은 레닌그라드 방어가 거의 불가능한것 처럼 보였다.
Bu, sadece rengi biraz daha soluk hale getirecektir.מעבר לכך, גם הצבע ידהה בקלות.
1910'da büyük ününü getirecek ilk kitabını yayınladı.בשנת 1910 הוציא לאור את ספר מסותיו הראשון.
Yetişkinler de baş ve boyun ağrısı getirecek diye korkarlar.במבוגרים עלולה לגרום לשבירת צלעות וסיבוכים נוספים.
Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir.По този начин градът си връща част от властта, загубена през вековете.
1974 yılında parlamenter demokrasiye dönüşten sonra Konstantin Karamanlis KKE’yi yasal hale getirecekti.Nakon obnove parlamentarne demokracije 1974., za Konstantina Karamanlisa legalizirana je KKE.
Her gün de dergâha üç ciğer getireceksin!"Prosječno se uoči tri bljeska dnevno.
Böylece Yakup'un ileride İsrailoğulları'nı meydana getirecek olan 12 tane oğlu olmuş oldu.Jakob (kasneje Izrael) naj bi imel dvanajst sinov, katerih imena je nosilo dvanajst izraelskih rodov.
Bu Harold'un hayatına köklü bir değişiklik getirecektir.To Dimitriju povsem spremeni življenje.
Bu özelliği ileride onu Bizans imparatorlarının en gözde sayfiye alanlarından biri haline getirecekti.Šis faktorius juos pavertė viena iš privilegijuotų imperijos tautų.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.A dovedie Hospodinovi svoju obeť za vinu ku dveriam stánu shromaždenia, barana obeti za vinu.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.De betrokken man zal een ram als zijn schuldoffer voor de HERE brengen bij de ingang van de tabernakel.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.El să aducă Domnului pentru vina lui, la uşa cortului întîlnirii, un berbece ca jertfă pentru vină.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.Er soll aber für seine Schuld dem HERRN vor die Tür der Hütte des Stifts einen Widder zum Schuldopfer bringen;
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.Ja mies tuokoon hyvityksenään Herralle vikauhri-oinaan ilmestysmajan ovelle.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.그 남자는 그 속건 제물 곧 속건제 수양을 회막 문 여호와께로 끌어 올 것이요
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.Laki-laki itu harus membawa seekor domba jantan ke depan pintu Kemah-Ku untuk kurban ganti rugi
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.L'uomo condurrà al Signore, all'ingresso della tenda del convegno, in sacrificio di riparazione, un ariete
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.Men han skal føre sitt skyldoffer frem for Herren, til inngangen til sammenkomstens telt, en skyldoffer-vær.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.Och han skall föra fram sitt skuldoffer inför HERREN, till uppenbarelsetältets ingång, en skuldoffersvädur.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.Og han skal bringe sit Skyldoffer for HERREN til Åbenbaringsteltets Indgang, en Skyldoffervæder,
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.On pak přivede obět za vinu svou Hospodinu ke dveřím stánku úmluvy, skopce za vinu.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.On pa naj prinese daritev za krivdo GOSPODU k vratom shodnega šatora, ovna v daritev za krivdo.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.Także kto by pojął żonę brata swego, sprośność jest; sromotę brata swego odkrył, bez dzieci będą.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.пусть приведет он Господу ко входу скинии собрания жертву повинности, овна в жертву повинности своей;
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.והביא את אשמו ליהוה אל פתח אהל מועד איל אשם׃
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.ويأتي الى الرب بذبيحة لاثمه الى باب خيمة الاجتماع كبشا ذبيحة اثم.
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.那 人 要 把 贖 愆 祭 、 就 是 一 隻 公 綿 羊 、 牽 到 會 幕 門 口 、 耶 和 華 面 前
Adam RABbe, Buluşma Çadırının giriş bölümüne, suç sunusu olarak bir koç getirecek.那人 要 把 贖愆祭 、 就是 一 隻 公 綿羊 、 牽到 會幕 門口 、 耶和華 面前
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Anh ấy bảo, "Khi bánh xe được đặt ở đúng vị trí, nó sẽ làm xe đạp tốt hơn."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."A srác szerint "ha megigazítod a kerekeit, egész bicikli sokkal jobb lesz."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek.""Com a retificação das rodas, "a bicicleta fica muito melhor."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."De man zei: "Weet je, als je de wielen uitlijnt, dat maakt de fiets zoveel beter."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Der Mann sagte mir, "wissen Sie, wenn Sie die Reifen einpassen, macht dass das Fahrrad so viel besser."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."El tipo dijo: "Cuando rectifica las ruedas hace que su bicicleta ande mucho mejor".
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Fyren sagde, "Du ved, når man afretter hjulene, gør det cyklen så meget bedre."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Gość powiedział: "Wiesz, po wycentrowaniu jeździ się o niebo lepiej".
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Il ragazzo mi disse: "Quando le "registri", la bici migliora molto." Il ragazzo mi disse:
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek.""Îndreptatul roților face bicicleta mult mai bună", îmi zice.
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."매장 남자가 말하길, "있잖아요, 바퀴를 참되게 하면요, 자전거가 훨씬 더 좋게 될 겁니다."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Le type m'a dit : "Avec des roues bien centrées, vous allez être tellement mieux sur ce vélo !"
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Mekaniken sa, "Om du håller hjulen i trim, så blir cykeln mycket bättre."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod