Kahretsin, onu niye getirdin?Hvorfor tog du dog hende med?
Kahretsin, onu niye getirdin?Ma perché te la sei portata dietro?
Kahretsin, onu niye getirdin?Miksi sinä sen tytön tänne raahasit?
Kahretsin, onu niye getirdin?Pero ¿para qué la has traído?
Kahretsin, onu niye getirdin?Po co ją zabrałeś?
Kahretsin, onu niye getirdin?Varför tog du med henne?
Kahretsin, onu niye getirdin?Γιατί την έφερες μαζί σου;
Kahretsin, onu niye getirdin?Зачем ты принёс её с собой?
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.Allemaal systemen voor wederzijdse overheidssteun.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.이 모든 시스템은 각국 정부가 서로 돕기 위해서입니다.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.To vše byly systémy pro podporu vzájemného vládnutí.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.Tutti sistemi di reciproco sostegno ai governi.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.Wszystko to systemy wspierania wspólnego rządzenia.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.Όλα συστήματα αμοιβαίας υποστήριξης μεταξύ κυβερνήσεων.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.כל המערכות הנחוצות לתמיכה ממשלתית הדדית.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.كل الأنظمة لدعم متبادل بين الحكومات.
Karşılıklı yönetim desteği ile ilgili her türlü düzeni getirdiniz.それは未だに効果的方針の重要な部分です
Konuşmakta olduğumuz bazı teknolojileri siz icat ettiniz ya da kullanabileceğimiz hale getirdiniz.여러분들이 발명하신, 혹은 적어도 예전에 비해 혁신화시킨, 우리들이 이야기 해온 어떤 기술들.
Konuşmakta olduğumuz bazı teknolojileri siz icat ettiniz ya da kullanabileceğimiz hale getirdiniz.Sommige besproken technologieën zijn door jullie uitgevonden, of ten minste revolutionair veranderd.
Konuşmakta olduğumuz bazı teknolojileri siz icat ettiniz ya da kullanabileceğimiz hale getirdiniz.חלק מהטכנולוגיות שדיברנו עליהם, אתם המצאתם, או לפחות עשיתם מהפכה בדרך השימוש בהם.
Konuşmakta olduğumuz bazı teknolojileri siz icat ettiniz ya da kullanabileceğimiz hale getirdiniz.بعض التكنولوجيات التي كنا نتحدث عنها، انتم اخترعتموها، أو علي الاقل ثورة في الطريقة التي تستخدم.
Konuşmakta olduğumuz bazı teknolojileri siz icat ettiniz ya da kullanabileceğimiz hale getirdiniz.テクノロジーの使用方法に革命をもたらした 君たちが一緒に時代をアナログからデジタルに変え
Küçük bir kitap yazdın ve hepsini gaza getirdin Bir bar salonunda hepsini ateşe verdinHai scritto un libricino, gli hanno dato fuoco! hai fatto il Putsch della birreria, gli hanno dato fuoco!
Küçük bir kitap yazdın ve hepsini gaza getirdin Bir bar salonunda hepsini ateşe verdinKirjoitit kirjan, lietsoit heitä oli oluttupavallankaappaus, lietsoit heitä
Küçük bir kitap yazdın ve hepsini gaza getirdinTon petit livre, ça les a enflammé
Laptopu getirdin mi?Du hast den Laptop?
Laptopu getirdin mi?Hai il portatile?
Laptopu getirdin mi?Tens o portátil?
Laptopu getirdin mi?Tu as l'ordi?
Laptopu getirdin mi?Έφερες το λάπτοπ;
Laptopu getirdin mi?Ты принёс лэп-топ?
Laptopu getirdin mi?ここ、ここにあるわ
Merhaba. Çok güzel! Bunu bana mı getirdiniz?انها جميلة هل هي لي؟
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.(79:9) Из Египта перенес Ты виноградную лозу, выгнал народы и посадил ее;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.(80:9) Tu avais arraché de l`Égypte une vigne; Tu as chassé des nations, et tu l`as plantée.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Bože Zástupov, navráť nás a daj svietiť svojej tvári, a budeme spasení!
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Du hast einen Weinstock aus Ägypten geholt und hast vertrieben die Heiden und denselben gepflanzt.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Du rykked en Vinstok op i Ægypten, drev Folkeslag bort og plantede den;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Gud, hærskarenes Gud, reis oss op igjen, og la ditt åsyn lyse, så vi blir frelst!
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Gud Sebaot, upprätta oss, och låt ditt ansikte lysa, så att vi varda frälsta.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Jumala Sebaot, saata meidät entisellemme, valista kasvosi, niin me autetuiksi tulemme.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.주께서 한 포도나무를 애굽에서 가져다가 열방을 쫓아내시고 이를 심으셨나이다
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.O Boże zastępów; przywróć nas, a rozjaśnij nad nami oblicze twoje, a będziemy zbawieni.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Ó Bože zástupů, navrať nás, a dej, ať nám svítí oblíčej tvůj, a spaseni budeme.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Rialzaci, Dio degli eserciti, fà risplendere il tuo volto e noi saremo salvi
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Seregek Istene, állíts helyre minket; világoltasd a te orczádat, hogy megszabaduljunk!
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Trajiste una vid de Egipto; echaste a las naciones y la plantaste
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Trouxeste do Egito uma videira; lançaste fora as nações, e a plantaste.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Trto si bil prestavil iz Egipta, pregnal si narode, da bi jo zasadil.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Tu ai adus o vie din Egipt, ai izgonit neamuri, şi ai sădit -o.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Từ Ê - díp-tô Chúa đã dời sang một cây nho ; Chúa đuổi các dân ra , rồi trồng cây ấy ;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Từ Ê-díp-tô Chúa đã dời sang một cây nho; Chúa đuổi các dân ra, rồi trồng cây ấy;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Αμπελον εξ Αιγυπτου μετεκομισας εξεδιωξας εθνη και εφυτευσας αυτην.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Пренесъл си лоза из Египет. И като си изгонил народите нея си насадил.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.גפן ממצרים תסיע תגרש גוים ותטעה׃
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.كرمة من مصر نقلت. طردت امما وغرستها.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.你 從 埃 及 挪 出 一 棵 葡 萄 樹 、 趕 出 外 邦 人 、 把 這 樹 栽 上
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.你 從 埃及 挪出 一 棵 葡萄樹 、 趕出 外邦人 、 把 這樹 栽上
Ne diye bizi bu lanet olası yere getirdin ki?"De ce ne-ai adus în locul acesta nenorocit?"
Ne diye bizi bu lanet olası yere getirdin ki?"Dlaczego zaciągnąłeś nas w to cholerne miejsce?"