Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdin ile cümle

getirdin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aspirin getirdin mi?А аспірин приймали?
Aspirin getirdin mi?هل قمت بأخذ حبوب قاتلة للألم؟
Babasına, "Babacığım, neden bana okunmasını sevmediğim kitabı getirdin buraya?""아빠, 왜 제가 읽고 싶지 않은 책을 가지고 오셨어요?"
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ai daquele que diz ao pai: Que é o que geras? e � mulher: Que dás tu � luz?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ay del que dice al padre: "¿Qué engendras?", y a la mujer: "¿Qué das a luz?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Běda tomu, kterýž říká otci: Co zplodíš? A ženě: Co porodíš?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Beda tomu, kto hovorí otcovi: Načo plodíš? A žene: Načo rodíš?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Biada temu, który mówi ojcu: Cóż płodzisz? a niewieście: Cóż porodzisz?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Celakalah orang yang berkata kepada orang tuanya, "Mengapa saya dilahirkan begini?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Chi oserà dire a un padre: «Che cosa generi?» o a una donna: «Che cosa partorisci?»
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Gorje njemu, ki pravi očetu: Čemu rodiš? in ženi: Čemu si v porodnih bolečinah?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Jaj annak, a ki atyjának mondja: Miért nemzesz? és az asszonynak: Miért szülsz?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Khốn thay cho kẻ nói cùng cha mình rằng : Cha sinh_ra gì ? và cùng đờn bà rằng : Ngươi đẻ gì ?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Khốn thay cho kẻ nói cùng cha mình rằng: Cha sinh ra gì? và cùng đờn bà rằng: Ngươi đẻ gì?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!아비에게 묻기를 네가 무엇을 났느냐 어미에게 묻기를 네가 무엇을 낳으려고 구로하느냐 하는 자에게 화 있을진저
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Malheur à qui dit à son père: Pourquoi m`as-tu engendré? Et à sa mère: Pourquoi m`as-tu enfanté?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Vai de cine zice tatălui său: ,Pentru ce m'ai născut?` Şi mamei sale: ,Pentru ce m'ai făcut?``
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ve den, der siger til sin Fader: "Hvad kan du avle?" til sin Moder: "Hvad kan du føde?"
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ve den som sier til sin far: Hvorfor avler du? og til kvinnen: Hvorfor føder du?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ve dig som säger till din fader: »Icke kan du avla barn» och till hans hustru: »Icke kan du föda barn»!
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Voi sitä, joka sanoo isälleen: "Mitä sinä kelpaat siittämään?" ja äidilleen: "Mitä sinä kelpaat synnyttämään?"
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Weh dem, der zum Vater sagt: Warum hast du mich gezeugt? und zum Weibe: Warum gebierst du?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ουαι εις τον λεγοντα προς τον πατερα, τι γεννας; προς την γυναικα, τι κοιλοπονεις;
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Горе тому, кто говорит отцу: „зачем ты произвел меня на свет?", а матери: „зачемты родила меня ?"
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Горко на онзи, който казва на баща си : Какво раждаш? Или на жена му: Какво добиваш?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!הוי אמר לאב מה תוליד ולאשה מה תחילין׃
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!ويل للذي يقول لابيه ماذا تلد وللمرأة ماذا تلدين
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!禍 哉 、 那 對 父 親 說 、 你 生 的 是 甚 麼 呢 . 或 對 母 親 〔 原 文 作 婦 人 〕 說 、 你 產 的 是 甚 麼 呢
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!禍哉 、 那 對 父親說 、 你 生 的 是 甚 麼 呢 . 或 對 母親 〔 原文 作 婦人 〕 說 、 你 產 的 是 甚 麼呢
- Belki de yanımıza davet etmeliyiz. Ne getirdin?Y seguramente se llama así.
Beni apar topar buraya getirdiniz.- Biar aku jelaskan.
Beni apar topar buraya getirdiniz.-Để tôi nói cho rõ ...
Beni apar topar buraya getirdiniz.Ricapitoliamo.
Beni apar topar buraya getirdiniz.- So ähnlich. - Das gibt's doch nicht!
Beni apar topar buraya getirdiniz.-Suunnilleen.
Beni apar topar buraya getirdiniz.- Tja...
Beni apar topar buraya getirdiniz.- Ungefär...
Beni apar topar buraya getirdiniz. Üstelik projemi çalmışsınız.Ciągnęliście mnie przez pół świata, bo ukradliście mój projekt.
Beni apar topar buraya getirdiniz.Vejamos se entendo...
Beni apar topar buraya getirdiniz.-V podstatě. Moment...
Beni apar topar buraya getirdiniz.دعنى أستوضح هذا سحبت منصة تنقيب عن النفط
Benim düşüncem bu değildi. Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.Δεν ήταν δική μου ιδέα αυτό, εσύ με έφερες εδώ, δεν μπορείς να με παρατήσεις τώρα.
Benim düşüncem bu değildi. Sen beni buraya getirdin, beni şimdi başından savamazsın.Вие ме докарахте тук, не може да ме зарежете сега.
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.Fui tuyo desde el "Hola."
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.Ihr habt es geschafft, dass ich sage:
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.Ik was in de ban vanaf: "Hallo."
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.iPhoneが欲しい
Beni, "Merhaba" demeye getirdin."여보세요"라고 말하는 순간 전 반해버렸어요+_+
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.M-ai convins de la "Buna ziua"
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.Sono vostro da "Hello"
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.Tôi đã thích nó như vậy đấy
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.Tu m'as séduit dès le départ.
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.Ты завоевал меня с первого взгляда
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.קנית אותי ב,"שלום."
Beni, "Merhaba" demeye getirdin.جذبتني من أول وهلة "مرحبا"
Beraberinde bir sürü şey getirdin.E ti sei portata dietro tante cose.
Beraberinde bir sürü şey getirdin.Un montón de cosas trajiste contigo.
Bize the Yemen Times'dan birkaç görüntü getirdin.Anda telah membawakan gambar-gambar dari Yemen Times.
Bize the Yemen Times'dan birkaç görüntü getirdin.Ci ha portato immagini dallo 'Yemen Times'.
Bize the Yemen Times'dan birkaç görüntü getirdin.Du har tagit med dig bilder från Yemen Times.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod