Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Захранена от символиката на нейния мит и страстта на моите тренировки, донесох железен фокус в моя танц.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.מועצמת על ידי הסימבוליות של המיתוס והלהט באימונים שלי, הפכתי את המחול שלי לחד כלייזר.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.مدفوعة برمزية الأسطورة و شغفي للتدريب ركزت بحدة شديدة على رقصي
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.私の稽古への情熱が 私をより舞踊に集中させました どのくらいの集中力だったかというと
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.He traído a un invitado, el comandante Miles.
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.Ho portato un ospite, maggiore Miles.
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.Jeg har taget en gæst med, major Miles.
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.-Just... Jag har med mig en gäst, major Miles.
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.Przyprowadziłem gościa, majorze Miles.
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.Tenho um convidado, Major Miles.
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.Έφερα κι έναν καλεσμένο, ταγματάρχη Μάιλς.
Bir misafir getirdim, Binbaşı Miles.Я привёз с собой гостя, майор Майлз.
- Bitir şunun işini, A.J. - Getirdim, adamım. Haydi!Пробивай, Ей Джей.
- Bitir şunun işini, A.J. - Getirdim, adamım. Haydi!Пробивай, Ей Джей.
- Bitir şunun işini, A.J. - Getirdim, adamım. Haydi!בוא נרכיב את הפצצה .ונלך הביתה
- Bitir şunun işini, A.J. - Getirdim, adamım. Haydi!هيا لأسفل أى جى لقد أحضرت هذا لنذهب
- Bitir şunun işini, A.J. - Getirdim, adamım.Kör ner den, A.J.!
- Bitir şunun işini, A.J. - Getirdim, adamım.¡Mételo hasta adentro, A.J.!
- Bitir şunun işini, A.J. - Getirdim, adamım.- Vino jos, A.J. - Las-o pe mine.
Biz hiç bir şey istemiyoruz bu yüzden onları buraya ben getirdim , çok konuşuyorDar nu am comandat nimic. Din cauza asta va servesc din propie initiativa. De ce vorbesti atat de mult...
Biz hiç bir şey istemiyoruz bu yüzden onları buraya ben getirdim , çok konuşuyorPor eso lo traigo yo mismo. Por qué hablarás tanto... ¿Qué tipo de lugar es este?
Bugün size bir ziyaretçi getirdim.Hoje, trouxe comigo uma visita para vocês os dois.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim.Ho qui con me qualcuno che vorrebbe farvi visita.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim.Jag har med mig en besökare åt er idag.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim.Jeg har taget en gæst med til jer i dag.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim.Le he traído una visita.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim. Ziyaretçi mi?- Przyprowadziłem wam gościa.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim. Ziyaretçi mi?-Toin teille vieraan.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim.Σας έφερα μία επισκέπτρια.
Bugün size bir ziyaretçi getirdim.Я привёл к вам посетителя.
Bu konuyu neden gündeme getirdim?그 날의 Barack의 연설이 오늘 떠오르는 이유는
Bu konuyu neden gündeme getirdim?Và tôi nghĩ về điều đó hôm nay bởi vì tôi tin rằng tất cả các bạn ở ngôi trường này
Bu konuyu neden gündeme getirdim?ואני חושבת על זה היום מפני
Bu konuyu neden gündeme getirdim?وأنا افكر في ذلك اليوم لأنني
Bu konuyu neden gündeme getirdim?この学校にいる皆さんが
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Also schlug ich das dem Bürgermeister vor, während ich Abteilungen baute.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Asta i-am propus primarului în timp ce compartimentam.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Dat stelde ik voor aan de burgemeester toen ik die scheidingswanden maakte.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Jadi saya usulkan pada walikota saat saya membuat partisi.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Jag föreslog detta för borgmästaren medan jag byggde skiljeväggar.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.J'ai donc proposé ceci au maire pendant que je faisais les cloisons.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.그래서 칸막이를 만드는 동안 저는 시장에게 제안했습니다.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Nên tôi đề xuất với ngài thị trưởng trong lúc làm những vách ngăn.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Počas rozdeľovania jednotiek som to navrhol starostovi.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Powiedziałem o tym burmistrzowi, gdy tworzyłem ściany działowe.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Quindi l'ho proposto al sindaco mentre facevo i divisori.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Έτσι, το πρότεινα στον δήμαρχο ενώ έκανα τα διαχωριστικά.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Итак, я предложил всё это мэру, пока делал перегородки.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.Я запропонував це меру, коли будував перегородки.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.אז הצעתי זאת לראש העיר בזמן בניית המחיצות.
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.لذا اقترحت ذلك على رئيس البلدية حينما كنت أعمل معهم في بناء القواطع
Bu nedenle bölümleri yaparken belediye başkanına öneri getirdim.宮城県女川町で とても良い町長に出会い
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.Am adus cărţile astea cu mine pentru că au fost scrise de scriitorii preferaţi ai bunicului meu.
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.Azért hoztam őket ma magammal, mert a nagyapám kedvenc íróitól valók.
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.Eu trouxe-os comigo porque foram escritos pelos autores favoritos do meu avô.
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.Ich habe diese Bücher mitgebracht, weil sie von den Lieblingsautoren meines Großvaters geschrieben wurden.
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.Ik heb deze boeken meegebracht omdat ze geschreven zijn door de favoriete auteurs van mijn opa.
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.Jag tog med mig dessa böcker för att det skrevs av min farfars favoritförfattare
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.J'ai apporté avec moi ces livres parce qu'ils ont été écrits par les auteurs préférés de mon grand-père.
Bunları yanımda getirdim çünkü bunlar büyükbabamın en sevdiği yazarlar tarafından yazılmış.Jeg tog disse bøger med mig, fordi de blev skrevet af min bedstefars yndlingsforfattere.