Eserin adı "Şehri Altına Üstüne Getirdim"切り絵の作品に
- Evet. Bunu İspanya'dan getirdim.- Tak, przywiozłem go z Hiszpanii?
- Evet. Bunu İspanya'dan getirdim. Wow.Da, tega sem prinesel iz Španije.
- Evet. Bunu İspanya'dan getirdim. Wow.- Igen, azt Spanyolországban vettem.
- Evet. Bunu İspanya'dan getirdim. Wow....והנברשות, האם זה- .כן, את זה הבאתי מספרד-
Evet. Ekselanslarına bazı belgeler getirdim.Jeg kom med nogle dokumenter til Hans Excellence.
Evet. Ekselanslarına bazı belgeler getirdim.Przyszłam z dokumentami dla Jego Ekscelencji.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Ale pomaly mi začalo svitať, že sa tu deje niečo pomerne zvláštne.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Dar incet-incet am inceput sa-mi dau seama ca ceva special se intampla.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.De a poco me di cuenta que algo mas bien especial estaba pasando.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Doch langsam begann es mir zu dämmern, dass da etwas ziemlich ungewöhnliches vor sich ging.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Hitaasti aloin kuitenkin ymmärtää, että jotain hyvin erikoista tapahtui.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.하지만 천천히 깨닫게 되었습니다. 뭔가 특별한 일이 일어나고 있다고요.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Lassan azonban sejteni kezdtem, hogy valami igazán különleges történik.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Maar langzaam begon het me te dagen, dat er iets nogal speciaals aan de hand was.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Mais lentement ça a commencé à m'intriguer. Quelque chose d'assez spécial se passait.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Ma lentamente ho realizzato che stava succedendo qualcosa di particolare.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Men langsomt begyndte det at trænge ind for mig, at noget temmelig specielt skete.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Nhưng dần dần có gì đó khá đặc biệt đang xảy ra.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Αλλά σταδιακά συνειδητοποίησα, πως κάτι πολύ σημαντικό συνέβαινε.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.Но бавно започна да ми просветва, че се случваше нещо доста специално.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.אבל אט אט החל מתחוור לי, שמשהו די מיוחד מתרחש.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.ولكن ببطىء اتضح لي، أن شيئاً متميزاً جداً يحدث.
Fakat yavaş yavaş ilgimi çekti, burada özel bir şey olduğuna kanaat getirdim.見え始めてきました トンボの産卵には淡水が必要不可欠だからです
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Då sade den unge mannen till honom: »Allt detta har jag hållit. Vad fattas mig ännu?»
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Da sprach der Jüngling zu ihm: Das habe ich alles gehalten von meiner Jugend auf; was fehlt mir noch?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Den unge Mand siger til ham: "Det har jeg holdt alt sammen; hvad fattes mig endnu?"
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Den unge mann sa til ham: Alt dette har jeg holdt; hvad fattes mig ennu?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Dí jemu mládenec: Všeho toho ostříhal jsem od své mladosti. Čehož mi se ještě nedostává?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Disse-lhe o jovem: Tudo isso tenho guardado; que me falta ainda?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››El joven le dijo: --Todo esto he guardado. ¿Qué más me falta
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Il giovane gli disse: «Ho sempre osservato tutte queste cose; che mi manca ancora?»
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››그 청년이 가로되 이 모든 것을 내가 지키었사오니 아직도 무엇이 부족하니이까
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Le jeune homme lui dit: J`ai observé toutes ces choses; que me manque-t-il encore?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››"Maar daar heb ik mij altijd aan gehouden. Wat moet ik dan nog meer doen?" vroeg de jonge man.
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Mladenič mu reče: Vse to sem izpolnjeval od mladosti svoje; česa mi je še treba?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Monda néki az ifjú: Mindezeket megtartottam ifjúságomtól fogva; mi fogyatkozás van még bennem?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Na to mu povedal mládenec: To všetko som zachoval od svojej mladosti, čo mi ešte chýba?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Người trẻ đó thưa rằng : Tôi đã giữ đủ các điều nầy ; còn thiếu chi cho tôi nữa ?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Người trẻ đó thưa rằng: Tôi đã giữ đủ các điều nầy; còn thiếu chi cho tôi nữa?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Nuorukainen sanoi hänelle: "Kaikkia niitä minä olen noudattanut; mitä minulta vielä puuttuu?"
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Rzekł mu młodzieniec: Tegom wszystkiego przestrzegał od młodości swojej; czegoż mi jeszcze nie dostaje?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››"Semua perintah itu sudah kuturuti," jawab orang muda itu. "Apa lagi yang perlu?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Tînărul I -a zis: ,,Toate aceste porunci le-am păzit cu grijă din tinereţa mea; ce-mi mai lipseşte?``
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Λεγει προς αυτον ο νεανισκος Παντα ταυτα εφυλαξα εκ νεοτητος μου τι μοι λειπει ετι;
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Каже Йому молодець: Все се хоронив я з малку мого; чого ще не достає менї?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››мъкът Му каза: Всичко това съм пазил [от младостта си]; какво ми още недостига?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››Юноша говорит Ему: все это сохранил я от юности моей; чего еще недостает мне?
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››ויאמר אליו הבחור את כל אלה שמרתי מנעורי ומה חסרתי עוד׃
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››قال له الشاب هذه كلها حفظتها منذ حداثتي. فماذا يعوزني بعد.
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››那 少 年 人 說 、 這 一 切 我 都 遵 守 了 . 還 缺 少 甚 麼 呢
Genç adam, ‹‹Bunların hepsini yerine getirdim›› dedi, ‹‹Daha ne eksiğim var?››那 少年人 說 、 這一切 我 都 遵守 了 . 還 缺少 甚 麼呢
Gerçekte bu ivme tamamen sabit değildir ama burada işleri biraz kolay hale getirdim. . . .De motoren zijn in staat om een constante versnelling te leveren. Versnelling van 1,0 m/s per seconde
Gerçekte bu ivme tamamen sabit değildir ama burada işleri biraz kolay hale getirdim. . . .Eller, ett annat sätt att skriva detta är 1,0 m/s per sekund som också kan skrivas som:
Gerçekte bu ivme tamamen sabit değildir ama burada işleri biraz kolay hale getirdim. . . .J'ai cherché sa vitesse de décolage,
Gerçekte bu ivme tamamen sabit değildir ama burada işleri biraz kolay hale getirdim. . . .기장이 "이륙 한다"라고 얘기할 때부터 실제로 비행기가 이륙할 때까지 가속도가 일정하다고 합시다.
Gerçekte bu ivme tamamen sabit değildir ama burada işleri biraz kolay hale getirdim. . . .Una aceleración de 1.0 m/s^2 metros por segundo segundo.
Gerçekte bu ivme tamamen sabit değildir ama burada işleri biraz kolay hale getirdim. . . .תאוצה קבועה. לכן בואו רק נאמר שמהרגע שהטייס אומר
Gerçekte bu ivme tamamen sabit değildir ama burada işleri biraz kolay hale getirdim. . . .ثابت تماما. ولكن لنقل: من اللحظة التي يقول فيها الطيّار
- Getirdim, adamım.-Biết rồi!Làm đi!