Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdiler ile cümle

getirdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Terörist'i dünyaya getirdiler.Man lanserade "terroristen".
Terörist'i dünyaya getirdiler.Έτσι γεννήθηκε ο "Τρομοκράτης".
Terörist'i dünyaya getirdiler.Така се родиха "Терористите".
Terörist'i dünyaya getirdiler.Так они сотворили "Террориста".
Terörist'i dünyaya getirdiler."مع أي شخص يتحدى المنظومة , لذا ولد مصطلح "الإرهابي
Üç yıl içinde, ev başına yaklaşık 100 dolar harcayarak, her bir evi sivrisinek-geçirmez hale getirdiler.3년에 걸쳐, 한집 당 100달러씩을 들인 끝에 모든 집들에 방충 시설을 할 수 있었습니다.
Üç yıl içinde, ev başına yaklaşık 100 dolar harcayarak, her bir evi sivrisinek-geçirmez hale getirdiler.ובתוך שלוש שנים, תמורת כ-100 דולר לבית, הם מיגנו כל בית מפני יתושים.
Üç yıl içinde, ev başına yaklaşık 100 dolar harcayarak, her bir evi sivrisinek-geçirmez hale getirdiler.و فى خلال ثلاث سنوات, حوالى 100 دولار لكل بيت, قاموا بتحصين كل البيوت ضد البعوض.
Üç yıl içinde, ev başına yaklaşık 100 dolar harcayarak, her bir evi sivrisinek-geçirmez hale getirdiler.全戸に蚊除け処理を施したのです こちらがデータです
Ve bizi sadece kendilerinin dağıtım yapabileceği sistemlere bağımlı hâle getirdiler,또 현대적 체계에서만 가능한 유통 환경에 우리가 의존하도록 만들었죠.
Ve bizi sadece kendilerinin dağıtım yapabileceği sistemlere bağımlı hâle getirdiler,We zijn afhankelijk gemaakt van systemen die alleen zij ons kunnen
Ve bizi sadece kendilerinin dağıtım yapabileceği sistemlere bağımlı hâle getirdiler,היא שהן יצרו בדיוק את מה שהבטיחו שיעשה קל יותר להרבה יותר קשה.
Ve bizi sadece kendilerinin dağıtım yapabileceği sistemlere bağımlı hâle getirdiler,و هي أيضاً جعلتنا نعتمد على الأنظمة التي يستطيعون توصيلها فقط
Ve bizi sadece kendilerinin dağıtım yapabileceği sistemlere bağımlı hâle getirdiler,持続出来ないシステムだということは ご存じの通りです
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.E nós dissemos: "Tudo bem, vamos reunir-nos, "tragam-nos o vosso plano de negócios", o que acabaram por fazer.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.E quindi abbiamo detto ok, va bene, incontriamoci portateci il vostro progetto, cosa che fecero.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.그래서 저희는, 그 신문사에 사업구상표를 짜온 다음 만날 것을 요청했습니다. 그리고 회의가 성사되었습니다.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.Powiedzieliśmy - w porządku, spotkajmy się, przynieście nam swój biznes plan, co też zrobili.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.Și am spus: "În regulă; să ne întâlnim; voi ne aduceți planul vostru de afaceri." Ceea ce au și făcut.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.We zeiden: "Oké, laten we vergaderen. Breng je bedrijfsplan mee."
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.Y dijimos: bueno, reunámonos y tráiganos su plan de negocio.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.И мы сказали, ну ладно, давайте встретимся, вы приносите вам бизнес план, что они в итоге и сделали.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.ואנחנו אמרנו, זה בסדר, בואו נפגש תביאו את התכנית העיסקית, מה שבסופו של דבר הם עשו.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.وقلنا، هناك -- هذا جيّد، دعونا نجتمع، قدّموا لنا خطة عملكم، وهذا ما فعلوه في النهاية.
Ve dediğimiz gibi, önemli değil, bir toplantı yapalım, bize iş planınızı getirin dedik ve neticede getirdiler.ビジネスプランを 持ってこさせました 会合が始まり
Ve en sonunda anlık mesaj sistemini iş bilgisayarlarına koydular. Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.Și au reușit să-și instaleze messengerul pe computerul de la serviciu.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Arătaţi-Mi banul birului.`` Şi ei I-au adus un ban (Greceşte: dinar.).
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Hãy đưa cho ta xem đồng tiền nộp thuế. Họ đưa cho Ngài một đơ-ni-ê.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Hãy đưa cho ta xem đồng_tiền nộp thuế . Họ đưa cho Ngài một đơ - ni - ê .
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.셋돈을 내게 보이라 하시니 데나리온 하나를 가져왔거늘
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Låten mig se skattepenningen.» Då lämnade de fram till honom en penning.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Montrez-moi la monnaie avec laquelle on paie le tribut. Et ils lui présentèrent un denier.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Mostradme la moneda del tributo. Ellos le presentaron un denario
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Mostrai-me a moeda do tributo. E eles lhe apresentaram um denário.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Mostratemi la moneta del tributo». Ed essi gli presentarono un denaro
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Mutassátok nékem az adópénzt. Azok pedig oda vivének néki egy dénárt.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Näyttäkää minulle veroraha." Niin he toivat hänelle denarin.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Pokażcie mi monetę czynszową; a oni mu podali grosz.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Pokažite mi davčni denar. In oni mu prineso denar.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Ukážte mi daňový peniaz! A oni mu doniesli denár.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Ukažte mi peníz daně. A oni podali mu peníze.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Viser mig Skattens Mønt!" Og de bragte ham en Denar".
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Vis mig skattens mynt! De rakte ham da en penning.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Weiset mir die Zinsmünze! Und sie reichten ihm einen Groschen dar.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.δειξατε μοι το νομισμα του δασμου οι δε εφεραν προς αυτον δηναριον.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Покажете Ми данъчната монета. И те Му донесоха един пеняз.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.покажите Мне монету, которою платится подать. Они принесли Ему динарий.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.Покажіть менї гріш податковий. Вони ж принесли йому денария.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.הראוני את מטבע המס ויביאו לו דינר׃
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.أروني معاملة الجزية. فقدموا له دينارا.
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.拿 一 個 上 稅 的 錢 給 我 看 。 他 們 就 拿 一 個 銀 錢 來 給 他
Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!›› Ona bir dinar getirdiler.拿 一 個 上稅 的 錢給 我 看 。 他 們 就 拿 一 個銀錢來 給他
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.Agora, têm este canal sempre aberto.
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.Dan sekarang, sudah jelas, mereka membukanya.
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.En ze activeren die natuurlijk.
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.E ora, ovviamente, hanno via libera.
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.És most már nyilvánvalóan meg is nyitották.
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.그리고 이제는, 눈에 띄게, 그들은 메신저를 열어놓습니다.
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler.Maintenant, évidemment, ils la laissent ouverte.
Ve şimdi, besbelli, açık hale getirdiler. Ne zaman boş bir an bulsalar birbirleriyle sohbet ediyorlar.Теперь, конечно же, они переговариваются открыто, как только выпадает малейшая возможность.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod