Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.A oni podali mu. Tedy řekl jim: Čí jest tento obraz a nápis? A oni řekli mu: Císařův.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Azok pedig hozának. És monda nékik: Kié ez a kép és a felírás? Azok pedig mondának néki: A Császáré.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.De gav ham en. Og han sier til dem: Hvis billede og påskrift er dette? De sa til ham: Keiserens.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.E eles lho trouxeram. Perguntou-lhes Jesus: De quem é esta imagem e inscrição? Responderam-lhe: De César.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Họ đem cho Ngài một đồng , Ngài bèn phán rằng : Hình và hiệu nầy của ai ? Họ trả_lời rằng : Của_Sê - sa .
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Họ đem cho Ngài một đồng, Ngài bèn phán rằng: Hình và hiệu nầy của ai? Họ trả lời rằng: Của Sê-sa.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.가져왔거늘 예수께서 가라사대 이 화상과 이 글이 뉘 것이냐 가 로되 가이사의 것이니이다
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Oni pa prineso. In jim reče: Čigava je ta podoba in napis? Oni mu pa reko: Cesarjeva.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Se lo trajeron, y él les dijo: --¿De quién es esta imagen y esta inscripción? Le dijeron: --Del César
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Tedy mu oni przynieśli; a on im rzekł: Czyjże to jest obraz i napis? A oni mu powiedzieli: Cesarski.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Und sie brachten ihm. Da sprach er: Wes ist das Bild und die Überschrift? Sie sprachen zu ihm: Des Kaisers!
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Вони ж принесли. І рече їм: Чиє обличчє се й надпис? Вони ж сказали Йому: Кесареве.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.И те Му донесоха. Тогава им казва: Чий е тоя образ и надпис? А те му рекоха: Кесарев.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.Они принесли. Тогда говорит им: чье это изображениеи надпись? Они сказали Ему: кесаревы.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.ויביאו ויאמר אליהם של מי הצורה הזאת והמכתב אשר עליו ויאמרו אליו של הקיסר׃
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.فأتوا به. فقال لهم لمن هذه الصورة والكتابة. فقالوا له لقيصر.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.他 們 就 拿 了 來 。 耶 穌 說 。 這 像 和 這 號 是 誰 的 . 他 們 說 、 是 該 撒 的
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.他 們 就 拿 了 來 。 耶穌說 。 這像 和 這號 是 誰 的 . 他 們說 、 是 該撒的
Paris'e geri getirdiler.다시 데리고 돌아왔습니다
Paris'e geri getirdiler.و اعادوهم إلى باريس
Paris'e geri getirdiler.これは、ヴァレンヌ事件と言われている。
Sanırım beni size yardım etmem için getirdilerChyba wezwali mnie żebym ci pomógł.
Sanırım beni size yardım etmem için getirdilerImmagino che mi abbiano chiamato per darvi una mano.
Sanırım beni size yardım etmem için getirdilerProbabil m-au chemat să vă ajut.
Sanırım beni size yardım etmem için getirdilerSupongo que me llamaron para ayudarlo.
Sanırım beni size yardım etmem için getirdilerTakľe mě asi zavolali, abych Vám pomohl.
Sanırım beni size yardım etmem için getirdilerΥποθέτω πως με κάλεσαν για να σας βοηθήσω.
Sanırım beni size yardım etmem için getirdilerЯ догадываюсь, что меня сюда вызвали вам на подмогу.
Sanırım beni size yardım etmem için getirdiler私が使える電話ありますか?
Sevimli bir örnek. Hepinizin tanıdığı dört yoldaşımız,... ...bir kamyonu zırhlı hale getirdiler.Ale ten samochód nigdy nie był w akcji.
Sevimli bir örnek. Hepinizin tanıdığı dört yoldaşımız,... ...bir kamyonu zırhlı hale getirdiler.Toda ta tovornjak ni bil nikoli v akciji.
Şirketin aşırı pahalı bir fiyattan işlem gördüğüne kanaat getirdiler ve sattılar.A protože x, y a z, tato firma je skutečně nadhodnocená.
Şirketin aşırı pahalı bir fiyattan işlem gördüğüne kanaat getirdiler ve sattılar.왜냐하면 x, y, z 이 회사들은 정말로
Şirketin aşırı pahalı bir fiyattan işlem gördüğüne kanaat getirdiler ve sattılar.高く評価されていることを見つけます。
Sizi buraya neden getirdiler?De ce naiba te-au adus aici?
Sizi buraya neden getirdiler?Perche' diavolo l'hanno portata qui?
Sizi buraya neden getirdiler?Po kiego diabła pana tu ściągnęli?
Sizi buraya neden getirdiler?Proč Vás sem vlastně přivezli?
Sizi buraya neden getirdiler? -Sizi de mi helikopterle aldılar? -Siz tam olarak kimsiniz?¿Para qué demonios está aquí? - ¿Lo trajeron en helicóptero también?
Sizi buraya neden getirdiler?Γιατί στο καλό σε φέρανε εδώ;
Sizi buraya neden getirdiler?А вас-то они зачем сюда вызвали?
Sizi buraya neden getirdiler?あなたもヘリコプターで連れてこられました? >君は一体誰?
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.De lurade dig grundligt, general Hakuro.
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.De snød dig godt og grundigt, general Hakuro.
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.Enganaram-nos bem, General Hakuro.
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.Te han engañado como a un bobo, general Hakuro.
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.Teitä vedätettiin täysin, kenraali Hakuro.
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.Ti hanno manipolato come un burattino, generale Hakuro.
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.Zagrali panem, generale Hakuro.
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.Σε κορόιδεψαν σαν μωρό, στρατηγέ Χάκουρο!
Sizi oyuna getirdiler, General Hakuro.Вас обвели вокруг пальца, генерал Хакуро.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.A priviedli ho k Ježišovi a hodiac na osľa svoje rúcha vysadili naň Ježiša.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.Elvivék azért azt Jézushoz: és az õ felsõruháikat a vemhére vetvén, Jézust reá helyhezteték.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.Et ils amenèrent à Jésus l`ânon, sur lequel ils jetèrent leurs vêtements, et firent monter Jésus.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.Hai người bèn dắt lừa về cho Ðức Chúa Jêsus; rồi lấy áo mình trải trên con lừa, nâng Ngài lên cỡi.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.Hai người bèn dắt lừa về cho Ðức_Chúa_Jêsus ; rồi lấy áo mình trải trên con lừa , nâng Ngài lên cỡi .
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.In pripeljeta ga k Jezusu; in polože svoja oblačila na žrebe ter posade nanje Jezusa.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.I přivedli je k Ježíšovi, a vloživše roucha svá na oslátko, vsadili na ně Ježíše.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.I przywiedli je do Jezusa, a włożywszy szaty swoje na ono oślę, wsadzili Jezusa na nie.
Sıpayı İsaya getirdiler, üzerine kendi giysilerini atarak İsayı üstüne bindirdiler.Ja he veivät sen Jeesuksen luo ja heittivät vaatteensa varsan selkään ja istuttivat Jeesuksen niiden päälle.