Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdiler ile cümle

getirdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.In dospeli so v Ofir in tam naložili zlata štiristo in dvajset talentov ter ga pripeljali kralju Salomonu.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.und sie kamen gen Ophir und holten daselbst vierhundertzwanzig Zentner Gold und brachten's dem König Salomo.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.и отправились они в Офир, и взяли оттуда золота четыреста двадцать талантов, и привезли царю Соломону.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.Те отиваха в Офир, от гдето взеха четиристотин и двадесет таланта злато, и го донесоха на цар Соломона.
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.ויבאו אופירה ויקחו משם זהב ארבע מאות ועשרים ככר ויבאו אל המלך שלמה׃
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.فأتوا الى اوفير واخذوا من هناك ذهبا اربع مئة وزنة وعشرين وزنة وأتوا بها الى الملك سليمان
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.他 們 到 了 俄 斐 、 從 那 裡 得 了 四 百 二 十 他 連 得 金 子 、 運 到 所 羅 門 王 那 裡
Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a 420 talant altın getirdiler.他 們到 了 俄斐 、 從 那 裡 得了 四百二十 他 連 得 金子 、 運到 所羅門 王那裡
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Au scos cât au putut din bucățile de os rupte care erau în șira spinării.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.De samlede så mange brækkede knogler som de kunne der havde sat sig fast i rygsøjlen.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Extrajeron tanto hueso roto como pudieron del que estaba incrustado en mi médula espinal.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Họ loại bỏ nhiều nhất có thể,những phần xương bị vỡ vụn tập trung trong cột sống
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Ils ont retiré autant que possible les os brisés qui étaient dans ma moelle épinière
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.그들은 제 척추에 박혀있던 부서진 뼈들을 가능한 한 골라냈어요.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Raccolsero il più possibile delle ossa che erano incastrate nel midollo spinale.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Sie entnahmen so viele Knochensplitter wie möglich, die sich in meinem Rückenmark verklemmt hatten.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Tiraram o máximo de ossos partidos que conseguiram que se tinham alojado na minha espinal medula.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Vybrali co nejvíce zlomených kostí co mohli, které uvázly v mé míše.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Vybrali mi čo najviac zlomených kostí, ktoré sa usadili v mojej mieche.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Wyjęli tyle kawałków kości, które utkwiły w rdzeniu kręgowym, ile tylko się dało.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Ze namen zoveel mogelijk gebroken been weg uit mijn ruggenmerg.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Μάζεψαν όσα περισσότερα σπασμένα οστά μπορούσαν απ΄ όσα είχαν σφηνωθεί στο νωτιαίο μυελό.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Ивадиха почти всички счупени кости, които се свързваха с гръбначния стълб.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.Из моего спинного мозга вытащили столько осколков, сколько смогли.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.הם שלפו עצמות שבורות ככל שרק יכלו שננעצו בעמוד השדרה שלי.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.التقطوا العظام المكسورة بقدر ما استطاعوا التي استقرت في الحبل الشوكي.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.できる限り除去しました 折れた2本のろっ骨を取りだし L1の復元に使い
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.A priviedli mu hluchého a zajakavého a prosili ho, žeby na neho vzložil ruku.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.E gli condussero un sordomuto, pregandolo di imporgli la mano
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Entonces le trajeron un sordo y tartamudo, y le rogaron que le pusiera la mano encima
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.És hozának néki egy nehezen szóló siketet, és kérik vala õt, hogy vesse reá kezét.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.E trouxeram-lhe um surdo, que falava dificilmente; e rogaram-lhe que pusesse a mão sobre ele.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.I-au adus un surd, care vorbea cu anevoie, şi L-au rugat să-Şi pună mînile peste el.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.In pripeljejo mu gluhega, ki je nerazločno govoril, ter ga prosijo, naj bi položil nanj roko.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.I přivedli jemu hluchého a němého, a prosili ho, aby na něj ruku vzložil.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.I przywiedli mu głuchego i z ciężkością mówiącego, a prosili go, aby na niego rękę włożył.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Ja hänen tykönsä tuotiin kuuro, joka oli melkein mykkä, ja he pyysivät häntä panemaan kätensä hänen päälleen.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.사람들이 귀먹고 어눌한 자를 데리고 예수께 나아와 안수하여 주시기를 간구하거늘
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Người ta đem một người điếc và ngọng đến cùng Ngài, xin Ngài đặt tay trên người.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Người_ta đem một người điếc và ngọng đến_cùng Ngài , xin Ngài đặt tay_trên người .
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Och man förde till honom en som var döv och nästan stum och bad honom att lägga handen på denne.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Og de bringe ham en døv, som også vanskeligt kunde tale, og bede ham om, at han vilde lægge Hånden på ham.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Og de førte til ham en mann som var døv og hadde ondt for å tale, og de bad ham legge sin hånd på ham.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.On lui amena un sourd, qui avait de la difficulté à parler, et on le pria de lui imposer les mains.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Und sie brachten zu ihm einen Tauben, der stumm war, und sie baten ihn, daß er die Hand auf ihn legte.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Και φερουσι προς αυτον κωφον μογιλαλον και παρακαλουσιν αυτον να επιθεση την χειρα επ' αυτον.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.И довеждат при Него един глух и заекващ човек, и молят Му се да положи ръка на него.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.І приводять до Него глухого й тяжкомовного; й просять Його, щоб положив на него руку.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.Привели к Нему глухого косноязычного и просили Еговозложить на него руку.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.ויביאו אליו איש אשר היה חרש ואלם ויתחננו לו לשום עליו את ידו׃
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.وجاءوا اليه بأصم أعقد وطلبوا اليه ان يضع يده عليه.
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.有 人 帶 著 一 個 耳 聾 舌 結 的 人 、 來 見 耶 穌 、 求 他 按 手 在 他 身 上
Ona sağır ve dili tutuk bir adam getirdiler, elini üzerine koyması için yalvardılar.有 人 帶 著 一 個 耳聾舌結 的 人 、 來見 耶穌 、 求 他 按手 在 他 身上
Onlar da beş kralı -Yeruşalim, Hevron, Yarmut, Lakiş ve Eglon krallarını- mağaradan çıkarıp Yeşuya getirdiler.Gua itu pun dibuka, lalu raja-raja Yerusalem, Hebron, Yarmut, Lakhis dan Eglon digiring keluar
Onlar da beş kralı -Yeruşalim, Hevron, Yarmut, Lakiş ve Eglon krallarını- mağaradan çıkarıp Yeşuya getirdiler.그들이 그대로 하여 그 다섯 왕 곧 예루살렘 왕과 헤브론 왕과 야르뭇 왕과 라기스 왕과 에글론 왕을 굴에서 그에게로 끌어내니라
Onlar da beş kralı -Yeruşalim, Hevron, Yarmut, Lakiş ve Eglon krallarını- mağaradan çıkarıp Yeşuya getirdiler.眾 人 就 這 樣 行 、 將 那 五 王 、 就 是 耶 路 撒 冷 王 、 希 伯 崙 王 、 耶 末 王 、 拉 吉 王 、 伊 磯 倫 王 、 從 洞 裡 帶 出 來 、 領 到 約 書 亞 面 前
Onlar da beş kralı -Yeruşalim, Hevron, Yarmut, Lakiş ve Eglon krallarını- mağaradan çıkarıp Yeşuya getirdiler.眾人 就 這樣行 、 將那 五 王 、 就是 耶路撒冷 王 、 希伯崙王 、 耶末王 、 拉吉王 、 伊磯倫王 、 從洞裡帶 出來 、 領到 約書亞 面前
Onu sıtmayı tedavi etmesi için getirdiler ve o kolerayı getirdi.Lo llamaron para curar la peste y aportó el cólera.
Onu sıtmayı tedavi etmesi için getirdiler ve o kolerayı getirdi.On l'a appelé pour soigner la peste, il a apporté le choléra.
Parayı getirdiler. İsa, ‹‹Bu resim, bu yazı kimin?›› diye sordu. ‹‹Sezarın›› dediler.A oni doniesli. A rečie im: Čí je toto obraz a nápis? A oni mu povedali: Cisárov.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod