Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Og Levis barn gjorde som Moses sa; og den dag falt det av folket omkring tre tusen mann.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Og Leviterne gjorde, som Moses havde sagt, og på den Dag faldt der af Folket henved 3.000 Mand.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Suku Lewi melakukan perintah itu dan pada hari itu kira-kira tiga ribu orang mati dibunuh
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.И Левийците сториха според Моисеевата дума; и в тоя ден паднаха от людете около три хиляди мъже.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.И сделали сыны Левиины по слову Моисея: и пало в тот день из народа около трех тысяч человек.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.ויעשו בני לוי כדבר משה ויפל מן העם ביום ההוא כשלשת אלפי איש׃
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.ففعل بنو لاوي بحسب قول موسى. ووقع من الشعب في ذلك اليوم نحو ثلاثة آلاف رجل.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.利 未 的 子 孫 照 摩 西 的 話 行 了 . 那 一 天 百 姓 中 被 殺 的 約 有 三 千
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.利未 的 子孫 照 摩西 的 話行 了 . 那 一 天 百姓 中 被殺 的 約有 三千
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.I capi presentarono l'offerta per la dedicazione dell'altare, il giorno in cui esso fu unto
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.단에 기름을 바르던 날에 족장들이 단의 봉헌을 위하여 예물을 가져다가 그 예물을 단 앞에 드리니라
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.Trong ngày bàn thờ được xức dầu, các quan trưởng dâng lễ vật mình trước bàn thờ về cuộc khánh thành nó.
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.Trong ngày bàn_thờ được xức dầu , các quan trưởng dâng lễ_vật mình trước bàn_thờ về cuộc khánh_thành nó .
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.ויקריבו הנשאים את חנכת המזבח ביום המשח אתו ויקריבו הנשיאם את קרבנם לפני המזבח׃
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.وقرّب الرؤساء لتدشين المذبح يوم مسحه. وقدم الرؤساء قرابينهم امام المذبح.
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.用 膏 抹 壇 的 日 子 、 首 領 都 來 行 奉 獻 壇 的 禮 、 眾 首 領 就 在 壇 前 獻 供 物
Meshedilen sunağın adanması için önderler armağanlarını sunağın önüne getirdiler.用膏 抹壇 的 日子 、 首領 都 來行 奉獻壇 的 禮 、 眾首 領 就 在 壇 前 獻 供物
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.De har digitaliserat miljontals böcker.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.De har digitaliseret millioner af bøger.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Digitalizovali milióny kníh.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Ei au digitizat milioane de cărți.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Ellos han digitalizado millones de libros.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Họ đã số hoá hàng triệu cuốn sách.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Ils ont numérisé des millions de livres.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.그들은 수백만권의 책을 디지털화 했습니다.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Könyvek millióit digitalizálták.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Mereka mendigitalkan jutaan buku.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Per questo progetto hanno digitalizzato milioni di libri.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Sie haben Millionen Bücher digitalisiert.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Tinham digitalizado milhões de livros.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Zcyfryzowali miliony książek.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Zdigitalizovali milióny knih.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Ze hebben miljoenen boeken gedigitaliseerd.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Ψηφιοποίησαν εκατομμύρια βιβλία.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Вони оцифрували мільйони книг.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Они оцифровали миллионы книг.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.Те са направили електронен вариант на милиони книги.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.הם ביצעו דיגיטליזציה למיליוני ספרים.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.قاموا برقمنة ملايين الكتب.
Mİlyonlarca kitabı dijitalize hale getirdiler.それらの本をボタンひとつで
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Al venir los arquitectos, trajeron estas cosas, y probablemente hayan visto algo como eso.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Amikor megjöttek az építészek, ezeket hozták, biztosan láttak már ilyesmit.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Când au venit arhitecții, ei au adus aceste lucruri, și probabil ați mai văzut asemenea lucruri.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Gdy przyjechali architekci, przywieźli ze sobą coś takiego, pewnie już to widzieliście.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Když přišli architekti, donesli nám tyhle návrhy, a vy jste podobné věci už nejspíš viděli.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Keď prišli architekti, priniesli nám tieto veci. Pravdepodobne ste už také videli.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Ketika para arsitek datang, mereka membawa hal-hal ini, dan anda mungkin sudah melihat hal-hal seperti ini.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Khi những kiến trúc sư đến, họ mang cho chúng tôi những thứ này, và ắt hẳn là bạn đã từng thấy chúng.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.건축가들이 왔을 때 이걸 가져왔더군요. 여러분도 아마 이런 비슷한 걸 보셨을 겁니다.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Quand les architectes viennent, ils nous apportent cela, vous en avez sûrement déjà vu de semblables.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Quando os arquitectos vieram, eles trouxeram-nos estas coisas, e provavelmente ja terão visto coisas assim.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Όταν ήρθαν οι αρχιτέκτονες, μας έφεραν αυτά τα σχέδια, ίσως έχετε ξαναδεί κάτι παρόμοιο.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Когато дойдоха, архитектите ни донесоха тези неща и вероятно сте виждали подобни.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.Когда приехали архитекторы, они привезли вот это, вы, наверное, видели что-то подобное.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.כשהארכיטקטים באו, הם הביאו לנו את הדברים האלה, ואתם בטח ראיתם דברים כאלה.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.حينما جاء المعماريون، جلبوا لنا هذه الأشياء، وعلى الأرجح أنكم رأيتم شيئاً كهذا.
Mimarlar geldiğinde, bu şeyleri bizlere getirdiler, ve muhtemelen bu gibi şeyleri daha once görmüştünüz.こんな感じのですね 黄色い箱は管理棟と呼ばれていました
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.A mérnökök átrepültek, a tervezők összejöttek velük, és összerakták a prezentációjukat.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.De ingenieurs vlogen er naartoe. Ze ontmoetten de designers en stelden een presentatie samen.
Mühendisler uçakla geldiler ve tasarımcılar onlarla buluştu, ve sunumlarını bir araya getirdiler.Gli ingegneri arrivarono, e i designer si unirono a loro, e misero insieme le loro presentazioni.