kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.وبالطيب والزيت للضوء ولدهن المسحة وللبخور العطر.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.又 拿 香 料 作 香 、 拿 油 點 燈 、 作 膏 油
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.又 拿 香料 作香 、 拿 油 點燈 、 作 膏油
Kendi bilgilerini getirdiler.E hanno portato la loro conoscenza.
Kendi bilgilerini getirdiler.En ze brachten hun kennis mee.
Kendi bilgilerini getirdiler.És magukkal hozták a tudásukat.
Kendi bilgilerini getirdiler.Et ils ont apporté leurs connaissances.
Kendi bilgilerini getirdiler.E trouxeram o seu conhecimento.
Kendi bilgilerini getirdiler.그리고 그들은 그들의 지식을 끌어왔습니다.
Kendi bilgilerini getirdiler.Sie bezogen ihre Kenntnisse mit ein.
Kendi bilgilerini getirdiler.Şi şi-au adus cunoştinţele.
Kendi bilgilerini getirdiler.Và họ đã mang đến đàm phán sự hiểu biết của họ.
Kendi bilgilerini getirdiler.Y aportaron su conocimiento.
Kendi bilgilerini getirdiler.Zaoferowały swoją wiedzę.
Kendi bilgilerini getirdiler.Και έφεραν μαζί τους τη γνώση τους.
Kendi bilgilerini getirdiler.И те донесоха собствените си знания.
Kendi bilgilerini getirdiler.Они привнесли свои знания.
Kendi bilgilerini getirdiler.והם הביאו את הידע שלהם.
Kendi bilgilerini getirdiler.ويجلبون معرفتهم
Kendi bilgilerini getirdiler.ここに 外交と 民衆からくる力の
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.Hallaron en el campo a un hombre egipcio y lo llevaron a David. Le dieron pan para comer y agua para beber
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.In najdejo Egipčana na polju ter ga pripeljejo k Davidu, in mu dado kruha, in je jedel, in ga napojé z vodo,
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.무리가 들에서 애굽 사람 하나를 만나 다윗에게로 데려다가 떡을 주어 멱게 하며 물을 마시우고
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.Ora, acharam no campo um egípcio, e o trouxeram a Davi; deram-lhe pão a comer, e água a beber;
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.Pe cîmp au dat peste un om Egiptean, pe care l-au adus la David. I-au dat să mănînce pîne şi să bea apă,
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.Tedy usłyszawszy o tem obywatele Jabes Galaad, co uczynili Filistynowie Saulowi;
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.и на полето намериха един египтянин, когото доведоха при Давида; и дадоха му хляб та яде, и напиха го с вода,
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.И нашли Египтянина в поле, и привели его к Давиду, и дали ему хлеба, и он ел, и напоили его водою;
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.וימצאו איש מצרי בשדה ויקחו אתו אל דוד ויתנו לו לחם ויאכל וישקהו מים׃
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.فصادفوا رجلا مصريا في الحقل فاخذوه الى داود واعطوه خبزا فاكل وسقوه ماء
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.這 四 百 人 在 田 野 遇 見 一 個 埃 及 人 、 就 帶 他 到 大 衛 面 前 、 給 他 餅 喫 、 給 他 水 喝
Kırda bir Mısırlı bulup Davuta getirdiler. Yiyip içmesi için ona yiyecek, içecek verdiler.這 四百 人 在 田野 遇見 一 個 埃及人 、 就 帶 他 到 大衛 面前 、 給 他 餅喫 、 給 他 水 喝
Laboratuara kadınlar getirdiler.Au adus femei în laborator.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Behívtak néhány nőt a laborba.
Laboratuara kadınlar getirdiler.De tog kvinnor in i labbet.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Họ đã đưa phụ nữ đến phòng thí nghiệm.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Ils ont amené des femmes dans le laboratoire.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Levaram mulheres para o laboratório.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Mereka membawa wanita ke lab mereka.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Priviedli do laboratória ženy.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Sie holten sich Frauen ins Labor.
Laboratuara kadınlar getirdiler. Yanılmıyorsam beş kadın.Riunirono in laboratorio alcune donne, cinque, mi sembra.
Laboratuara kadınlar getirdiler. Yanılmıyorsam beş kadın.Они пригласили в лабораторию женщин, пятерых, если не ошибаюсь.
Laboratuara kadınlar getirdiler. Yanılmıyorsam beş kadın.הם הביאו אישה למעבדה, אני חושבת שהיה מדובר בחמש נשים.
Laboratuara kadınlar getirdiler. Yanılmıyorsam beş kadın.فأحضروا النساء الى مخبرهم .. واعتقد انهم احضروا 5 نسوة
Laboratuara kadınlar getirdiler. Yanılmıyorsam beş kadın.彼女達の子宮口に
Laboratuara kadınlar getirdiler.Ze brachten vrouwen naar het laboratorium.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Έφεραν γυναίκες στο εργαστήριο.
Laboratuara kadınlar getirdiler.Довели жени в лабораторията.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.A synovia Léviho učinili podľa slova Mojžišovho, a padlo z ľudu toho dňa tak asi tri tisíce mužov.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Dân Lê-vi bèn làm y như lời Môi-se; trong ngày đó có chừng ba ngàn người bị chết.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Dân_Lê - vi bèn làm y_như lời Môi-se ; trong ngày đó có chừng ba ngàn người bị chết .
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.De Levieten gaven gehoor aan die opdracht. Die dag stierven ongeveer 3000 man.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Die Kinder Levi taten, wie ihnen Mose gesagt hatte; und fielen des Tages vom Volk dreitausend Mann.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.I figli di Levi agirono secondo il comando di Mosè e in quel giorno perirono circa tremila uomini del popolo
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.I učinili synové Léví podlé řeči Mojžíšovy, a padlo jich v ten den z lidu na tři tisíce mužů.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.I uczynili synowie Lewiego według słowa Mojżeszowego; i poległo z ludu dnia onego około trzech tysięcy mężów.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.레위 자손이 모세의 말대로 행하매 이 날에 백성 중에 삼천명 가량이 죽인 바 된지라
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Niin leeviläiset tekivät Mooseksen käskyn mukaan; ja sinä päivänä kaatui kansaa noin kolmetuhatta miestä.
Levililer Musanın buyruğunu yerine getirdiler. O gün halktan üç bine yakın adam öldürüldü.Och Levi barn gjorde såsom Mose hade sagt; och på den dagen föllo av folket vid pass tre tusen män.