Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdiler ile cümle

getirdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.a súdili ľud každého času. Ťažkú vec doniesli k Mojžišovi, a každú vec malú rozsúdili sami.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.họ xét đoán dân sự hằng ngày. Các việc khó họ giãi lên cho Môi-se; nhưng chính họ xét lấy các việc nhỏ.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.họ xét_đoán dân_sự hằng ngày . Các việc khó họ giãi lên cho Môi-se ; nhưng chính họ xét lấy các việc nhỏ .
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.그들이 때를 따라 백성을 재판하되 어려운 일은 모세에게 베풀고 쉬운 일은 자단하더라
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.Kteříž soudili lid každého času. Nesnadnější věci vznášeli na Mojžíše, všecky pak menší pře sami soudili.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.Którzy sądzili lud każdego czasu; trudne rzeczy odnosili do Mojżesza, a każdą rzecz mniejszą sami sądzili.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.и судили они народ во всякое время; о делах важных доносили Моисею, а все малые дела судили сами.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.Те съдеха людете на всяко време; мъчните дела донасяха на Моисея, а всяко малко дело съдеха сами.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.ושפטו את העם בכל עת את הדבר הקשה יביאון אל משה וכל הדבר הקטן ישפוטו הם׃
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.فكانوا يقضون للشعب كل حين. الدعاوي العسرة يجيئون بها الى موسى وكل الدعاوي الصغيرة يقضون هم فيها.
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.他 們 隨 時 審 判 百 姓 、 有 難 斷 的 案 件 、 就 呈 到 摩 西 那 裡 、 但 各 樣 小 事 他 們 自 己 審 判
Halka sürekli yargıçlık eden bu kişiler zor davaları Musaya getirdiler, küçük davaları ise kendileri çözdüler.他 們隨時審 判 百姓 、 有 難斷 的 案件 、 就 呈 到 摩西 那 裡 、 但 各 樣 小事 他 們自己 審判
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Algunos incluso lo han elevado a principio.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler. Böyle yapılması gerekiyor.Niektórzy zmienili to w zasadę badawczą, chcąc narzucić ją wszystkim.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Certains d'entre eux l'ont élevé au stade de principe.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Einige von ihnen haben es sogar zu einem Prinzip gemacht.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.É um assunto do passado. Alguns deles transformaram a questão num princípio.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.심지어 일부 과학자는 그것을 신조로 삼았습니다.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Några av dem har även höjt det till en princip.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Někteří z nich z toho dokonce udělali princip.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Némelyikük még elvi szintre is emelte ezt.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Nogle af dem har endda hævet det op til at være et princip.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Qualcuno ne ha perfino fatto un principio.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Sommigen hebben het zelfs tot beginsel verheven.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Unii din ei chiar au ridicat asta la rang de principiu.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Κάποιοι την έχουν αναγάγει σε αρχή.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Некоторые из них даже возвели это в принцип.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.Някои дори са го издигнали в принцип.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.יש כאלה שכבר העלו זאת לרמת עיקרון.
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.بعضهم رفع النظرية لتصبح مبدأ
Hatta bazıları bunu bir ilke haline getirdiler.それが私たちがすべきことなのです
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdiler인생을 바라보는 방법이 의미를 찾는 보편적이고 일반적인 것의 부분이라구요.
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdilerודרכים להתבונן בחיים כחלק מחיפוש אוניברסלי וגלובלי אחר משמעות.
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdilerوطرق النظر للحياة باعتبارها جزء من بحث كوني وعالمي عن تفسيرات.
"Hayatın anlamı"nı bulma yolundaki evrensel ve global arayışa başka bakış açıları getirdilerこの手の考えはリベラルな学会ではよく知られていますが
Hepinizin tanıdığı dört yoldaşımız,... ...bir kamyonu zırhlı hale getirdiler.Čtyři soudruzi, které všichni znáte, opancéřovali náklaďák.
Hepinizin tanıdığı dört yoldaşımız,... ...bir kamyonu zırhlı hale getirdiler.Τέσσερις σύντροφοι, οι οποίοι είναι γνωστοί σε όλους σας,... ...θωράκισαν ένα φορτηγό.
Hepinizin tanıdığı dört yoldaşımız,... ...bir kamyonu zırhlı hale getirdiler.Четирима другари, които са известни на всички вас... ...от бронирания камион.
- Hristiyanlýđý getirdiler, kolonizasyonu getirdiler, ve ţüphesiz ki, uygarlýđý getirdiler.모든 존재와 서로 존중하는 관계를 유지하는 방법을 배우는 것이 무엇보다도 중요한 것이었습니다.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.A lidé je samořejmě zajali a odvezli je zpět do Paříže.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.A potem ludzie zasadniczo wzięli ich do niewoli i przywieźli ich z powrotem do Paryża.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.Așa că oamenii i-au capturat și i-au dus înapoi la Paris.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.En de mensen aldaar namen hun gevangen en brachten hun terug naar Parijs.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.E o povo os prendeu e os trouxe de volta para Paris.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.Les gens les ont capturés et les ont ramenés à Paris.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.li hanno imprigionati e portati indietro a Parigi
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.Ľudia ich chytili a priniesli naspäť do Paríža.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.Und dann haben die Menschen sie festgenommen und sie nach Paris zurückgebracht.
İnsanlar onları esir alıp Paris'e geri getirdiler.Люди, по суті, взяли їх в полон та повернули назад до Парижу.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Así lo hicieron todos los hijos de Israel. Tal como lo mandó Jehovah a Moisés y a Aarón, así lo hicieron
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Assim, pois, fizeram todos os filhos de Israel; como o Senhor ordenara a Moisés e a Arão, assim fizeram.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.A všetci synovia Izraelovi urobili tak, ako prikázal Hospodin Mojžišovi a Áronovi, tak urobili.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.És Izráel fiai mindnyájan megcselekedék; a mint parancsolta vala az Úr Mózesnek és Áronnak, úgy cselekedének.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Het volk Israël gehoorzaamde de bevelen van de HERE, die Hij aan Mozes en Aäron had gegeven.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.온 이스라엘 자손이 이와 같이 행하되 여호와께서 모세와 아론에게 명하신대로 행하였으며
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Och alla Israels barn gjorde så; de gjorde såsom HERREN hade bjudit Mose och Aron.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Og alle Israels barn gjorde således; som Herren hadde befalt Moses og Aron, således gjorde de.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Og Israeliterne gjorde, som HERREN havde pålagt Moses og Aron.
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Semua orang Israel taat dan melakukan segala yang diperintahkan TUHAN kepada Musa dan Harun
İsrailliler RABbin Musayla Haruna verdiği buyruğu eksiksiz yerine getirdiler.Tedy učinili všickni synové Izraelští, jakž přikázal Hospodin Mojžíšovi a Aronovi; tak učinili.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod