Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Người ta chạy tìm người tại chỗ đó. Sau-lơ ra mặt giữa dân sự, người cao hơn cả chúng từ vai trở lên.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Người_ta chạy tìm người tại_chỗ đó . Sau-lơ ra_mặt giữa dân_sự , người cao hơn cả chúng từ vai trở_lên .
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.On courut le tirer de là, et il se présenta au milieu du peuple. Il les dépassait tous de la tête.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Så løb de hen og hentede ham der; og da han trådte ind imellem Folket, var han et Hoved højere end alt Folket.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Tedy běželi a vzali ho odtud. I postavil se u prostřed lidu, a převyšoval všecken lid od ramene svého vzhůru.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Tedy poszedłszy wzięli go stamtąd. I stanął w pośród ludu, i był głową wyższy nad wszystek lud.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.И побежали и взяли его оттуда, и он стал среди народа и был от плеч своих выше всего народа.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.וירצו ויקחהו משם ויתיצב בתוך העם ויגבה מכל העם משכמו ומעלה׃
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.فركضوا واخذوه من هناك فوقف بين الشعب فكان اطول من كل الشعب من كتفه فما فوق.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.眾 人 就 跑 去 從 那 裡 領 出 他 來 . 他 站 在 百 姓 中 間 、 身 體 比 眾 民 高 過 一 頭
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.眾人 就 跑去 從 那 裡領 出 他 來 . 他 站在 百姓 中間 、 身體 比 眾民 高過一頭
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.Antes de ir a una prueba de estrés social, se les enseñó a reconsiderar su respuesta al estrés como útil.
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.Antes de serem sujeitos ao teste, foi-lhes dito para considerarem a resposta ao stress como benéfica.
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.Innan de genomförde det sociala stresstestet fick de lära sig att se på sin stressreaktion som hjälpsam.
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.사회적 스트레스 시험에 들어가기 전에, 참가한 사람들에게 스트레스에 반응하는 것을 이롭게 생각하라고 가르쳤어요.
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.Predtým ako prešli testom stres-skupiny, učili ich presvedčenia, že odpovede organizmu na stres sú prospešné.
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.Zanim przeszli społecznej stress test, uczono do ponownego przemyślenia ich reakcji na stres jako pomocne.
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.Перед прохождением "теста на стресс", их просили переосмыслить реакцию тела на стресс как полезную.
Bu sosyal çalışmaya katılanlar tekrardan konuyu düşündüler ve stresi yardımcıları haline getirdiler.ストレス反応をプラスに<br/>考え直す様に教えられたのです 高鳴る鼓動は<br/>行動の準備です
Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler.De vrouwen die goed konden weven en spinnen, maakten blauwpurper, roodpurper, scharlaken en fijn linnen.
Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler.마음이 슬기로운 모든 여인은 손수 실을 낳고 그 낳은 청색 자색 홍색실과 가는 베실을 가져 왔으며
Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler.וכל אשה חכמת לב בידיה טוו ויביאו מטוה את התכלת ואת הארגמן את תולעת השני ואת השש׃
Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler.وكل النساء الحكيمات القلب غزلن باياديهنّ وجئن من الغزل بالاسمانجوني والارجوان والقرمز والبوص.
Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler.凡 心 中 有 智 慧 的 婦 女 、 親 手 紡 線 、 把 所 紡 的 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 和 細 麻 、 都 拿 了 來
Bütün becerikli kadınlar elleriyle eğirdikleri lacivert, mor, kırmızı ipliği, ince keteni getirdiler.凡心 中 有 智慧 的 婦女 、 親手紡線 、 把 所 紡 的 藍色 紫色 朱紅色 線 、 和 細麻 、 都 拿 了來
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Alle Øversterne og hele Folket bragte da Afgiften med Glæde og lagde den i Kisten, til den var fuld;
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da bar alle høvdingene og alt folket pengene frem med glede og kastet dem i kisten, til alt var kommet inn.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da freuten sich alle Obersten und alles Volk und brachten's und warfen's in die Lade, bis sie voll ward.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.En alle leiders en burgers waren blij, brachten het geld en deden het in de kist tot die helemaal vol zat.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết thảy các quan trưởng và cả dân sự đều vui mừng, đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho đến đầy.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết_thảy các quan trưởng và cả dân_sự đều vui_mừng , đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho_đến đầy .
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.In veselili so se vsi poglavarji in vse ljudstvo, in prinašali so ter metali v skrinjo, dokler niso dokončali.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Kaikki päämiehet ja kaikki kansa toivat iloiten rahaa ja heittivät arkkuun, kunnes se täyttyi.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.모든 방백과 백성들이 기뻐하여 마치기까지 돈을 가져다가 궤에 던진지라
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.kor a vezérek mindnyájan és az egész nép örömmel vivék [az õ ajándékaikat] és veték a ládába, míg megtelék.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Tedy veselila se všecka knížata i všecken lid, a přinášejíce, metali do truhly, až se zpořádali.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Tutti i capi e tutto il popolo si rallegrarono e portarono il denaro che misero nella cassa fino a riempirla
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Vtedy sa radovali všetky kniežatá i všetok ľud a donášali a hádzali do truhlice, až dokončili.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Και ηυφρανθησαν παντες οι αρχοντες και πας ο λαος, και εισεφερον και ερριπτον εις το κιβωτιον, εωσου γεμισθη.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.И всичките първенци и всичките люде се зарадваха и донасяха и туряха в ковчега догде се напълнеше.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.И обрадовались все начальствующие и весь народ, и приносили и клали в ящик дотоле, доколе он не наполнился.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.וישמחו כל השרים וכל העם ויביאו וישליכו לארון עד לכלה׃
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.ففرح كل الرؤساء وكل الشعب وادخلوا والقوا في الصندوق حتى امتلأ.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.眾 首 領 和 百 姓 都 歡 歡 喜 喜 地 將 銀 子 送 來 、 投 入 櫃 中 、 直 到 捐 完
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.眾首領 和 百姓 都 歡歡 喜喜 地 將銀子 送來 、 投入 櫃 中 、 直 到 捐完
Champ-de-Mars'da artık asillere ihtiyaç duymadıklarını dile getirdiler.마르스 광장에서 받기 시작했습니다 사람들이 결국 이런 생각을 하게요 "우리는 왕족들이 더 이상 필요 없어 우린 그냥 공화국이나 필요 하다고
Champ-de-Mars'da artık asillere ihtiyaç duymadıklarını dile getirdiler.Sie wollten, dass die Leute sagten, dass sie kein Königtum mehr wollten. Wir brauchen einfach eine Republik.
Champ-de-Mars'da artık asillere ihtiyaç duymadıklarını dile getirdiler.請願運動を始めたんだ。 「私たちに必要なのは、共和政のみだ」とね。 つまり、王も王妃もいない国家だ。
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Alors on lui amena un démoniaque aveugle et muet, et il le guérit, de sorte que le muet parlait et voyait.
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Atunci I-au adus un îndrăcit orb şi mut; şi Isus l -a tămăduit, aşa că mutul vorbea şi vedea.
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Da blev en besat, som var blind og stum, ført til ham; og han helbredte ham, så at den stumme talte og så.
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Derefter førte de til ham en besatt som var blind og stum; og han helbredet ham, så at den stumme talte og så.
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Entonces fue traído a él un endemoniado, ciego y mudo; y le sanó, de manera que el mudo hablaba y veía
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.In quel tempo gli fu portato un indemoniato, cieco e muto, ed egli lo guarì, sicché il muto parlava e vedeva
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.그 때에 귀신들려 눈 멀고 벙어리 된 자를 데리고 왔거늘 예수께서 고쳐 주시매 그 벙어리가 말하며 보게 된지라
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Trouxeram-lhe então um endemoninhado cego e mudo; e ele o curou, de modo que o mudo falava e via.
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Приведено тодї до Него біснуватого, слїпого й нїмого; і сцїлив його так що слїпий і нїмий розмовляв і бачив.
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.Тогава доведоха при Него един хванат от бяс, сляп и ням; и го изцели, тъй щото немият и проговори и прогледа.
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.אז הובא אליו איש עור ואלם אשר אחזו שד וירפאהו וידבר האלם וגם ראה׃
Daha sonra İsaya kör ve dilsiz bir cinli getirdiler. İsa adamı iyileştirdi. Adam konuşmaya, görmeye başladı.حينئذ أحضر اليه مجنون اعمى واخرس. فشفاه حتى ان الاعمى الاخرس تكلم وابصر.