Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdi ile cümle

getirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.コインが当たった人には、その年に幸運が訪れるという。
1860'larda sinagogun yıkılışı cemaatin sonunu getirdi.1860年代にはシナゴーグが破壊され、コミュニティーの消滅へと繋がった。
Genç nüfus, siyah kaynaklı dansları popüler hale getirdi.黒舞昆- 交配によって甘口の舞茸を栽培した。
Annesi ona kurabiye getirdi.ミオがケーキを作ってあげた。
Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu.」と言い間違えるハプニングが起こったが、それに乗じてなぜ加山がそのように間違えたのかと言うネタを募集した。
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.農家は提供したコーヒー豆の収穫量と品質に応じて手当てを貰う。
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.これに加えて、家の中から凶器とみられる包丁が血を洗い流した状態で見つかった。
Cena, Miz’i ringe getirdi, fakat unuttuğu bir adam vardı.晋の文公の家臣・魏犨には愛妾がいたが、子を生まなかった。
Hayranların silah getirdiği (Fans Bring the Weapons) maçlarda, hayranlar gösteri için silah getirir.ボールが足元に吸い付くようなドリブルが武器で、そのプレーに観客たちを魅了させる。
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.硬幣被認為可以在來年帶來好運。
4 Mayıs 2005’te uzay aracı ikinci yörünge düzeltme manevrasını yerine getirdi.5月4日,探测器进行了第二次轨道修正。
Üç milyondan fazla e-kitabı piyasaya sürerek dünyanın en büyük e-kitap mağazası haline getirdi.它首次發布就推出超過300萬的電子書,使它一夜之間成為世界上最大的電子書店。
Bazı Kamerun kültürlerinde ise iyi şans getirdiği düşünüldüğü için kedi eti yeme törenleri düzenlenmektedir.在喀麥隆,当地的一些文化认为,食用猫肉会给人们帶來好運。
"Stuart bana müziğimi getirdiği zaman çok farklı şeyler denedim.“當斯图尔特(英语:Stuart Price)(Stuart Price)給我聽到音樂時我嘗試用到很多不同的東西。
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.該法官表示這項判決是由政府的“宣傳機器”造成的。
Bu nedenle manastıra yeni katı kurallar getirdi.因此,教會正式開始新的層次。
İskender de bu isteği kabul ederek Ada'yı Karya satraplığına getirdi.ARIN根据此分配的需要将空间返还给IANA。
Bu başarısı ona SHP'den Bakırköy Belediye Başkanlığını getirdi.该男子后被证实是福鼎市副市长郑敬国之子。
Yerine sezon sonuna kadar yardımcı antrenör Frank Vogel'ı getirdiler.接替他的是臨時主教練詹姆斯·博雷戈到球季結束。
Bazı Kokomo şehri sakinleri bu filmin haksız yere yerel halkı genel olarak kötülediğini dile getirdiler.코코모의 일부 주민들은 영화가 자기들의 도시를 불공평하게 부정적인 관점으로만 묘사되었다고 느꼈다.
29 Ekim 1935'te Irma ile dünyaya getirdikleri kızları Ingrid doğmuştur.1935년 10월 29일 장녀 잉그리드(Ingrid)가 태어났다.
Galileo yalnızca ikinci isteği yerine getirdi.나이지리아가 두 번째 우승을 차지했다.
Bunların üzerine Teutberga’yı geri getirdi.그로 인해 터브먼도 그들과 함께 돌아가야만 했다.
Miras konusunda yeni bir düzenleme getirdi.판소리에 새로운 스타일을 넣었다.
Bu albümde başarılı sonuçlar getirdi.이번 앨범은 전반적으로 좋은 성과를 거두었다.
Sanayileşme dönemindeki teknolojik ilerlemeler mutfaklara büyük değişiklikler getirdi.הפיתוחים הטכנולוגיים של המהפכה התעשייתית הביאו לשינויים מרחיקי לכת במבנה המטבח הביתי.
Senato, Quintus Fabius Maximus’u diktatör yetkisiyle göreve getirdi.הסנאט מינה את פאביוס מאקסימוס לדיקטטור.
Kısa bir süre sonra Messalina, Claudia Octavia adında bir kız çocuğu dünyaya getirdi.זמן מה לאחר מכן ילדה מסלינה בת בשם אוקטביה.
Bunların birinde yangın çıkartan mermiler ile bir tane tank ile üç tane traktörü kullanılamaz hale getirdi.באחד מאירועים אלה, הוא הצליח להשמיד טנק ושלושה טרקטורים באמצעות קליעים נפיצים.
Gördüğün rüyayı yerine getirdin.על חלומות שזכה לחלום ז.
Ayrıca İtalyan takımı bu maç için bir Amerikalı oyuncu getirdi.במשחק זה נבחרת ארצות הברית ניצחה את נבחרת איטליה.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.בשנת 1979 צבר המושב חובות כבדים.
Albümün başarısı birçok ödülü de beraberinde getirdi.האלבום זיכה את הלהקה בפרסים רבים.
Bunda Beckett'ın, savaşın dünyayı ne hâle getirdiğine ilişkin deneyimlerinin izlerini bulmak mümkündür.מפתה לראות בזה השתקפות של הבנתו של בקט את מה שהמלחמה עשתה לעולם.
Galileo yalnızca ikinci isteği yerine getirdi.Галилей изпълнява само последното желание.
Hamad, Bahreyn'e birçok siyasi reformlar getirdi.Като Емир, Хамад въвежда няколко политически реформи в Бахрейн.
Yoğun kış koşullarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıyayız."Опасностите идват от дълбоката зима".
1897 senesinde Başkan William Mc Kinley, Roosevelt’i Deniz Kuvvetleri Bakan Yardımcılığı'na getirdi.През 1897 г. президентът Уилям Маккинли го назначава за заместник секретар по флота.
İsmail Paşa'nın Mısır'a getirdiği en önemli yeniliklerden biri, Kasım 1866'da kurulan temsilciler meclisiydi.Едно от значимите нововъведения на Исмаил е установяването на делегатско събрание през ноември 1866.
Mora’da esir kalan kardeşlerini kurtarıp Mısır'a getirdi.Той спасява братята си от глад, като ги приема в Египет.
Albüm, grup için o zamana kadarki en büyük ticari başarıyı getirdi.Албумът е най-големият комерсиален успех на групата до момента.
Seller, küller ve tütmeler 9,000 kişinin ve de depolanan erzakların %80'inin sonunu getirdi.Наводнения, пепел и изпарения убиват над 9 хил. души и 89% от добитъка.
Zamânın her türlü kötü âdetine karşı gelerek birbirine bağlı bir cemiyet meydana getirdi.Щях да дам на идните поколения оръжие срещу всяко въздигане на подобно зло.
1830'da General Pavel Kiseleff, bataklığı boşaltarak, araziyi halka açık bir bahçe haline getirdi.În 1830, generalul Pavel Kiseleff a dispus secarea bălții și transformarea terenului într-o grădină publică.
8 Nisan 2006'da Chris Martin'den ikinci çocuğu, Moses Bruce Anthony Martin'i New York'ta dünyaya getirdi.Al doilea copil, Moses Bruce Anthony Martin, s-a născut pe 8 aprilie 2006 în New York City.
Telif haklarını da ihlal etmemek adına bu isimdeki bir harfi değiştirerek Susperia haline getirdiler.Pentru a nu crea confuzie și-au schimbat numele în Cascada.
Bu dizileri o dönemde çok ses getirdi.Prestația ei a fost foarte contestată la acea vreme.
Grup, 1975 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Hollanda adına yarıştı ve ülkeye birincilik getirdi.Țările de Jos au participat cu această piesă la Concursul Muzical Eurovision 1975 și au câștigat concursul.
Hinokitiol'ün kemirgenlerde hemoglobin üretimini eski haline getirdiği gösterilmiştir.Hinokitiol-ul sa dovedit a restabili producția de hemoglobină la rozătoare.
Bu başarı ona Avrupa Altın Ayakkabı ödülünü de getirdi.Ezzel a teljesítménnyel Messi elnyerte az európai aranycipőt is.
Polis kazada alkolün etkisinin olmadığına hüküm getirdi.A rendőrség szerint a baleset idején ittas volt.
Parçayı daha anlaşılır bir hale getirdik.Ez szilárdabbá tette a szerkezetet.
Lig büyüdükçe iyi oyuncular getirdi.A színészek rögtönzésére épített játék.
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.Úgy tartják, a repedések jó előjelei a jövendő évnek.
Büyük ihtimalle mülteciler ve gemiler sarıhumma virüsünü ve sivrisinekleri beraberinde getirdiler.Jamgürcsi hadát megfutamították és Asztrahányt bevették a kán muskétásai és tüzérei.
Galileo yalnızca ikinci isteği yerine getirdi.A másodiknak csak a terveit készítette el.
Albüm gothic rock'a getirdiği yeniliklerle başarılı bir albüm olarak görüldü.Az album sikerének köszönhetően Irv Gotti is ismert név lett.
Bu oduller ona uluslararasi ün getirdi.A remake hozta meg a világhírnevet az együttesnekk.
López Aguilar ayrıca Katalunya'nın yerel partisi Convergència i Unió'nun iki teklifini de dile getirdi.López Aguilar ilmoitti myös kahdesta Katalonian alueen paikallisen Convergència i Unió -puolueen ehdotuksesta.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.YK on toistaiseksi vaiennut omista epäilyksistään.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod