Maria Teresa 1777’de şehri piskoposluk merkezi haline getirdi.Maria Teresia gjorde staden till ett episkopalsäte år 1777.
Konuşmaktan imtina etmenin kendisine iç huzuru getirdiğine inanıyordu.Han trodde att avstå från att tala gav honom inre frid.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.Hösten: Oro för östutvidgningen av EU.
Dokuz delikli xun, daha önceki düzensiz delikleri düzenli hale getirdi.Han var därefter obesegrad i sina nio första felfria (utan galopp) starter.
Avusturya'nın ilk dükü Heinrich Jasomirgott yine 1156'da Viyana'yı dükalığın merkezi haline getirdi.Den första österrikiske hertigen blev Henrik Jasomirgott år 1156 som var den som utsåg Wien till residensstad.
Bir taraflılık getirdi de.Han tillförde även ett innertak.
Senato, Quintus Fabius Maximus’u diktatör yetkisiyle göreve getirdi.Senaten utnämner Quintus Fabius Maximus Verrucosus till diktator.
Bu ünlü yapıtını daha sonra oyun haline getirdi.Den sistnämnda gavs så småningom ut som ett eget spel.
Özellikle Benito Mussolini'ye olan hayranlığını dile getirdi.Hans farfar är en stor beundrare av Benito Mussolini.
Sovyet birlikleri bu binaları bir moloz yığını haline getirdi.Allt detta förvandlade fästningen till en grushög.
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.Festivalens tema är att bringa lycka för det kommande året.
Albümün ilk single'ı "I Need a Dollar", sanatçısına Avrupa ve ABD'de büyük başarı getirdi.Även albumets andra singel "I Want Your Love" blev framgångsrik både i USA och Europa.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Den anses ge lycka och välgång. ^
1897 senesinde Başkan William Mc Kinley, Roosevelt’i Deniz Kuvvetleri Bakan Yardımcılığı'na getirdi.President William McKinley utnämnde 1897 Long till marinminister.
Ailesini de yanında İngiltere'ye getirdi.Han flydde med sin far till England.
Dott erkenden liderliği aldı, ama O 'Sullivan durumu 8-8'e ikinci seansın bitiminde getirdi.I semifinalen hade Dott slagit O'Sullivan efter att bland annat ha vunnit andra sessionen med 8-0.
22 Ocak 2009'da bir kız çocuğu dünyaya getirdi.En natt omkring den 22 januari skrev de ned ett förslag.
(Matta 28:19-20) 15. Gerçek Kilise Tanrı'nın geri getirdiği bir kilise olmalıdır.16:17–19) som klippan som kyrkan skall byggas på.
12 dakika sonra, Lukas Podolski durumu 2-0'a getirdi.Han ersatte Lukas Podolski i den 62:a minuten.
1 Eylül 2001 günü kameraman Coley Laffoon'la evlendi ve 6 ay sonra oğlu Homer'ı dünyaya getirdi.Hon gifte sig med kameramannen Coley Laffoon 1 september 2001.
Ama bunun getirdiği zorluklardan dolayı grup, 1998 yılında dağıldı.Trots framgången splittrades gruppen 1998.
Gidip koçu getirdi.Hon tog fil. kand.
O ise, "Ben aldığım emri yerine getirdim.Han sade vidare, att Gud hade ett verk för mig att utföra”.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.Valet kritiserades dock av internationella valobservatörer.
Clemenceau, 1908 yılında Geffroy'u Manufacture des Gobelins'in başına getirdi.Från 1908 var han ledare för Manufacture des Gobelins.
Ancak bugün, gelişmiş navigasyon sistemleri karatmayı önemsiz hale getirdi.Idag har avancerade system för navigation och eldledning gjort mörkläggning mindre betydelsefull.
Ona popülerlik getirdi.Це принесло йому популярність.
2000 yılında Jane, bir erkek çocuk dünyaya getirdi.2000 року Джейн народила хлопчика.
23 Haziran 1942'de Alman Silah Bakanlığı, 1000 tonluk Landkreuzer P. 1000 Ratte önerisini getirdi.23 червня 1942 Німецькому Міністерству з озброєння був запропонований проект Landkreuzer P. 1000 Ratte.
Her ikisi de görevini başarıyla yerine getirdi.Обоє успішно виконали завдання.
Şahrbaraz, Herakleios'a olan hayranlığını dönme bir Yunan'a dile getirdi: "İmparatorunuza bakın!Шахрвараз, захоплений його відвагою, сказав греку-перебіжчику: «Подивись на свого імператора!
Ordudaki reform ve getirdiği maliyetler Prusya'da bir anayasal krize sebep oldu.Військові реформи (і видатки на їхнє проведення) спричинили конституційну кризу в Пруссії.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Френк Камені незабаром зрозумів сенс змін, викликаних стоунволлськими безладами.
Paleo-Tetis batısından doğusuna doğru kapandı ve Kimmerya dağoluşumunu meydana getirdi.Палео-Тетіс закривався із заходу на схід, створюючи Мезозойську складчастість.
Dışişleri Bakanı Lubomír Zaorálek de taziyelerini dile getirdi.Бачте, міністри окремих закордонних справ образилися на мене.
Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası'nı kesin olarak yenince, 1945 ve 1946 yılında konuyu tekrar gündeme getirdi.Після розгрому Німеччини 1945, СРСР повернувся до цього питання. в 1945 та 1946.
Parçayı daha anlaşılır bir hale getirdik.Це призводить до більш ясного формулювання теорії.
Arap Ligi 2008 yılında görüşmelerde bulundu ve gözlemci olarak bir role sahip olma arzusunu dile getirdi.В 2008 р. Росія заявила про готовність стати постійним спостерігачем.
8 Nisan 2006'da Chris Martin'den ikinci çocuğu, Moses Bruce Anthony Martin'i New York'ta dünyaya getirdi.Їхня друга дитина, син, Moses Bruce Anthony Martin, народився 8 квітня 2006 року в Нью-Йорку.
Bu rolü ona bir Altın Küre ödülü getirdi.Тоді цей результат приніс йому срібну нагороду.
Biɾ kadın, biɾi beyaz, diğeɾi siyah olan iki domuz getirdi.Свекруха принесла з собою два посоха, чорний і коричневий.
Bu manevra durumu olumsuz hale getirdi.Цей вимушений маневр став переломним.
Araplar iki yıl bu şehri tahkim edip bir donanma üssü haline getirdiler.За два роки цей його перепорядкували Генеральному штабу армії, перетворивши на Відділ флоту.
Ohlon halkı sinek kuşunun Dünya'ya ateşi getirdiğine inanır.Племена Нижнього Конго вірять, що Павук приніс з неба вогонь.
Bir röportaj sırasında potansiyel bir turne planını da gündeme getirdi.Він також повідомив про можливий спільний бонус-трек.
Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi.Після демобілізації «за станом здоров'я» 1916-го одружився.
Daha sonra Banaz Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolanarak bugünkü halini almıştır.Для цього Пила залишив їм гостро заточені інструменти.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Крім того, він відзначив: .
Beşiktaş, takımın başına Macar antrenör Andrea Kutik'i getirdi.В команді його хотів бачити особисто тренер «Кременю» Андрій Недяк.
Rönesans döneminin getirdiği yeni bilgiler, 15. yüzyıldan sonra Oxford'u oldukça etkilemişti.Пізніша інформація про тофу з'являється щойно в X сторіччі.
Getirdiği anlatım yenilikleri ile 20. yüzyıl edebiyatını derinden etkilemiştir.Його лаконічний і насичений стиль оповіді відіграв значну роль у літературі XX століття.
Her biri şekerleme ve çörekler getirdiler.Він містить цукри, білкові речовини.
Sıcak renklerle meydana getirdiği peyzajları vardır.З шерсті яка виготовляють теплі речі.
Senato, Quintus Fabius Maximus’u diktatör yetkisiyle göreve getirdi.Квінт Фабій Максим був призначений диктатором.
21 Nisan'da, Çikatilo’nun savunma avukatı, Dr. Buhanovski’nin onun üzerinde etkisi olduğunu dile getirdi.7 вересня адвокати Тимошенко заявили, що справа остаточно розвалилася.
Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.Багато хто вірить, що гроші приносять щастя.
Tom çiçekler getirdi.Том приніс квіти.
Ben çiçekler getirdim.Я приніс квіти.
Bir şişe şarap getirdim.Я приніс пляшку вина.
Bir şişe şarap getirdim.Я принесла пляшку вина.