Ortaklardan birinin kocasının getirdiği avdan diğer ortağa da pay düşer.Почему среди членов одной семьи Один поднял нож на другого?
Ancak bu devletlerin kuruluşları beraberinde uzun iç savaşları da beraberinde getirdi.Они, горожанцы, несли вместе с нами тяготы войны.
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.أدت الإبتكارات الجديده التي أدخلها في المدرسه إلي الشكوي.
O ise, "Ben aldığım emri yerine getirdim.فقال: ما أفعل إلا ما ذكرت .
Birçok İslami terörist grup antisemit görüşlerini açıkça dile getirdi.أعربت العديد من الجماعات الإرهابية الإسلامية علانية عن آراء معادية للسامية.
Control albümünün getirdiği uluslararası başarıdan sonra, yine aynı yapımcılarla çalışmalara devam etti.عقب النجاح العالمي الذي حققه البوم كنترول استمرت في العمل مرة أخرى مع نفس المنتجين.
Ermenistan müzeyi, devlet protokolünün bir parçası hâline getirdi.والزيارات إلى المتحف هي جزء من بروتوكول جمهورية أرمينيا.
27 Mayıs'tan sonra anayasalcılık hareketlerinde, egemenliğin sadece "kullanışı" bakımından değişiklik getirdi.في الحركات الدستورية التي جرت بعد 27 مايو جري تعديل من ناحية استخدام السُلطة فقط.
Willett'ın 1907 önerisi, bazı siyasi durumları da beraberinde getirdi.كان قَدَر اقتراح ويليت الذي تقدَّم به عام 1907 رسم خلافاتٍ سياسيَّةٍ مختلفةٍ فيه.
Sanatçı, kendi yorumuna göre 'Jackson' soyadının getirdiği ağır bir yükü kaldırmak zorunda kaldı.واضطر الفنان للازاله لقب جاكسون الذي يمثل عبئا ثقيلا وفقا لتفسيرها.
Bu şirket, kulübü sınırlı olarak halka açık hâle getirdi.كان الليلة الماضية النادي مفتوح للجمهور.
Hemen akabinde Mısır'daki Alman elçiliğine giderek Nazi Almanyası'na olan sempatisini dile getirdi.وأعرب على الفور عن تعاطفه مع ألمانيا النازية للسفير الألماني في مصر.
Disney Channel ABD'deki ilk gösteriminde 4 milyon izleyici getirdi.أحضر العرض الأول على قناة ديزني 4 ملايين المشاهدين.
Tüm İspanyol halkının %22'si ise en az ayda bir dini görevlerini yerine getirdiğini belirtmiştir.إجمالاً، يعود حوالي 22% من الإسبان الخدمات الدينية على الأقل مرة واحدة في الشهر.
Tony Popovic 17. ve 19. dakikalarda attığı iki golle skoru 6-0'a getirdi.وسجل توني بوبوفيتش هدفين متتاليين في الدقيقتين 17 و19، ليجعل النتيجة 6-0.
MTV videoyu çok müstehcen kabul etti ve yayınlanmasına yasak getirdi.ولاقي هذا الفيديو استهجاناً كبيراً من مشاهدي MTV ، وأصدروا قرارً بحظر نشر هذا الفيديو.
Bunun da iyi şans getirdiği söylenir.إضافة إلى أنهم يعتقدون بأن هذه العملية تجلب الحظ السعيد.
Peygamberlerin dile getirdiğine göre, kurban etme eylemine kişinin dahili ahlak ve iyiliği eşlik etmelidir.في زمن وفاته أثنى عليه الكثيرون بشخصيته المحبوبة وأعماله الخيرية.
Ertesi gün Nilüfer mayın vapuru, 32 mayın daha getirdi.وفي اليوم التالي أحضرت السفينة البخارية نيلفر اثنين وثلاثين لغما .
1870'lerden itibaren Türkçenin standart bir sözlüğünü oluşturma çalışmaları da imlâ konusunu gündeme getirdi.إلا أن الجهود التي بذلت في القاموس الأساسي للغة التركية اعتباراً من 1870 م، عملت على تنظيم الموضوع الإملائي.
Okuyucu tarafından sert tepkiler aldıktan sonra, orijinal konseptinde geri getirdi.وفي وقت لاحق استعادت لها المفهوم الأصلي بعد تلقي ردود الفعل القاسية من القراء.
Yarışmada 1. olan Selen Soyder, Türkiye'ye "En İyi Milli Kostüm Ödülü"nü de getirdi.وكانت سويدر في أول خمس مراكز بالمسابقة وجلبت لتركيا " جائزة أفضل زي وطني ".
Berggolts ayrıca birçok kez, Rusya'da yaşanan önemli olayları da dile getirdi.وبالأضافة إلى ذلك اعربت من خلال قصائدها عن الأحداث الهامة التي وقعت في روسيا العديد من المرات.
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim".الآن اختياري وبعد سنوات إجباري".
López Aguilar ayrıca Katalunya'nın yerel partisi Convergència i Unió'nun iki teklifini de dile getirdi.وعلاوةً على ذلك فإن لوبيز أجيلار قد أعلن عن اقتراحين تقدم بهما حزب "التقارب والإتحاد" الكاتالوني المحلي.
Ülkesini, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet haline getirdi.في عام 1967 أعلنت نفسها الأولى في العالم الملحد الدولة.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.أما القاضية فأعربت عن أن ذلك يرتبط بما أسمته "ألية الدعاية الحكومية".
Prens Wrede, Palatinate bölgesine zapt etmek için Bavyera ordusunun yarısını buraya getirdi.قاد الأمير فريد نصف الجيش البافاري نحو بالاتينات لقمع المقاطعة.
Rüsumat 1 Aralık'ta Tuapse'den 438 tüfek, 412 sandık cephane ve 378 kasatura daha getirdi.في أول ديسمبر أحضرت سفينة رسومات من توابسي 438 بندقية، 412 صندوق ذخيرة و 376 حربة بندقية.
11 Ağustos 2000'de Madonna oğlu Rocco'yu Los Angeles'ta dünyaya getirdi.وفي 11 أغسطس 2000، أنجبت مادونا ولدها ريكو في لوس أنجلوس.
Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi.خلق الله آدم حين خلقه فأخرج أهل الجنة من صفحته اليمنى، وأخرج أهل النار من صفحته اليسرى.
Ve bunu "Korkarım uyuyan devi uyandırdık ve korkunç kararla onu doldurduk." şeklinde dile getirdi.يقول:"أخشى أن كل قمنا به كان لإيقاظ عملاقا نائما جرى شحنه بالفضب مع تصميم رهيب."
"Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler.ودائمًا ما كان يتم دعوة سادة الأغوز العظماء، ويحضرونهم إلى منازلهم، ويُضيفون بأفخم الضيافات.
Marić , 1902 yılında, muhtemelen Ocak ayında kızını dünyaya getirdiği Novi Sad’a gitti.ذهبت إلى نوفي ساد وهو المَكان الذي وَلدت ابنتها فيه في عام 1902، ربما في كانون الثاني/يناير.
Kentin can güvenliği sorunu olan birçok bölgelerini güvenli hale getirdi.دفع القتال العديد من السكان إلى مناطق أكثر أمنا.
I. Petro'nun reformları, Rusya'ya Batı Avrupa'nın önemli kültürel etkilerini getirdi.إصلاحات بيتر الأكبر الكبيرة أحضرها لأوروبا الغربية بالتأثيرات الكبيرة لأوروبا .
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.وقام الأب بالاتصال على الشرطة التي لم تتحصل سوى على بعض بصمات الأرجل والأيدي الدموية في الموقع.
Powerbook ve diğer ürünlerin başarısı cironun artışını da beraberinde getirdi.أدى نجاح الباوربوك وغيرها من المنتجات إلى زيادة الإيرادات.
Romanya Kupası'nı ise müzeye getirdi.وقد حوّل منزل الغريكو إلى متحف.
Rowling, 23 Mart 2003'te David Gordon Rowling Murray adını verdiği ikinci çocuğunu dünyaya getirdi.وولدت رولينغ ابنهما، دايفيد جوردون رولينغ موراي في 24 مارس 2003.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.كما لجأ بعض المرشحين لرشوة السلطات لتأمين انتخابهم.
Albüm, grup için o zamana kadarki en büyük ticari başarıyı getirdi.حقق ألن أكبر نجاح تجاري له حتى ذلك الوقت.
Giresun, İstanbul'dan 26 mayın takviye getirdi.وأحضرت غيرسون من أسطنبول ستة وعشرون لغماً للتعزيز .
Gemi kaptanlarının Bahriye Okulu mezunları olmaları zorunluğunu getirdi.حملت السفن معها فصلاً دراسياً من طلاب البحرية.
Öğrenciler ifadelerinde şunları dile getirdi: "Suç unsuru içeren şekilde davrandığımızın farkında değildik.لقد وصلَ لنا عن طريق وسائل الإعلام لا غير ونؤكدُ لكم أنه لم يتم استشارتنا في مضمون ما تناوله البغداي.»
Gördüğün rüyayı yerine getirdin.Viu seu sonho realizado".
Burada ingilizcesini iyi bir seviyeye getirdi.أدواره قادت إنجلترا إلى موقع أقوى.
Albüm dijital olarak kaydedildi ve Bush bununla ilgili pişmanlıklarını daha sonraları dile getirdi.O álbum foi gravado digitalmente, e desde então Bush expressou arrependimentos sobre os resultados disso.
Hobbes ve Locke, bu soruya iki tane etkili ve açıklayıcı çözüm getirdiler.Hobbes e Locke dão duas soluções influentes e diferentes para esta pergunta.
Bunun da iyi şans getirdiği söylenir.Também acredita-se que possa trazer boa sorte.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.A derrota na Segunda Guerra Mundial trouxe mudanças radicais para o Japão.
56 yılında, Nero aynı şartlarla seçilmiş olan iki eski praetor'u göreve getirdi.Em 56, Nero os substituiu por dois ex-pretores escolhidos da mesma forma.
Bu güncelleme ayrıca, telefona yüklenen uygulamalar için babalık kontrolü de getirdi.Essa atualização também trouxe um controle paterno para os aplicativos instalados no telefone.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Frank Kameny logo percebeu uma mudança crucial causada pelos tumultos de Stonewall.
Organizasyon ilk dönemlerinde, UFC farklı stilleri ve savaşçıları bir araya getirdi.Durante esta parte inicial da organização, o UFC mostraria uma grande variação de estilos e lutadores.
2000 yılında Jane, bir erkek çocuk dünyaya getirdi.Em 2000, Jane deu à luz um menino.
Mektuplar Irving'e erken bir ün ve orta derecede kötü bir şöhret getirdi.As cartas trouxeram a Irving alguma fama inicial e notoriedade moderada.
594'te Mauricius, Priscus'u görevden aldı ve yerine deneyimsiz kardeşi Petros'ı getirdi.Em 594, Maurício demitiu Prisco e o substituiu por seu inexperiente irmão, Pedro.
Bazı Kokomo şehri sakinleri bu filmin haksız yere yerel halkı genel olarak kötülediğini dile getirdiler.Alguns habitantes de Kokomo sentiram que o filme pôs a cidade sob uma visão deslealmente negativa.
Olayların bu şekilde gelişmesi, Eylül 1944'te Budapeşte saldırısını beraberinde getirdi.Foi no âmbito desses eventos a ocorre a Ofensiva de Budapeste em setembro de 1944.