Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdi ile cümle

getirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı Kokomo şehri sakinleri bu filmin haksız yere yerel halkı genel olarak kötülediğini dile getirdiler.Некоторые жители Кокомо решили, что на экране их город несправедливо предстаёт в негативном свете.
Klişeleşmiş kuralları gevşetti, dükal sarayına müzisyenler, ressamlar, şairler getirdi.Она смягчила правила этикета и пригласила ко двору музыкантов, художников и поэтов.
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim".Я платила должным в течение многих лет.»
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.В 1977 году при установке ремней безопасности это удобство ликвидировали.
Karargaha yeni dönen Z.Məcidov bu emri de büyük hüner, yiğitlik göstererek yerine getirdi.З. Маджидов, только что вернувшийся с позиции, выполнил этот приказ с большой храбростью и мужеством.
Tom bunu getirdi.Tom bragte dette.
Gördüğün rüyayı yerine getirdin.Мечта, которая сбылась.
Kimin getirdiği belirtilmez.Не та, за кого себя выдает.
Özellikle Rus devrimi üzerine yazdıkları ve Bolşeviklere getirdiği eleştiriler çarpıcıdır.Выступали против революционеров, в частности большевиков, чаще всего травили их.
4 Nisan 2008 tarihinde kızı Liliana’yı dünyaya getirdi.4 апреля 2008 года родила дочь Лилиану.
Her biri şekerleme ve çörekler getirdiler.Они выпускали конфеты и леденцы.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.Это принесёт тебе счастье и удачу.
Getirdikleri davarlarla geçimlerini sürdürmüşlerdir.Они обладают свойствами той породы, в которой они вырабатываются.
Özellikle Benito Mussolini'ye olan hayranlığını dile getirdi.Откровенно высказывал симпатии к Бенито Муссолини.
"İsim değişikliği şampiyonluk getirdi!".«Дура, смени фамилию!»
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.В больнице её навещали близкие друзья.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.Эти двое стали прекрасными друзьями и напарниками.
Bu durum Alman ordusunu, sadece Sovyet manevralarına tepki verebilir duruma getirdi.Всё это облегчало немецкому командованию отражение советского наступления.
Ebu Ali'yi sağına oturttu ve kendisini misyonerlik faaliyetlerinin başına getirdi.Папа посылал его в каждую важную миссию в качестве легата.
Bu yıl onlara Olimpiyat gümüş madalyası ve Dünya şampiyonluğu getirdi.В 2004 году завоевала серебряные медали Олимпийских игр и чемпионата мира.
Senato, Quintus Fabius Maximus’u diktatör yetkisiyle göreve getirdi.Квинт Фульвий в качестве легата привёл к диктатору Квинту Фабию Максиму консульское войско.
Daha büyük kararlılıklarını dile getirdiler.Надо было твёрже отстаивать свою точку зрения.
1991 senesinde AIDS'in getirdiği komplikasyonlar sonucu yaşamını yitirmiştir.Он скончался от осложнений, вызванных СПИДом, в 1991 году.
Albüm birçok ödülü de beraberinde getirdi.Альбом также получил множество наград.
Elçiler de bu uğursuzluğun başlarına inkârlarından dolayı geldiğini dile getirdi.Вместе с другими пророками он будет свидетельствовать против неверующих.
Askerlik görevini 1992'te yerine getirdi.Окончил военную службу в 1992-м.
Annesi Gloria Marie James onu dünyaya getirdiğinde 16 yaşındaydı.Его мать, Глория Джеймс, на тот момент была 16-летней школьницей.
Aynı zamanda süper ölçekliydi, fakat getirdiği asıl yenilik sıra dışı işleyişindeydi.Кроме того, он был суперскалярным, но это главное новшество было неисправно.
Şiirlerinde insanların sıkıntılarını ve yurt sevgisini dile getirdi.В них поэт отобразил тяготы своей жизни, любовь к людям и родному краю.
Bunu model olarak kullandık" sözlerini dile getirdi.Мы использовали это в качестве модели.»
Dağlar daha ziyade ufak toprak ve taş yığınlarının meydana getirdiği sıra halinde tepeleri andırır.К самым краям равнины подступают низкие холмы, за которыми на небольшом расстоянии возвышаются крутые горы.
Eşi Uinen ise Aulë'nin önerisi üzerine Ossë'yi durdurup Ulmo'nun huzuruna getirdi.С помощью своей жены Урсы убил Азулона и подделал завещание.
Safa, çocukluğunu pilot olarak hayal etmesi onu Bakü Havaalanı'na getirdi.Сяфа в детстве мечтал стать лётчиком, это желание привело его в Бакинский аэропорт.
Bu söylenti, medyada oldukça ses getirdi.Эти слова произвели шум в зале.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.Перед выборами миссии международных организаций выступили с промежуточными очтётами о предвыборной ситуации.
Galileo yalnızca ikinci isteği yerine getirdi.Таким образом, Благоева заняла только второе место.
Bakanlık kendisini daha sonra iade-i itibar olarak yeniden eski görevine getirdi.Некоторое время спустя, Часовой вернул ему прежнее состояние.
Rus kültürü, İsrail’deki sanatta kaçınılmaz etkiler getirdi.Китайский стиль существенно повлиял на японские изделия.
Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller getirdiler.Мы выполним обещание нашего Пророка.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^На что он ответил следующее: «...
Traklar, Balkan Yarımadası'na maden devri medeniyetini getirdiler.Дорога обслуживала боливийские рудники.
Ancak bu başarı gruba tatsızlık da getirdi.Но я думаю, что с этим довольством также приходит и печаль.
Ressam daha sonra resmi keserek iki tablo haline getirdi.Позже он снялся ещё в двух картинах.
24 Şubat 2017 tarihinde eşi, Bari Najma adını verdikleri bir kız çocuğu dünyaya getirdi.22 февраля 1963 года она родила дочь, которую назвали Шармэйн Кэрол.
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.Вскоре после этого они решили воплотить свой лозунг в жизнь.
Okula getirdiği yenilikler şikayete yol açmıştı.Пропуски уроков из-за показов привели к проблемам в школе.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.После расправы нацисты подожгли дома посёлка, облили бензином и также подожгли тела убитых.
Velid bu teklifi kabul etmedi ve bu teklifi getirdiği için ona çok kızdı.Ли не ожидал такого решения, и оно обескуражило его.
Taraf'a verdiği röportajda Şafak, yeni olan her şeyin ilk başta biraz yadırgandığını dile getirdi.В переносном смысле с рассветом связывают начало чего-либо, новое начинание.
Rowling, 23 Mart 2003'te David Gordon Rowling Murray adını verdiği ikinci çocuğunu dünyaya getirdi.24 марта 2003 года у них родился сын, Дэвид Гордон Роулинг Мюррей.
23 Mart 2005'te erkek arkadaşı Myles'tan oğlu Tahlia-Maya Buena'yı dünyaya getirdi. ^23 марта 2005 года у Буэны и её бой-френда Джея родилась девочка Талия-Майя (англ. Tahlia-Maya).
1699 yılında imzalan Karlofça Antlaşması, savaşın sonunu getirdi.После подписания договора в Карловице 1699 года, который положил конец войне, он вернулся в Литву.
Şarkı, ülkeye birincilik getirdi.Песня заняла первое место.
Tüm ekip için henüz başka yeniden tasarı özelliklidir ve Kaplumbağaları günümüz New York'una geri getirdi.Графика была полностью переделана, и черепашки теперь могут перемещаться в настоящих трех измерениях.
O ise, "Ben aldığım emri yerine getirdim.Он сказал: «Каким я буду брахманом, если не выполняю своего обещания?»
Hitabet yeteneği, onu İspanya Komünist Partisi’nin önemli temsilcilerinden biri haline getirdi.Став известным деятелем рабочего движения, принял участие в основании Испанской коммунистической партии.
Ancak kısa bir süre sonra II. Dünya Savaşı'nın getirdiği sıkıntılar inşaatı engelledi.Но нехватка ресурсов во время Второй мировой войны привела к остановке строительства.
Forum'un sonunda katılımcılar, UEFA Şampiyonlar Ligi Finalini izleme geleneğini yerine getirdi.По окончании Форума участники традиционно посетили финальный матч Лиги чемпионов УЕФА.
Paris'teki deneyimlerini iki kitap haline getirdi.В Великобритании вышли две книги с её рассказами.
Getirdiği yeni bir şey yok.Нового ничего нет.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod