Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdi ile cümle

getirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ekim 1982'de karısı Boone bir kız çocuğu dünyaya getirdi.Verona, 1987 La figlia che piange.
Albüm, Türkiye'de çok ses getirdi.All'album è seguito un lungo tour in Turchia.
Makyaj, aracı Ford'un 'Kinetic Design' tasarım çizgisiyle uyumlu hale getirdi.Il restyling portò la macchina in linea con il Ford "Kinetic Design".
Anne ve babası çocuğu Louis Pasteur'e getirdiler.Genitori e Suore ricorsero con fiducia al Padre Luigi.
Geçmişte, Sovyet esir kamplarında ki tutukluluğunun getirdiği bir durumdan muzdarip olduğu keşfedildi.Non si sa cosa sia successo con le guardie carcerarie polacche che vennero internate.
1909'daki Morley-Minto reformları Hint Müslümanlarına ayrı seçim hakkı getirdi.Le riforme di Morley e Minto approdarono nel 1909 all'approvazione dell'Indian Councils Act.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Il Tasso di fecondità totale è il numero medio di bambini nato da ogni donna.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.Nell'autunno del 1938, l'Europa era sull'orlo della guerra a causa della Crisi dei Sudeti.
Her ikisi de bu kişisel rekabeti savaş meydanına getirdi.Entrambe le medaglie sono arrivate nella competizione a squadre.
Bu sıkıntılarını bir belgeselde şöyle dile getirdi: On altı yaşında yasadışı afiş basmaktan hapse atıldı.La sua fedina penale si sporcò molto presto: A sedici anni fu incluso in un elenco di ricercati per furto.
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.Molto presto sorsero questioni in merito all'interpretazione della regola.
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.Alla fine i 3 riescono a portarlo in ospedale.
"Yetmişli yıllara karşı sorumluluğumu yerine getirdim".Non ho combattuto altro che per l'onore del mio popolo".
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Dopo il massacro, i nazisti cosparsero i cadaveri di benzina e li bruciarono..
William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.Si oppose a William of Ockham su parecchie questioni di filosofia naturale.
Blaine sihirbazlık gösterilerde seyircilerin tepkilerini odak noktası haline getirdi.Jones è comparso nei panni di ospite a sorpresa.
1992'de ünlü yapımcı Terry Lewis ile evlenen White, Ashley Nicole adında bir kız dünyaya getirdi.White ha sposato Terry Lewis nel 1992, con il quale ha avuto una figlia di nome Ashley Nicole.
Bunun da iyi şans getirdiği söylenir.Anch'esso mostrava Get Lucky.
Lombard Krallığı'na tekrar Aryanizm'i getirdi.Vinse nuovamente il Giro di Lombardia.
İnanıyorum ki devlet başkanımızın öldürülmesinin getirdiği sonuçların acısını çekiyoruz.Rimane molto scioccato alla notizia dell'uccisione del presidente.
Ancak bu başarı gruba tatsızlık da getirdi.Anche lo stesso Budelli rimase sorpreso di tanto successo.
Velid bu teklifi kabul etmedi ve bu teklifi getirdiği için ona çok kızdı.Il fratello non sembra gradire la telefonata: è ancora arrabbiato con lei.
Bir sonraki sene aynı takım onu teknik direktörlüğe getirdi.L'anno seguente lo stesso papa lo fece suo segretario officiale.
Gerekçesini de şöyle dile getirdi: ^Egli così scriveva: “….
Kampanyayı başlatanlar, kampanyanın bireysel olduğu, siyasi hiçbir unsur taşımadığını dile getirdiler.Questo ha suggerito ai critici che la nazione non ha una strategia militare.
Rangnick, takımın teknik direktörlüğüne Alexander Zorniger'e getirdi.Per raggiungere l'obbiettivo la panchina è stata affidata ad Alexander Zorniger.
Menelaos Helen'i tekrar aldı, Sparta'ya getirdi.Menelao così fece e in questo modo poté tornare a Sparta.
Bu durum halkın devlete katılımını olanaksız hale getirdi.Questo ha portato alla incertezza sul ruolo del Consiglio.
Massey takımını kendisi ile birlikte getirdi.Lundy riunisce il proprio team.
Bu TV dizisinde giydiği kıyafetleri onu bir sex sembolü haline getirdi.Indossa un collare da cane come simbolo di questo patto.
Beşiktaş, takımın başına Macar antrenör Andrea Kutik'i getirdi.Tag Doppiato da: Andrea Oldani è l'allenatore della Team.
R6000 mikro işlemcisi MIPS – II komut setini de beraberinde getirdi.L'R6000 introdusse il set di istruzioni MIPS II.
Buffy etkisiz hale getirdiklerini incelemeye başlar ve onlarla daha önce savaştığını hatırlar.Baldur ha difficoltà a riprendersi dal ritorno alla vita ed ha ricordi confusi di cosa gli è accaduto prima.
Birçok aktör olay ile ilgili üzüntüsünü dile getirdi.Molti critici hanno espresso la loro insoddisfazione verso la trama.
Ve bir yıl dan daha az bir süre sonra kızı Katherina'yı dünyaya getirdi.Un anno più tardi diede alla luce una figlia, Aleksandra.
Fakat bu değişim kameraların hepsini toptan çalışmaz hale getirdi.Tutte queste misure erano però annullate dall'eccessivo sovraffollamento delle strutture.
Ancak şarkı beraberinde çeşitli tartışmalar getirdi.La canzone presenta più temi al suo interno.
Farklı disiplinlere mensup bilim adamlarının dinlere getirdiği tanımlar farklıdır.Le forme di piatto utilizzate dai popoli della storia sono differenti.
Bir saç kurutma makinesi getirdin mi?Ты принёс фен?
Senin için iyi haber getirdim, Tom.У меня для тебя хорошие новости, Том.
Hostes Tom'a içeçek getirdi.Стюардесса принесла Тому выпить.
Tek yumurta ikizleri dünyaya getirdim.Я родила близнецов.
Bu kütüğü salona kim getirdi ve ne için?Кто принёс этот пень в гостиную и для чего?
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Фрэнк Камени вскоре понял смысл перемен, вызванных стоунволскими беспорядками.
"Hükümetin İsrail ve Yahudilere karşı kışkırtıcı yorumlardan" endişe duyduklarını dile getirdiler.Они указали на озабоченность по поводу «зажигательных комментариев правительства об Израиле и евреях».
İnanıyorum ki devlet başkanımızın öldürülmesinin getirdiği sonuçların acısını çekiyoruz.Мы, я полагаю, страдаем от последствий смерти главы государства.
Çay çörek getirdi.Мама принесла чай.
Meiwes yaptıklarını itiraf etti ve eylemleri için üzüntüsünü dile getirdi.Майвес признался в содеянном и выразил сожаление по поводу своих действий.
1957'de diğer kızları olan Fujiko'yu ve kısa bir süre sonra da Katsuhito isimli oğullarını dünyaya getirdi.В 1957 году она родила ещё одну дочь, Фудзико, и, вскоре после этого, сына по имени Кацухито.
Şahrbaraz, Herakleios'a olan hayranlığını dönme bir Yunan'a dile getirdi: "İmparatorunuza bakın!Шахрвараз, восхищённый его отвагой, сказал греку-перебежчику: «Посмотри на своего императора!
(Seneca) Timeo Danaos et dona ferentes Yunanlar'dan korkuyorum, özellikle hediye getirdikleri zaman.Timeo Danaos et dona ferentes — Боюсь данайцев и дары приносящих.
23 Haziran 1942'de Alman Silah Bakanlığı, 1000 tonluk Landkreuzer P. 1000 Ratte önerisini getirdi.23 июня 1942 года Немецкому Министерству по вооружению был предложен проект Landkreuzer P. 1000 Ratte.
Vernon sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.Вернон был строг, но надёжен, и придавал большое значение ее образованию.
Kısa zamanda sesi ve ilahilere getirdiği özgün yorumları ile dikkati çekti.Уже при жизни народная молва приписывала ему прозорливость и чудотворения.
Yoğun kış koşullarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıyayız."Мы столкнемся с опасностями глубокой зимой».
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.В заключительной части поётся о том, как он отомстил своим обидчикам.
MTV videoyu çok müstehcen kabul etti ve yayınlanmasına yasak getirdi.MTV сочло клип непристойным и запретило к показу.
Bunun da iyi şans getirdiği söylenir.Считается, что это приносит удачу.
Ve Rab Tanrı Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Âdem'e getirdi.И сделал Господь Бог Адаму и жене его одежды кожаные и одел их».
2015 yılı yeni değişiklikleri beraberinde getirdi.2015 год принёс ряд очередных изменений в составе коллектива.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod