Ana içeriğe geç
Sözlük

getirdi ile cümle

getirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ünlü yapıtını daha sonra oyun haline getirdi.Pronto destacó como virtuoso de este instrumento.
Kömürün yeni yıl için şans getirdiğine inanılır.Se juega a ellos para atraer más suerte para el nuevo año.
Özellikle Benito Mussolini'ye olan hayranlığını dile getirdi.Reafirmó sin embargo su admiración por Mussolini.
Çay çörek getirdi.Aquí hay tomate.
Galileo yalnızca ikinci isteği yerine getirdi.La nobleza sólo desempeñaba un papel secundario.
Boekamp’ın transferi bu nedenle Almanya’da da hayli ses getirdi.El hundimiento del “Bismarck” provoca gran consternación en Alemania.
Bu, kariyerinde önemli gelişmeler getirdi.Esto desarrolló enormemente su carrera.
Gösteri büyük ses getirdi ve bu sayede fotoğrafın sanat olarak görülmesinde önemli bir adım atılmış oldu.Este suceso, a pesar de trágico, la llevó a ser una notable artista.
Bu sefer sırasında gayet başarılı görevler yerine getirdi.Durante ese período realizó una fructífera labor.
Annesi ona kurabiye getirdi.He hecho una tarta para ti.
Konsorsiyum, George Burley'i hızla takımın teknik direktörlüğüne getirdi.En este equipo se ha reencontrado con George Burley como manager.
2015 yılı yeni değişiklikleri beraberinde getirdi.En 2015 también moderó diferentes debates políticos.
Ulmo ricayı yerine getirdi.Habilita el ultralisco.
40 saniye kala Murat Evliyaoğlu'nun üçlüğü skoru 84-83'e getirdi.Fortuna anotó el tiro libre que puso el marcador 84 a 83 a favor de los Constituyentes.
Elbisesini de kana bulayıp babalarına getirdiler ve "Bak bunu bulduk" dediler.El que me ha visto a mí, ha visto al Padre; ¿cómo, pues, dices tú: Muéstranos el Padre?
Yeteneği ve şova yatkınlığı kendisini bir medya yıldızı haline getirdi.El azar y su enorme talento la han llevado a convertirse en una estrella.».
Her ikisi de görevini başarıyla yerine getirdi.Ella fue acreditada a ambos con su éxito.
Evlendikten altı yıl sonra, Aydın isimli ikinci çocuğunu dünyaya getirdi.Tres años después daría a luz a su segundo hijo.
"Bunları bu hâle kim getirdi?" diye sorar.¿Me pregunto quién empezó eso?'
1991 senesinde AIDS'in getirdiği komplikasyonlar sonucu yaşamını yitirmiştir.En 1991, afectado por una enfermedad terminal, se quitó la vida.
Aldığı ödüller ile ses getirdi.“Él ganó por los votos que yo puse.
Bu sıkıntılarını bir belgeselde şöyle dile getirdi: On altı yaşında yasadışı afiş basmaktan hapse atıldı.Un acontecimiento trágico marcó su vida: fue violada a los diez años.
Yerine sezon sonuna kadar yardımcı antrenör Frank Vogel'ı getirdiler.Este último es sustituido por Bernard Challendes hasta final de temporada.
Oyun yazarlığının yanı sıra, roman biçimine getirdiği yeniliklerle de anılır.Aparte de los aspectos formales, la obra es igualmente novedosa en cuanto a contenidos.
William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.John de Stogumber pretende su inmediara ejecución.
Bu başarısı ona SHP'den Bakırköy Belediye Başkanlığını getirdi.Esta entidad le pertecene a la Alcaldía de Cúcuta.
Tarım çalışanları için mecburi yaşlılık sigortasını getirdi.Se instituyó el Seguro Social Obligatorio para Obreros.
Avrupa asıllıların getirdiği hastalıklar ve salgınlar da buna baş amil olmuştur.Al parecer los sumas y mansos que encontraron los exploradores europeos eran sus descendientes.
Anlaşma Texas'ı bağımsız hale getirdi.Il trattato rese il Texas indipendente.
Betty bazı güller ve Jane bazı karanfiller getirdi.Betty ha portato delle rose e Jane dei garofani.
Tom yanında ne getirdi?Cosa ha portato con sé Tom?
Tom köpeğini okula getirdi.Tom ha portato il suo cane a scuola.
O ise, "Ben aldığım emri yerine getirdim.Disse: "Che orda è questa che ho partorito!"
General Mills, 2001 yılında Pillsbury'yi satın aldı ve ortak girişime olan ilgisini yerine getirdi.La General Mills, a sua volta, acquistò Pillsbury nel 2001 e riuscì a interessarsi alla joint venture.
594'te Mauricius, Priscus'u görevden aldı ve yerine deneyimsiz kardeşi Petros'ı getirdi.Nel 594 Maurizio silurò Prisco in favore del proprio inesperto fratello Pietro.
Yoğun kış koşullarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıyayız."Stiamo per confrontarci con i pericoli del pieno inverno. "
Bundan çok hayal kırıklığına uğrayan Magdalena David'e getirdiği yiyecekleri vermeden hemen oradan ayrılır.Delusa dalla notizia, Magdalena si allontana dimenticandosi di dare a David il cibo che aveva portato per lui.
4 Mayıs 2005’te uzay aracı ikinci yörünge düzeltme manevrasını yerine getirdi.Il 4 maggio la sonda ha eseguito la sua seconda manovra di correzione della traiettoria.
1992 yılına kadar on iki turnuva toplam 16 ülkeden takımları bir araya getirdi.Fino al 1992 in dodici tornei hanno preso parte le squadre combinate provenienti da 16 paesi.
2000 yılında Jane, bir erkek çocuk dünyaya getirdi.Nel 2000, Jane ha dato alla luce un bambino.
Askeri yenilgi, Bizans hükumetinde başka bir değişikliği getirdi.Le sconfitte militari provocarono un ulteriore cambiamento nel governo bizantino.
Seller, küller ve tütmeler 9,000 kişinin ve de depolanan erzakların %80'inin sonunu getirdi.Colate, ceneri e fumi spazzarono via 9.000 persone e l'80% del bestiame.
Onları laboratuvar cihazların olmaktan imal edilecek hale getirdi.È stato fabbricato dagli Instrumentation Laboratories.
Celme gece karşıda duran düşman denklerinin arasına giderek gizlice kaymak çalarak Temuçin'i doyurdu getirdi.Cadmo lanciò astutamente dei sassi tra di loro che, credendosi assaliti, si scagliarono l'uno contro l'altro.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.In seguito altre guardie delle SS portarono nuove taniche di benzina per bruciare ancora di più i due corpi.
Ülkedeki tüm çocuklar için ücretsiz ve mecburi eğitim sistemi getirdi.Istruzione pubblica e gratuita di tutti i fanciulli.
Feodor Şalyapin'de kendi adaptasyon bir sürümünde yurtdışında şarkıyı popüler hale getirdi.Feodor Chaliapin rese popolare la canzone all'estero con una propria versione.
Armstrong trompetini kendi bölümündeki diğer müzisyenlerle daha iyi bir uyum haline getirdi.Armstrong passò così alla tromba per lavorare meglio con gli altri musicisti.
Hitchcock bu filmi için, "Cinayet ve şiddeti evlerimize, gerçekten ait oldukları yere geri getirdi." demiştir.Lo stesso Hitchcock ebbe a dire, riguardo alla serie: «Essa riporta il crimine in casa, dove esso risiede».
Birkaç dakika sonra polisler gelir ve soyguncuyu kimin etkisiz hale getirdiğini sorar.Arriva la polizia che sorprende i ladri.
Aynı anda yanlarında getirdikleri yerli ölür.Scoperto dagli indiani, viene ucciso a sua volta.
Daha büyük kararlılıklarını dile getirdiler.Più di una volta darà consigli su decisioni importanti.
Vesalius, Padua’da çalışmaya başlar başlamaz bir yenilik getirdi.La carriera vera e propria di Vesalio inizia a Padova.
2004'te Gulfstream G550'nin başarısı şirkete 2. kez Collier Ödülünü getirdi.Nel 2004, Gulfstream venne di nuovo premiata con il Collier Trophy per lo sviluppo del G550.
Bu zararlar başkentte para darlığı sorununu tekrar gündeme getirdi.Così il problema dell'eccedenza di capitali si è riproposto a livello globale.
Hitabet yeteneği, onu İspanya Komünist Partisi’nin önemli temsilcilerinden biri haline getirdi.La sua abilità oratoria la rese una dei principali rappresentanti del PCE.
Ve Wilder onun yerine Ray Walston'u getirdi.Al suo posto venne chiamato Ray Walston.
Bu rüzgarların getirdiği yağmur bulutları yağmura dönmesinde rol oynar.L'incubo ritorna è presente Rain.
Fakat AB ülkeleri Cameron'un bu önerisine karşı olduklarını dile getirdi.Questi però non si era accorto che Cameron era sulle sue spalle.
Kötü amaçlı yazılım ortadan kaldırılmadan önce, en azından 3 milyon dolar kar getirdiği tahmin edilmektedir.Si stima che prima della sua rimozione il malware abbia estorto almeno 3 milioni di dollari.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod