Ana içeriğe geç
Sözlük

getir ile cümle

getir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mana olarak; yakınlaştırma, yakına getirme olarak anlamına gelir.For him to get as close as he did his run was outstanding."
Şehirdeki yapıların %40'ı gerekli deprem dayanıklılık şartlarını yerine getirmemektedir.In urban areas 40% of the population have unimproved access to sanitation facilities.
Bunların üzerine Teutberga’yı geri getirdi.They got Cruzita back to them.
(Vieni, o Levita - "Hukuk kaideleri üzerlerine kazılmış tabletleri getirin.")"सकाळ - केळी बाग हातची गेल्याने शेतकऱ्यांच्या घरी चूल पेटेना".
Bu dönemde bir devlet başkanı yoktu ve bu görevi Meclis Reisi yerine getiriyordu.At that time there was no mayor and the president of the chamber had to perform both functions.
Gemiler doğrudan adaya demirlenememekte olup gereken ürünler botlarla getirilmektedir.Boaters who don't bring their vessel through customs will be fined.
İstanbul hükumeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir.The Istanbul government is unable to carry out its responsibilities.
Ayrıca keşişlikle ilgili eleştirilerini açıkça dile getirmiştir.He also exposed the misdeeds of the clergy.
Albüm, eski ve yeni jenerasyon sanatçıları bir araya getirmektedir.This group continues to provide information to new and old collectors alike.
Bu ayrıca onun uzun tarihinde feleket getiren deprem aktiviteleri ile bilinir.It is well known for its long history of disastrous earthquake activity.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır."Xəmsə" fan-klubu: "İskəndər Cavadovu kuratorluqdan azad edin!"".
Snellman en ses getiren eserini 1842'de yayımladı, adı "Läran om staten" (Devletin işleyişi) idi.In 1842 Snellman published his foremost work Läran om staten (Study of the State).
Aynı şekilde bir söz, bir eylemin yerine getirilmesi amacına da bağlıdır.In fact, it is accurate to say that a step consists of executing an action.
Bu yaygınlık aynı doğrultuda farklılıkları da beraberinde getirmiştir.In fact, it is the diversity in their nature which brings them together.
Praetorian Muhafızları'nın başına onun yerine prefect olarak Naevius Sutorius Macro getirildi.As commander of the Praetorian Guard, he was replaced by Naevius Sutorius Macro.
Bu nedenle manastıra yeni katı kurallar getirdi.To this end he founded the new monastic order.
4 Mart - Alman büyükelçisi Franz von Papen, İsmet İnönü'ye, Adolf Hitler'in mesajını getirdi.On 4 March 1941, Franz von Papen forwarded a letter from Adolf Hitler to İnönü.
Bu da çoğu zaman Marucho'yu avantajlı hale getirir.This is later proven to be false by Maruga.
Bu sütunlardaki yazıyı okuyacak kimse olmadığından kim tarafından getirildiği bilinmemektedir.It must have seemed impossible for anyone to be lying there.
Bu taşın nereden getirildiği bilinmemektedir.It is not known why the stone was created.
Çoğalan bakteriler gaz meydana getirirler.I noticed that all kinds of bacteria produced gases.
Amanda Waller'ın emirlerini yerine getirmek için görevlendirilmiştir.He is obligated to take Sharpay Evans' orders.
PKK konusunda Türkiye ile mutlak dayanışmamızı dile getirmeye devam ediyoruz.Supports Turkey against PKK.
"Ek getir" demek için her iki elin işaret parmağını birbirine kanca şeklinde tutmak gerekmektedir.In each hand we have a marker per each “operative” finger.
Leone gelerek onlara, Bajazed ve Asteria'nın yanlarına getirilmekte olduğunu bildirir.Leone then reports the arrival of Asteria and Bajazet.
Özellikle Benito Mussolini'ye olan hayranlığını dile getirdi.Reith also expressed admiration for Benito Mussolini.
Giorgione resme bazı yenilikler getirdi.Giorgione also introduced a new range of subjects.
Bu olay, onun dürüstlüğünü efsane haline getirdi.The story of his death made him a legend.
Cenazesi ertesi gün Polonya'ya getirildi.His body was returned to Pakistan on the following day.
Muhbir, haber getiren kişi.El, Informador.
Gençken, evlat edinmeyi düşünsede evlenip kendi kızını Dünya'ya getirmiştir.When the boy grew, she married him and their children populated the Earth.
"İsim değişikliği şampiyonluk getirdi!"."Group wants Victoria Day name change".
Deneyler farklı sonuçlar getiriyordu.Various attempts had various outcomes.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.The common starling was introduced to Melbourne in 1857 and Sydney two decades later.
Tüm bu özel şartlar, bölgeyi endemik türler açısından zengin bir hale getirmiştir.The region has long been geographically isolated, making it a haven for endemic species.
Nazi rejimi döneminde yayımına yasak getirildi.During the Nazi occupation he was forbidden to deliver public speeches.
Kadınlar, eş ve çocuklarına yiyecek getirmek için ancak qargiye uğrarlar.Wives and daughters worked with female servants to weave cloth and produce silk.
Başbakanlığa Willy Brandt getirildi.He first served in the cabinet led by Prime Minister Willy Brandt.
Başlangıçta Sovyet topçusu ileri getirilemedi.Making no headway at first, Union artillery was brought forward.
Bu devlet geliri pek etkin değildi ve yaklaşık yılda £100.000 getirmekte idi.The process had been efficient, with minimal resistance, and brought the crown some £90,000 a year.
Sorumluluğu yerine getiremez ise malları müsadere edilirdi.)He could not redeem this loan either, so he lost Úvalno as well.
Her iki tarafın hükümetleri tarafından savaşın sonunu getiren anlaşmayı imzaladılar.Together, representing the entire government, they signed the end of the war.
Kendisi çoğunlukla RnB ve rock şarkılarla büyüdüğünü dile getirmiştir.Most of them thought she sings with roaring only.
Silahdarlığı, Saray-ı Humayun'da daha üst derecede bir memuriyet haline getirdi.Injuries and death had become a very real nightmare within Husayniyah.
Kuş onu girişlerin kısıtlı olduğu bir odaya getirmiştir.Guards lived in a small room opening onto the Americans' quarters.
Projenin başına bu kez Mart 1953'te yüzbaşı Charles Hardin getirildi.The business was acquired by Charles Clore in 1953.
Yol onu arktika’ ya getirir."The Voyage of the Arctic Tern".
7 Nisan 2011 günü kovuldu ve yerine Ricardo Moniz getirildi.He was subsequently fired and replaced by Ricardo Gomes on 5 September.
Malezya'yı meydana getiren 14 federe devletlerden biridir.Haiti is one of 17 nations that recognize Taiwan officially.
Osmanlı Bankası'nın şubeleri olan yerde, bu işlem söz konusu banka tarafından yerine getiriliyordu.After establishment of Central Bank of Iran, the duties were assigned to this bank.
Sürüm 3, tıklanabilirlikle iDVD'ye ihracat getiriyor.Version 3 brings export to iDVD with clickability.
2008 - Orhan Alkaya, İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliğine getirildi.2008 October - Sector Houston-Galveston Texas officially accepts system.
Google, Android için Chrome'ni Chrome 25 ile masaüstü sürümüyle uyumlu hale getirdi.Google brought Chrome for Android in line with the desktop version with Chrome 25.
Vezirlikten, paşalığa getirilmişti(1866).The Lost Cause (1866).
Bazen ateşi, bazen de ateşi yakmaya yarayacak olan çakmak taşlarını getirdiği söylenir.When they work sometimes there will be fire flakes spilled into them, which causes a fire.
Yine de Prens onu kurtarak kendi zamanına getiriyor.Meanwhile, the Admiral is also on his way to rescue his daughter.
Kullanılırken anlamı genelde "bebekleri ışığa getiren"dir.When used alone, it usually means "things to eat".
Metal daha da işlem shaderi getirerek GPGPU programlama yeteneklerini geliştirdi.Metal improves the capabilities of GPGPU programming by using compute shaders.
Saltanat naipliği ve Pervanecilik görevlerine getirildi.This would relieve them for parish activities and duties.
Bu kıstası en iyi yerine getiren biçim küreydi.This study concluded that the adopted layout was best.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod