Ana içeriğe geç
Sözlük

getir ile cümle

getir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu takımları New York'a geri getirmeyi çalışmak için bir komisyon düzenledi.A minister persuaded her to return to New York.
Sürekli birlikte gittikleri her yere felaket getirmişlerdir.They caused massive destruction wherever they went.
1993'te mezarı Kuzey Irak'a getirildi.In 1993 he covered northern Iraq.
Thukydides (Tukudides ) yetişme tarzı sebebiyle de, araştırmaya yeni bir anlam getirmiştir.So, he gives a poisoned drink to Rocks, and he studies his symptoms as he dies.
Avrupa Birliği 25 Haziran 2018'de Jaua'nın varlıklarını dondurdu ve seyahat yasağı getirdi.On 25 June 2018, the European Union sanctioned Jaua, freezing his assets and imposing a travel ban.
Ritmi geri getirmek için kalp masajı uygulanmaya başlanır.It provides the basic pulse for the rhythm.
1727’de, Edirne payesiyle Mısır kadılığına getirildi.1727), through his maternal grandmother.
Aşkelon, Aşdod ve Beersheba’ya atılan yedi roket etkisiz hale getirildi.Seven rockets launched at Ashkelon and Ashdod, and another towards Beersheba, were intercepted.
Savaş esirleri Havana’ya getirilir.Refugees were sent to Havana.
Burada ilk yılında kaptanlığa getirildi.He was promoted to captain the same year.
Okuyucu tarafından sert tepkiler aldıktan sonra, orijinal konseptinde geri getirdi.After receiving harsh feedback from readership, she is later restored to her original conception.
Bu hikâyeler bir araya getirildiğinde cevap verdiklerinden daha fazla soruya yol açarlar.As the story shifts, more questions come up than are answered.
Baptisterium'a su getiren sol kanalın görünümü.A view of the left pipe that brought water to Baptisterium.
1498 yılı Nisan ayında Caterina son oğlu Giovanni'yi dünyaya getirir.In April 1498, Caterina bore Giovanni a son, the last of her children.
Görünmez olabilme yetenekleri, onları iyice tehlikeli bir hale getirmektedir.They have the ability to become almost invisible, making them extremely dangerous to the unwary.
Yarasa Afrikadan getirilmişti.His Injuries Received in Africa.
Bir gün yine içkili olarak getirildi.Soon he returned to drinking.
Bereket ve uğur getirdiğine inanılır.It is said to bring good fortune and virility.
Stavrakios'un durumu, ardılını öncelikli hale getirdi, sarayda iki hizip ortaya çıktı.The matter of Staurakios' succession was deemed urgent and two factions emerged at court.
"RAB'bin yardımıyla bir oğul dünyaya getirdim" dedi."My son, I give you power over the people".
Roger Ebert şöyle demiştir: "Şiddeti ekrana getirmek kolaydır.Roger Ebert remarks, "It's easy to create violence on the screen, but it's hard to do it well.
Yerine sezon sonuna kadar yardımcı antrenör Frank Vogel'ı getirdiler.Assistant coach Frank Vogel took over on an interim basis.
Her ikisi de görevini başarıyla yerine getirdi.Both men survived to fulfil their duties.
Kullanacaklar mı, ya da suistimal edip sonra etkisiz hale mi getirecekler?Will they be surprised, pleased, disappointed or even appalled when the cover comes off?
Onun her isteğini yerine getirir.She fulfills the wishes of all.
Dünyada bugüne kadar batmış bir denizaltı müze haline getirilmemiş.This is not a museum frozen in time.
Böylelikle mor ekonomi, kültür elemanını sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline getirir.Fourthly, such coercion may contribute to a culture of resistance among those receiving welfare.
Ancak 559 yılında Hun akınları dolayısıyla yeniden göreve getirilmiştir.By 956, however, William was re-installed into his offices.
Bu da beraberinde anlamsal değişikliği getirmiştir.This brought with it a complete uniform change.
Suriye hükümeti, Yahudi cemaatine göç de dahil birçok konuda katı kısıtlamalar getirmiştir.The Syrian government placed severe restrictions on the Jewish community, including on emigration.
Kampa tüm güzellik malzemelerini getirir.The inn retains all its charm.
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.Expresses the speaker's sudden recollection of something previous forgotten.
Parçayı daha anlaşılır bir hale getirdik.The result was a clearer recording.
Yedek kulübeleri modernize edilerek son derece çağdaş şekle getirilmiştir.The exhibition rooms have been modernized.
Bunun sosyo-ekonomik sonuçları arasında yetkililerin getirdiği kısıtlamalar da bulunuyordu.Among socio-economic factors were restrictions by the authorities.
Askeri yenilgi, Bizans hükumetinde başka bir değişikliği getirdi.The military setbacks triggered another change in the Byzantine government.
Polis kazada alkolün etkisinin olmadığına hüküm getirdi.They said that alcohol was not a factor in the accident.
Albümün getirdiği başarı onu ilk dünya turnesine götürdü.The album was successful and led the group to their first European tour.
Işık metal film üzerinde bir etkiye sahiptir ve ışık yüzey plazmonlarını kararlı hale getirir.As light is incident upon the surface of the metal film, it excites surface plasmons.
Orada Aeneas ile karşılaşır ve Aeneas onu sarayına getirir.Turnus arrives and Aeneas challenges him to single combat.
1869'da ilk Frederik Stang hükûmetinde Donanma Bakanlığı'na getirildi.In 1869, he was appointed Minister of the Navy in the first cabinet of Frederik Stang.
Taraf'a verdiği röportajda Şafak, yeni olan her şeyin ilk başta biraz yadırgandığını dile getirdi.In a voice over, Ray says that the end was a new beginning for all of them.
Afganistan'ın başına Babrak Karmal getirildi.Decorated truck in Afghanistan.
O 'nun dayanıklılığı ve inatçı güreşi ona bu başarıyı getirdi.His technical skill and strong endurance allow him this performance.
Uçuşun tarihi Sibirya'daki Siber tatbikatına denk getirilmişti.The interview was reportedly about cycling safety in Seattle.
2006 yılında Muğlaspor'un teknik direktörlük görevine getirildi, burada bir müddet kaldı.In October 2006, she was recruited by TechCrunch and left to work there for a short stint.
Adli makamların sınırlama getirmesi asıl, idari makamların ise istisnadır.Thus, they argue, the sign of the covenant should only be administered to spiritual sons.
Şelalenin her basamağında yer alan aktiviteler eksiksiz olarak yerine getirilir.Every bull in the arena is then unleashed.
Roketler etkisiz hale getirildi.The torpedoes missed.
Rick onun isteğini yerine getirir ve oradan ayrılır.Lara stops him and they part.
Dış ticarette "kota sistemini" getirdi.The capture took place off "Trade Town".
Çalışmaları geliştikçe natürmortlara ve yerel manzaralara yeni bir yaklaşım getirdi.As his work developed he created a new approach to still lifes and local landscapes.
Bunlardan birisi etkisiz hale getirildi ve diğeri de açık alana düştü.One of them was dismissed from service and the other one was downgraded.
Böylece toplam olarak 90 topçu alayı bölgeye getirilmiş oldu.Altogether, around 100 cannons were available for the Swedish army.
Bunlar; Konya, Aydın ve Muğla çevrelerinden getirtilerek yerleştirilmişlerdir.These were distinguished according to the way in which they were appointed and remunerated.
Kısa bir süre sonra anayasanın değiştirilmesi yolundaki isteklerini gündeme getirdi.He was soon forced to change his plans.
Diğer Büyükşehirlerin sınırları için coğrafi ölçüm şartı getirilmiştir.Many other upper bounds for the magnitudes of all roots have been given.
Hükümet camileri kapattı ve din okullarını din karşıtı müze haline getirdi.The government closed most mosques, and religious schools became anti-religious museums.
Arkadaşları ona yumurta getirmişlerdir.He gives the eggs to Harry.
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.India was in the process of colliding with Asia, forming the Himalayas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod