Biz de geriye dönüp bu metinlerin nerede bulunduğuna baktık.発見場所は
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Als je ons tegenhoudt dan is er maar een uitweg.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Če se nama boš postavil na pot, obstaja le en izhod.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Dacă ne stai în cale, nu există decât o alternativă.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Jeżeli staniesz nam na drodze, nie będziemy mieć wyjścia.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Jika kamu membantunya, maka jangan salahkan kami.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Nếu ngăn cản chúng tôi thỉ chỉ có 1 bên sống sót.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Pokud nám budeš bránit, je jen jediný způsob, jak odsud pryč.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Si te entrometes, sólo nos quedará una salida.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Si tu t'opposes, tu ne nous laisses pas le choix.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.Ако ни се изпречиш на пътя, може да свърши само по един начин.
Bize engel olursan, geriye tek yol kalır.,אם תתנגד לנו .ישנה רק דרך אחת לפתור את זה
Biz gelecek videolarda göreceğiniz gibi, aslında bile geriye doğru gitmek.E vedremo in altri video che si può anche fare il precorso al conrtario.
Biz gelecek videolarda göreceğiniz gibi, aslında bile geriye doğru gitmek.그리고 나중에 볼 비디오에서 알게 되듯이, 더 되돌아가는 것일 수도 있습니다
Biz gelecek videolarda göreceğiniz gibi, aslında bile geriye doğru gitmek.W kolejnych filmikach zobaczycie, że można wnioskować także wstecz.
Biz gelecek videolarda göreceğiniz gibi, aslında bile geriye doğru gitmek.Y como en el futuro veremos vídeos, puede en realidad incluso ir hacia atrás.
Biz gelecek videolarda göreceğiniz gibi, aslında bile geriye doğru gitmek.وكما سنرى فى مقاطع الفيديو القادمة, يمكنك فعليا الرجوع الى الوراء.
Bizim bulmamız gereken, Beti'nin, geriye kalan bu mesafeyi ne kadar sürede aldığı.맞죠? 그래서 근본적으로, 우리는 그저 그녀가 이 남은 거리를
Bizim bulmamız gereken, Beti'nin, geriye kalan bu mesafeyi ne kadar sürede aldığı.И така, как можем да направим това?
Bizim bulmamız gereken, Beti'nin, geriye kalan bu mesafeyi ne kadar sürede aldığı.本質的には、 残りの距離を移動するに、
Blöf yapıyor. Bunu bir de geriye doğru yapalım.허풍이죠. 거꾸로 돌려볼까요?
Blöf yapıyor. Bunu bir de geriye doğru yapalım.Takže blafuje, pojďme si to pustit pozadu --
Blöf yapıyor. Bunu bir de geriye doğru yapalım.הוא מבלף. בואו נריץ זאת לאחור.
Blöf yapıyor. Bunu bir de geriye doğru yapalım.إنه يخادع. لنعد الكرة عكسياً
Blöf yapıyor. Bunu bir de geriye doğru yapalım.私は初め、これはジョークで、
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.250,000ドルが残りました。 これが私の資本です。
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.Co mi zbývá? Zbývá mi 250 000 dolarů.
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.Co mi zostało? Zostało mi $250 000.
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.Mitä on jäljellä? No minulla on 250.000 dollaria jäljellä.
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.Quoi j'ont laissés ? Eh bien, j'ai 250 000 $ en survolant.
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.Tôi còn lại bao nhiêu? Còn lại 250,000 USD
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.Τι μου μένει? Λοιπόν, θα μου μείνουν $250,000.
Borçlarım 750,000 $ olduğuna göre, geriye kalan 250,000 $ da özkaynağım.Що залишиться мені? Ну, мені залишається 250,000 доларів.
Böylece geriye Arap kısmım kalır, artık kör olmam!Dan rest alleen de Arabier, de blinde is er dan niet meer!
Böylece geriye Arap kısmım kalır, artık kör olmam!E rimarrà solo l'Arabo, il cieco non ci sarà più!
Böylece geriye Arap kısmım kalır, artık kör olmam!Et ils auront plus que l'Arabe, il y aura plus d'aveugle !
Böylece geriye Arap kısmım kalır, artık kör olmam! (Gülüşmeler)Así tendrán solo al árabe y ya no al ciego.
Böylece geriye Arap kısmım kalır, artık kör olmam!그러면 아랍인이라는 것만 남죠. 앞 못보는 것은 해결될테니까.
Böylece geriye Arap kısmım kalır, artık kör olmam!Va rămânea doar arabul, orbul nu va mai fi! (Râsete)
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Așa că ne-am uitat la marile orașe dezvoltate înaintea automobilului.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Così siamo tornati ad osservare la grandi città che si sono evolute prima delle auto.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.그래서 우리는 시간을 거슬러 자동차가 발명되기도 전의 훌륭한 도시들을 연구해보았는데요.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Nous sommes retournés commencer à observer les grandes villes qui ont évolué avant les voitures.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Preto sme šli do minulosti a sledovali veľké mestá, ktoré sa rozvinuli pred rozmachom áut.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Vì vậy, chúng tôi đã quay lại và xem xét những thành phố tuyệt vời đã phát triển trước cả những chiếc xe.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.We keken naar de grote steden die hun evolutie doormaakten voordat er auto's waren.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Wir haben uns mal die großen Städte aus der Zeit vor den Autos angesehen.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Οπότε πήγαμε πίσω στο χρόνο κι αρχίσαμε να παρατηρούμε τις σπουδαίες πόλεις που αναπτύχθηκαν πριν τ' αμάξια.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тогда мы вернулись в прошлое, в города времён до автомобилей.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.Тож ми вирішили звернути увагу на великі міста, що виникли до того, як з'явились машини.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.חזרנו והתחלנו להסתכל על הערים הגדולות שהתפתחו לפני המכוניות.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.لذلك فقد ذهبنا مرة أخرى ونظرنا للمدن الكبيرة التي نشأت قبل السيارات.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.大都市を見てみました パリは小さな村々からできていました
Böylece geriye kalan sol tarafta 54 eksi 20 eşittir 34 ve bu da eşittir 8 s54 - 20 은 34를 왼쪽에 갖네요 이것은 8S와 같아요
Böylece geriye kalan sol tarafta 54 eksi 20 eşittir 34 ve bu da eşittir 8 s54 - 20 = 34 et à droite:
Böylece geriye kalan sol tarafta 54 eksi 20 eşittir 34 ve bu da eşittir 8 sA zůstane nám... Nalevo zůstane 54 minus 20, což je 34 a to je rovno 8S. Takže 8S se rovná 34.
Böylece geriye kalan sol tarafta 54 eksi 20 eşittir 34 ve bu da eşittir 8 sMir bleibt also auf der rechten Seite: 54 - 20= 34 und das gleicht 8s.
Böylece geriye kalan sol tarafta 54 eksi 20 eşittir 34 ve bu da eşittir 8 sPå venstre side har vi 54 minus 20 giver 34, og det er lig med 8s.
Böylece geriye, kendi internet siteleri ve bilet siteleri kaldı.웹사이트와 티켓 웹사이트 두 가지만 남기기로 했죠
Böylece geriye, kendi internet siteleri ve bilet siteleri kaldı.وموقع الكتروني للتذاكر، وتذكر أن هدفك كمؤسسة ناشئة ليس