Artık hiçbirimiz için geriye bakmak yoktu.我々は三輪の人力車を提供しました
Artýk geriye dönüţü yok bu iţin Eyţan.Now no feedback Eyşan of this work.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.De fapt, văd timpul venind spre mine.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.En fait je vois le temps qui avance vers moi.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.En realidad veo el tiempo que retrocede hacia mí.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Ich stelle mir vor, dass sich die Zeit rückwärts auf mich zubewegt.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.In realtà vedo il tempo che si muove a ritroso verso di me.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.생각하지 않습니다. 저는 시간이 저를 향해 다가오는 거라고 생각합니다.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Tôi thực sự thấy tương lai lùi về phía mình.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Valójában úgy látom, hogy az idő halad hátrefelé rajtam keresztül.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Widzę jak czas cofa się w moim kierunku.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Βλέπω, μάλιστα, το χρόνο να προχωρά προς τα πίσω προς εμένα.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Всъщност виждам бъдещето да се премества към мен.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Я взагалі бачу час, який рухається назад, мені назустріч.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.Я скорее вижу время, которое движется назад, навстречу мне.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.בזמן. אני למעשה רואה את הזמן נע לאחור כלפי.
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.الوقت أبدا ولكني في الحقيقة أرى الوقت يعود للوراء باتجاهي
Aslında ben zamanı bana doğru ve geriye hareket ederken görüyorum.向かってくると思っています 自分の将来が近づいてくるのを
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.De fapt, pasărea Colibri e singura care poate zbura cu spatele.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Der Kolibri ist sogar der einzige Vogel, der rückwärts fliegen kann.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.En fait, le colibri est le seul oiseau qui peut voler à reculons.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.En verdad, el colibrí es la única ave que puede volar hacia atrás.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Infatti, il colibrì è l'unico uccello a poter retrocedere in volo.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.In feite is de kolibrie de enige vogel die achteruit kan vliegen.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.사실, 뒷 방향으로 날라갈 수 있는 새는 벌새밖에 없죠.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Kolibřík je opravdu jediný pták, který umí létat pozpátku.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Kolibry są też jedynymi ptakami, które mogą latać do tyłu.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Na verdade, o colibri é o único pássaro que pode voar para trás.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Valójában a kolibri az egyetlen madár, amelyik képes hátrafelé is repülni.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.В действителност, колибрито е единствената птица, която може да лети назад.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.Колибри — единственная птица, которая способна летать задом наперёд.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.למעשה, הקוליברי זאת הציפור היחידה שיכולה לעוף אחורה.
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.وفي الحقيقة، فإن الطائر الطنان هو الطائر الوحيد الذي يحلق الى الخلف
Aslında sinek kuşları geriye doğru uçabilen tek kuştur.飛べる唯一の鳥です 上にも下にも
Ateşe ateş Bu klinik denemelerde tedavi etmeye çalıştığımız hastalar geriye hiçbir seçeneği kalmamış hastalar.Patienten in deze klinische tests, hebben absoluut geen andere opties meer.
Aynı metin için geriye doğru araSøk bakover etter samme tekst
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.A přesně v tom samém smyslu se díváme zpět v čase abychom porozuměli, z čeho je vesmír vytvořen.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Así que es en el mismo sentido que vemos atrás en el tiempo para entender de qué está hecho el universo.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Cam în același mod ne uităm înapoi în timp pentru a înțelege din ce este făcut universul.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Dengan cara seperti itulah kita melihat masa lalu untuk memahami dari apa sebenarnya alam semesta terbuat.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.É nesse mesmo sentido que olhamos para trás no tempo para perceber de que é feito o universo.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Így ehhez hasonló értelemben nézünk vissza az időben, hogy megértsük miből is készült a világegyetem.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.In v tem smislu gledamo tudi nazaj skozi čas, da bi razumeli, iz česa je vesolje.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Joten samaan tapaan katsomme ajassa taaksepäin ymmärtääksemme mistä maailmankaikkeus on tehty.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.이와 같은 생각으로 시간을 되돌려 우주가 과연 무엇으로 만들어져 있는지 이해하려는 것이죠.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Op dezelfde manier kijken we terug in de tijd om te begrijpen waar het universum van gemaakt is.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Presne takýmto spôsobom hľadíme naspäť do minulosti aby sme pochopili z čoho je vytvorený vesmír.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Så det er lidt på samme måde at vi prøver at kigge tilbage i tiden for at forstå hvad universet er lavet af.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Vậy nó cùng một cảm giác tương tự khi chúng ta nhìn lại đúng lúc để hiểu được vũ trụ hình thành từ cái gì.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.W takim samym sensie patrzymy wstecz w czasie, by zrozumieć z czego składa się wszechświat.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Με τον ίδιο τρόπο κοιτάζουμε πίσω στο χρόνο, ώστε να καταλάβουμε από τι είναι φτιαγμένο το σύμπαν.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.І це подібне тому, як ми дивимось у минуле, щоб зрозуміти, з чого складається всесвіт.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.Така, в същия смисъл, поглеждаме назад във времето, за да разберем от какво е направена Вселената.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.То же самое когда мы смотрим в прошлое, чтобы понять, из чего состоит Вселенная.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.זו אותה דרך שבה אנחנו מביטים אחורה בזמן כדי להבין ממה היקום עשוי.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.إذاً الأمر بالفهم نفسه أن ننظر إلى الوراء في الزمن لفهم مما هو مصنوع هذا الكون.
Aynı şekilde, biz de evrenin neden yapıldığını anlamak için, zamanda geriye bakıyoruz.時間を遡っていくわけです 今日わかっているところでは 宇宙はこういうものでできています
Aynı şeyi genlerinizle yapabilirsiniz, onları zamanda geriye takip edebilirsiniz.ويمكنك فعل نفس الشئ مع جيناتك وتتبعها عبر الزمن.
Aynı şeyi genlerinizle yapabilirsiniz, onları zamanda geriye takip edebilirsiniz.Același lucru poate fi făcut în privința genelor, descoperindu-le evoluția în timp.
Aynı şeyi genlerinizle yapabilirsiniz, onları zamanda geriye takip edebilirsiniz.En jullie kunnen hetzelfde doen met jullie genen en het spoor terug volgen.