Geriye kalan 3 oy ise çekimserdi.Hylättyjä ääniä oli kolme.
Böylelikle, Leibniz’in geriye kalan yaşamını karartacak kalkuluste üstünlük tartışması başladı.Tämä pani alulle Leibnizin loppuelämää varjostaneen kiistan kalkyylin keksimisestä.
Geriye kalan üç kişi daha sonra tutuklanmıştır.Loput neljä terroristia tuomittiin myöhemmin.
Geriye kalan 15.000 civarında kişi ise aile üyelerini oluşturmaktadır.Liitossa on noin 15 000 jäsentä, jotka kuuluvat 18 jäsenyhdistykseen.
2015'te Tencent Inc. tarafından geriye kalan %4'ü de alınmıştır.Daegussa 2011 pistesijoille ylsi vain kymmenottelussa viidenneksi sijoittunut Eelco Sintnicolaas.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.0,17 % ihmisistä kuului kahteen tai useampaan etniseen ryhmään.
İki medreseden de geriye kalan tek harap olmamış yapı çeşmeleridir.Se on toinen kahdesta yhä vahingoittumattomana säilyneestä rakennuksesta.
Geriye kalan ise mermi çekirdeğinin tipine göreolacaktır.Kolmikko löytää myöhemmin näkökulma-aseen.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Tämän jälkeen kaapparit antoivat periksi ja antautuivat poliisille.
Daha sonra geriye kalan 12 cumhuriyet sonradan ayrıldı.Οι εναπομείνασες 12 δημοκρατίες ακολούθησαν και αυτές στη συνέχεια την απόσχιση.
1290-1300 arasında binanın geriye kalan temelleri üzerine yeni bir Gotik kilise inşa edildi.Ανάμεσα στο 1290 και το 1300 κατασκευάστηκε μια νέα γοτθική εκκλησία στα θεμέλια που είχαν μείνει.
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.Οι νέες περιοχές μοιράσθηκαν μεταξύ των δύο αδελφών.
Geriye kalan takımlar 13 gruba ayrıldı.Στη κληρωτίδα μπήκαν οι υπόλοιπες 13 ομάδες.
Saldırı sonucunda Texian savunucularının ikisi hariç geriye kalan hepsi öldürüldü.Όλοι εκτός από δύο υπερασπιστές του Τέξας σκοτώθηκαν.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Τοπικά ΜΜΕ μεταδίδουν ότι ο δράστης παραδόθηκε στην αστυνομία.
Geriye kalan vekiller Rump Parlamentosunu oluşturur.Τα υπόλοιπα μέλη συγκρότησαν το Κολοβό Κοινοβούλιο.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.Άλλες οκτώ ομάδες προκρίθηκαν χωρίς αγώνες.
Geriye kalanlar teslim olur.Ελάχιστοι παραδόθηκαν.
Tiyatro binasından geriye kalanlar açık bir alanda yüzüstü bırakılmıştır.Τα εναπομείναντα κατασκευάσματα από τον αρχικό κήπο διατηρήθηκαν.
Ertesi sabah 09:30’da Rus donanmasından geriye kalan gemiler kuzey istikametinde ilerlerken görülür.Klokken 9.30 om morgenen den 27. maj blev resterne af den russiske flåde opdaget på vej nordpå.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Konstruktionen af de andre tre broer er færdig.
Rus Donanmasından geriye kalan gemiler ise Port Artur Muharebesi'nde batırıldılar.Resterne af den russiske flådestyrke blev til sidst sænket i Port Arthur.
Geriye kalanlar ise satılır.De resterende bliver solgt inden udgangen af året.
Geriye kalan gemiler 13 Eylül 1500'de Hindistan'da Kalikut (bugün Kajikod) limanına ulaşıp demir attılar.Derpå sejlede de mod øst og gik i land i Calicut i Indien i september 1500.
Geriye kalan %8.1'lik pay diğer ortaklara aittir.De resterende 0,4 % ejes af private aktionærer.
Geriye kalan torunları ise daha sonra Düzce'ye kendi arzularıyla göç etmişlerdir.Hans sønnesøn med samme navn kom alligevel senere til at kræve tronen.
Kurosava ise geriye kalan 3 kız ve 1 erkek kardeşi ile büyüdü.Akira Kurosawa vokste opp i et hjem med tre eldre brødre og fire eldre søstre.
Geriye kalan sesler ya çok pes yahut çok fazla tizdir.Dekkvingene er mer eller mindre spraglete.
Geriye kalan %8.1'lik pay diğer ortaklara aittir.8,1 % tilhørte andre religioner.
Bugün geriye kalan parçaları Paris Bibliothèque Nationale'de bulunmaktadır.Av disse er fortsatt 17 i behold i Biblioteque Nationale i Paris.
Mavi Dağlar'da yaşayan cücelerden geriye kalanlar Khazad-dûm'a iltica ettiler.Det var disse tre fjellene i Tåkefjellene som dvergenes Khazad-dûm.
Büyük Buhran dünyanın geriye kalanını vurduğu gibi Masonluğu da vurdu.Jordbaserte observatører observerte ildkulen som steg over kanten av planeten like etter det første nedslaget.
Geriye kalan kısım ise emeklilerden oluşmaktadır.Den andre etaten skulle ha ansvaret for pensjoner.
Geriye kalan bu askerlerden sadece birkaçı evine dönebildi.Det hendte til og med at noen soldater simpelthen reiste hjem.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Ytterligere to broer er under bygging.
Ancak geriye kalan arkadaşlarımız için varız."Itulah salah satu alasan mengapa kami melampaui rekan-rekan kami.”
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.Setelah itu, tiga kakak beradik itu berpisah.
Bugün geriye kalan parçaları Paris Bibliothèque Nationale'de bulunmaktadır.Kini buku tersebut masih tersimpan di Bibliotheque Nationale di Paris.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.Delapan awak kapal lainnya meninggal begitu mendarat.
Güney Vietnam hükümetinden geriye kalanlar kayıtsız şartsız teslim oldular.Sisa-sisa kantung Belanda di India Selatan dengan cepat menyerah.
Ömrünün geriye kalan 11 senesini Yorkshire'da emekli olarak geçirmiştir.Ia memerintah 11 tahun lamanya di Yerusalem.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Suami istri itu akhirnya menyerahkan diri ke polisi.
Geriye kalan %8.1'lik pay diğer ortaklara aittir.Di luar itu ada juga 8,1% penduduk dengan agama-agama lainnya.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Maka dari itu, dibangunlah jembatan ketiga yang masih berdiri hingga saat ini.
Gemi Portekiz’e ulaştığında geriye kalan mürettebat ağır hastadır.Dalam perjalanan kembali ke Portugal, kapal - kapal tersebut menghadapi angin kencang.
Geriye kalan azot ise başaklanmadan önce verilmelidir.Cairan pembersih tersebut harus diencerkan terlebih dahulu sebelum digunakan.
Geriye kalanlar ise satılır.Các tòa nhà còn lại bị đem bán.
Ertesi sabah 09:30’da Rus donanmasından geriye kalan gemiler kuzey istikametinde ilerlerken görülür.Tới 9:30 sáng, các tàu Nga đang tìm cách chạy về hướng bắc bị phát hiện.
Böylelikle, Leibniz’in geriye kalan yaşamını karartacak kalkuluste üstünlük tartışması başladı.Do đó đã bắt đầu cuộc tranh cãi ai khám phá vi tích phân đầu tiên đã làm tối đi quãng đời còn lại của Leibniz.
Uçağın gövdesinden geriye kalanlar maceraperestlerin ilgisini çekme ihtimaline karşı yakıldı.Những phần còn lại của thân máy bay bị đốt để chống những người tò mò đến tham quan.
Geriye kalan nüfus ise yerel dinleri benimsemiş durumdadır.Phần còn lại của tỉnh được điều khiển bởi dân địa phương.
Geriye kalan azot ise başaklanmadan önce verilmelidir.Nước phân hữu cơ cần được ủ trước khi đem tưới.
Ancak geriye kalan arkadaşlarımız için varız."その他のアルバムに「My(わたしたち)(2012)」がある。
1290-1300 arasında binanın geriye kalan temelleri üzerine yeni bir Gotik kilise inşa edildi.1290–1300年のうちに、廃墟の上で初期ゴシック様式による新しい教会が再建された。
Geriye kalanlar ise satılır.売れ残ったものは廃棄された。
Geriye kalanlar kamyonlar ile donatılmıştı.残りは貨車に改造された。
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.17年後、3兄弟は遺産を分割した。
Geriye kalan fononlar ise akustik fononlardır.見出しの後の数字はアクセント。
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.滅びゆく世界に生き残っていた数少ない人間のひとり。
Geriye kalan üç yarışta alınabilecek 30 puan, Hill'in şampiyonluğunu hâlen imkanlı kılıyordu.残り3戦全てでヒルが勝利した場合、30ポイントが加えられるため、ヒルにはまだタイトルの可能性が残されていた。