Yapıdan geriye kalan semahanesi uzun müddet harap vaziyette idi.Der Rest der Baureihe war noch länger im Einsatz.
Büyük Buhran dünyanın geriye kalanını vurduğu gibi Masonluğu da vurdu.Schon in der folgenden Spielzeit stiegen die Wanner als abgeschlagener Tabellenletzter aus der Landesliga ab.
Ama geriye kalan ailesi sayesinde toparlanıp uzaylılara karşı saklanmayı başarmıştır.Den anderen alliierten Formationen gelang es hingegen, sich durchzuschlagen und von den Verfolgern abzusetzen.
Rus Donanmasından geriye kalan gemiler ise Port Artur Muharebesi'nde batırıldılar.Der Großteil der russischen Schiffe kehrte am nächsten Tag in den Hafen von Port Arthur zurück.
Mavi Dağlar'da yaşayan cücelerden geriye kalanlar Khazad-dûm'a iltica ettiler.Die Zwerge siedeln sich in neuen Regionen des Blauen Gebirges an, viele gehen auch nach Khazad-dûm.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Heute sind nur noch die renovierten westlichen Brücken in Betrieb.
Geriye kalan nüfus 574 köye dağılmıştır.Der Hauptort hat 574 Einwohner.
Geriye kalan 28 güreşçi 90 saniyelik zaman aralıklarıyla ringe girerler.Seine stärksten Konkurrenten blieben um etwa eine halbe Sekunde zurück.
Geriye kalan aileler dirler.Vertriebene Familien kehren zurück.
Ceres: Mongol İnsanları'ndan geriye kalan son kişi.Assyrer: Das vergessene Volk.
Geleceğini düzenleyin çünkü geriye kalan yaşamınızı geçireceğiniz yer orası.Aménagez votre avenir, car c'est là que vous allez passer le reste de votre vie.
Geriye kalanlar teslim olur.Ces derniers le somment de se rendre.
Kurosava ise geriye kalan 3 kız ve 1 erkek kardeşi ile büyüdü.Kurosawa ne grandit alors qu'avec trois de ses frères et sœurs,.
Geriye kalan biri ise bir örten çift yıldızdı (Algol).Puis vient le décompte (comme à la fin des deux premières manches).
Geriye kalan %95 hala bizler için bilmecedir.95 % de la ville est encore à découvrir.
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.C'est l'un des derniers hommes restés sur la Terre.
Geriye kalanlar ise satılır.Le restant est vendu au poids.
Geriye kalan temel ürünler ücretsiz olarak mevcuttur.Seuls les produits encore en vie restent échangeables.
Geriye kalan aileler dirler.Toutes les autres familles sont postérieures.
Bunlar geriye kalan terimler ardından "hayali güçler" olarak adlandırılır.Là encore, se glisse le débat : qu'appelle-t-on « restes humains » ?
Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilmiş, birçoğu ertelenmiştir.Sur les 238 accusés, 110 furent condamnés et des millions de dollars furent récupérés.
Geriye kalan mirası üç kardeş bölüştüler.Les trois comtés furent ensuite partagés entre leurs trois fils.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Vieux pont Les trois arches restantes.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.L'électron est dit délocalisé dans l'espace.
Geriye kalan kısmı ise kişinin ailesine bırakılır.Il est ensuite remis à la famille du défunt.
Üçüncü turdan sonra geriye kalan 32 takım sekiz gruba ayrıldı.Les 32 équipes sorties victorieuses du deuxième tour sont réparties en huit groupes de quatre.
Geriye kalan takımlar 13 gruba ayrıldı.Le classement ne compte donc que les rencontres entre les 13 équipes restantes..
Geriye kalanlar kamyonlar ile donatılmıştı.El resto fue equipado con camiones.
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Como parte del encubrimiento, Ishii ordenó la ejecución de 150 prisioneros.
1290-1300 arasında binanın geriye kalan temelleri üzerine yeni bir Gotik kilise inşa edildi.Entre 1290–1300 una nueva iglesia gótica temprana fue construida sobre los cimientos anteriores.
Bu işlem sırasında bir molekül su (H2O) açığa çıkar ve geriye kalan bir tiyoesterdir:R-S-CO-R'. ...Una molécula de agua (H2O) se libera en el proceso y lo que queda es un tioéster: R-S-CO-R'. ...
Gardiyanlardan biri Randy'nin geriye kalan azıcık interneti de harcadığını açığa çıkarır.Un guardia descubre que Randy ha usado la mínima conexión que tenían.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.La construcción de los otros tres puentes ya se ha completado.
Geriye kalan 28 güreşçi 90 saniyelik zaman aralıklarıyla ringe girerler.Cada nuevo luchador entraba cada 90 segundos.
Geriye kalan biri ise bir örten çift yıldızdı (Algol).Con descendencia de ambos: la del primero, extinta.
Okulda Bob'un kesik ayağından geriye kalanlara ulaşır.Él descubre los restos de la pierna de Bob.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.Los ocho equipos restantes fueron colocados en las siguientes dos filas.
Ancak geriye kalan arkadaşlarımız için varız."¡Nosotros somos los otros!".
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.El tanque externo se pierde en el espacio.
Zeyna, bolluk döneminin adıdır,Tesi de geriye kalan yokluk,yoksunluk döneminin.Su nombre de cortesía era Ziyi (子義, o 子藝), dejándose su apellido: Nie (聂) más su apodo: er (耳).
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Tras finalizar el ataque, los atacantes se entregaron a la policía.
Tiyatro binasından geriye kalanlar açık bir alanda yüzüstü bırakılmıştır.El resto de su teatro permanece inédito.
Yıldızdan geriye kalanlar ise beyaz cücelerdir.La estrella remanente es una enana blanca.
Geriye kalan üç kişi daha sonra tutuklanmıştır.Los otros tres jueces fueron reintegrados más tarde.
Arjantin, ev sahibi olduğu için, geriye kalan 9 takımdan 2,5 takım seçildi.Argentina, la organizadora, se clasificó directamente, dejando 2,5 plazas para 9 equipos.
Geriye kalan 7 km. ise betonlanmamış, stabilize yoldur.A una altura de sólo cuatro metros se aprecia la estructura claramente no reconstruida.
Yapıdan geriye kalan semahanesi uzun müddet harap vaziyette idi.La mayor parte de lo que el hombre ha construido desde hace mucho tiempo se destruyó.
Lütfen hayatınızın geriye kalanı için bu kelimeleri hatırlayın.Per favore ricordate queste parole per il resto della vostra vita.
Geriye kalanlar ise satılır.In seguito quello che rimaneva fu venduto a privati.
Geriye kalan nüfus 574 köye dağılmıştır.Nel territorio comunale si trovavano 574 unità edificate.
Geriye kalanlar için Bosna Savaşı'nın patladığı 1992 yılında bir anıt dikildi.Nata nel 1992 in seguito allo scoppio della Guerra in Bosnia.
Geriye kalan frekanstakiler yansıtılmakta ya da iletilmekte özgürdürler.Le frequenze rimanenti (o le lunghezze d'onda) sono libere di essere riflesse o trasmesse.
Geriye kalan toprakları 15. yüzyıl boyunca Osmanlılar tarafından aşama aşama fethedildi.I suoi territori rimanenti vennero progressivamente annessi dagli ottomani nel corso del XV secolo.
Geriye kalan sekiz planör sorunsuz iniş yaptı.I rimanenti otto erano posizionati sulla sovrastruttura.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.Il restante 4,07% della popolazione appartiene ad altre razze, o a più di una.
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.Uno dei due ultimi uomini rimasti sulla Terra.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.Attualmente è disperso nello spazio.
Geriye kalan ithalatın %7'lik bir bölümü ise Asya ülkelerinden sağlanmaktadır.Un terzo delle azioni è ancora in mano al governo di Tokyo.
Geriye kalan taşlar oyun boyunca birer birer oyuncular tarafından çekilir.In caso contrario si procederà interpellando uno ad uno i restanti giocatori.
286.taburdan geriye kalanlar planlı gece saldırısı için hazırlandılar.Остальным частям 286-го батальона было предписано готовиться к участию в запланированной ночной атаке.