Entropi şu demek: Dünyadaki herşey, herşey, gerileme ve çöküş, kavis durumundadır.Энтропия означает, что всё в мире, абсолютно всё, постоянно ветшает и разрушается, представьте себе дугу.
Gerileme. Gecikme. Kıyamet.불경기. 채무불이행. 최후의 심판날. 이집트. 시리아.
Gerileme. Gecikme. Kıyamet.Ύφεση -- Χρεοκοπία -- Ημέρα της κρίσης -- Αίγυπτος -- Συρία.
Gerileme. Gecikme. Kıyamet.מיתון. העדרות מעבודה. יום הדין. מצרים. סוריה.
Gerileme. Gecikme. Kıyamet.الركود. الافتراضية. يوم القيامة. مصر. سوريا.
Gerileme. Gecikme. Kıyamet.危機・・・ 死・・・ 大災害・・・
Halen buzul gerilemesi son 10 000 yılı aşan seviyelere ulaşmaktadır.Několik členských států Evropské unie stanovilo vlastní cíle.
Halen buzul gerilemesi son 10 000 yılı aşan seviyelere ulaşmaktadır.O actual recuo dos glaciares está a atingir níveis que ultrapassam os dos últimos 10 000 anos.
Halen buzul gerilemesi son 10 000 yılı aşan seviyelere ulaşmaktadır.Stopień narażenia mieszkańców miast: zróżnicowanie geograficzne czne
Halen buzul gerilemesi son 10 000 yılı aşan seviyelere ulaşmaktadır.Сегашното отстъпване на ледниците достига нива, надминаващи тези от последните 10 000 години.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Así fue como la tasa de mortalidad descendió.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Dan hasilnya, angka kematianpun menurun.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.De aceea rata deceselor a scazut.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Dus dat is waarom het sterftegetal daalde.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Ecco perché il tasso di morti si abbassò.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.E foi por isso que a taxa de mortalidade baixou.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Et c'est ainsi que la mortalité a baissé.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Ez volt a halálozási gyakoriság csökkenésének hátterében.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.이 두가지 대책으로 실제 사망률이 많이 줄어들었죠.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Nhờ 2 biện pháp đó mà tỷ lệ tử vong đã giảm.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.To je důvod, proč se úmrtnost snížila.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Toto je dôvod, prečo sa úmrtnosť znížila.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Und deshalb fiel die Todesrate.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.W ten sposób umieralność zmalała.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Και γι αυτό τον λόγο κατέβηκε ο δείκτης θανάτων.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.Вот почему количество смертей уменьшилось.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.И поради това, намалява смъртността.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.וזו הסיבה לירידה שיעור התמותה.
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.وهذان هما سببا خفض معدل الوفيات
İşte ölüm oranının gerilemesinin sebebi bu idi.しかし、皮肉にも、その結果どうなったかと言うと
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Časť z toho je spôsobená nedávnou ekonomickou krízou.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Część z nich jest spowodowana przez niedawny kryzys ekonomiczny.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Dan hal ini, sebenarnya, disebabkan karena kita menghadapi resesi ekonomi.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.E alcuni di questi, in realtà, sono dovuti al fatto che siamo passati da una recessione economica.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.E alguns desses números, de facto, são devidos à recessão económica pela qual passamos.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Een deel daarvan komt omdat we uit een economische recessie komen.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.És valóban, ennek egy része annak köszönhető, hogy átéltünk egy gazdasági recessziót.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Et une part de cela, en réalité, est due au fait que nous avons connu une récession économique.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.사실 그 중 일부는 우리가 겪고 있는 불경기 때문입니다.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Něco z toho je ve skutečnosti způsobeno tím, že jsme si zažili hospodářskou krizi.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Och det är delvis på grund av att vi har haft en lågkonjunktur.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Og noget af det, er faktisk på grund af det faktum, at vi har haft en økonomisk recession.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Și o parte din el se datorează, de fapt recesiunii pe care am avut-o.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Und einiges davon hat wirklich etwas damit zu tun, dass wir eine Rezession hatten.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Y algo de eso, de hecho, se debe a que hemos sufrido una recesión económica.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Και μέρος αυτού, είναι εξαιτίας του γεγονότος ότι έχουμε οικονομική ύφεση.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.И част от това, всъщност, се дължи на факта, че имахме икономическа рецесия.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.І це, по суті, одна з причин того, що у нас економічна рецесія.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.Частично это объясняется проходящей сейчас рецессией.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.קצת מזה, נובע מהעובדה שהיה לנו מיתון כלכלי.
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.وبعضا من هذا يرجع لحقيقة أننا واجهنا ركودا إقتصاديا
Ve bunun bir kısmı, aslında, ekonomik gerilemeden kaynaklanıyor.経済不況があったからと言えます 収入が減り
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.A ako v poslednej dobe zisťujeme recesia samozrejme tiež nie je ten pravý recept na nádej.
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.A recesja, oczywiście, też nie za bardzo kojarzy się z nadzieją, jak teraz sami mamy okazję się przekonać.
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.A recessão, claro, também não é propriamente uma receita para a esperança, como estamos agora a descobrir.
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.E naturalmente la recessione non è esattamente una ricetta per la speranza, come ora vedremo.
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.En recessie is natuurlijk nu niet precies een recept voor hoop zoals we nu bezig zijn te ontdekken.
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.물론 경제불황이라는 것이 우리가 그토록 찾고자 하는 희망의 정확한 처방이 될 수는 없습니다.
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.La récession, bien sûr, n'est pas une recette de bonheur non plus comme nous sommes en train de le découvrir.
Ve gerileme de, elbette ki, umut için bir çözüm değildir, öğrenmek için çok meşgulüz ama.Och lågkonjunktur är givetvis inte direkt ett recept på hopp heller, som vi har fullt upp med att få reda på.