O, dağdan geri dönmedi.No ha vuelto de la montaña.
Tom doğduğu yere geri dönmek istemiyordu.Tom no quería volver al lugar donde nació.
Tom işe geri dönmek zorunda.Tom tiene que volver al trabajo.
Ken Japonya'dan geri dönmemek üzere mi ayrıldı?¿Ken se fue a Japón para no volver?
Dave asla tekrar okula geri dönmedi.Dave nunca volvió a la escuela.
Ben ofise geri dönmek zorundayım.Tengo que volver a la oficina.
Tom asla geri dönmedi.Tom no volvió nunca.
Niçin geri dönmedin?¿Por qué no volviste?
O, Irak'a geri dönmedi.No volvió a Irak.
O kapıdan çıktı ve asla geri dönmedi.Salió por esa puerta para no volver.
Amcam 1983 yılında Meksika'ya gitti ve asla geri dönmedi.Mi tío fue a México en 1983 y no volvió nunca.
Ben asla geri dönmedim.No volví nunca.
O, orduya geri dönmek istiyor mu?¿Él quiere volver al ejército?
Avustralya'ya geri dönmek istedik.Queríamos volver a Australia.
Ancak bu sırada Hanna, Ising için çalışmaya geri dönmek istedi, çok sadık olduğunu hissetti.En ese entonces, Hanna expresó deseos de volver a trabajar con Ising, a quien le era muy leal.
Robinson Fransa ve Monet'den son kez 1892 yılında ayrıldığında niyeti tekrar geri dönmekti.Robinson abandonó Francia y a Monet por última vez en 1892, aunque tenía intención de volver.
Bart ve Lisa Springfield İlköğretim Okulu'na geri dönmek ister.Bart y Lisa, sin embargo, suplican para volver a Escuela Primaria de Springfield.
1768'de Louis Antoine de Bougainville adaları yeniden keşfedene kadar Avrupalılar geri dönmediler.Los europeos no regresó hasta 1768, cuando Louis Antoine de Bougainville redescubrió las islas.
Geri dönmek harika'' dedi.Es genial tenerlo de vuelta ".
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.El retorno se debió al mal tiempo.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Debido a una grave lesión tuvo que regresarse a Inglaterra.
Hiçbiri SSCB'ye geri dönmedi.Jack no tiene otra opción más que volver al SGC.
1995 - Michael Jordan, basketbola geri dönme kararı aldı.Michael Jordan decidió volver al baloncesto en 1995, después de una pequeña etapa como jugador de béisbol.
Siyahın buna verebileceği en iyi karşılık 6...Ad4 ile Fritz Varyantı'na geri dönmektir.Las negras pueden transponer a la Variante Fritz con 6 ...
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Había regresado.
Annesini bulmak için geri dönmeden önce yaptığı bir yolculuğu anlatır.Describe un viaje que había comenzado tiempo atrás, antes de llegar allí, para encontrar a su madre.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.A continuación, se retiró y murió en el mismo año en su hogar.
Yüksek dozlu radyasyon tedavisi işe yaradı ve kanseri bir daha geri dönmedi.Tork se sometió a radioterapia para prevenir que el cáncer regresara.
O, dağdan geri dönmedi.Non è tornato dalla montagna.
İstemezsen Boston'a geri dönmek zorunda değilsin.Non devi tornare a Boston se non vuoi.
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.Li accettiamo in quanto ebrei e chiunque di loro desideri tornare , lo accogliamo accettandolo.
2570: Brego'nun oğlu ve varisi Baldor, Ölülerin Yolu'na girdi ve bir daha geri dönmedi.2570 - Baldor figlio di Brego entra nella Porta Proibita ed è disperso.
1768'de Louis Antoine de Bougainville adaları yeniden keşfedene kadar Avrupalılar geri dönmediler.Gli europei non ritornarono fino al 1768, quando Louis Antoine de Bougainville le riscoprì.
İoannis, kentte kendini kuşatılmış olarak buldu ve 1138'de Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı.Giovanni si ritrovò assediato nella città e fu costretto ad andarsene nel 1138, richiamato a Costantinopoli.
Buradan geri dönmektesiniz.Torna un po' da dove sei venuto!
Annesini bulmak için geri dönmeden önce yaptığı bir yolculuğu anlatır.Egli descrive un viaggio che aveva intrapreso un po' di tempo prima, prima di venire a trovare la madre.
Buna göre insan kendi özüne geri dönmelidir.Solo in questo modo l'uomo potrà ritrovare la sua libertà.
Geri dönüldüğünde ise Sawyer, Claire ve Miles sahile geri dönmektedirler.Claire decide quindi di tornare alla spiaggia con Sawyer e Miles.
Eğitime geri dönmediği süre içinde dahi üniversite ile olan bağlarını korumuştur.Gli EMN infatti non consolidarono la formazione fino al loro ritorno a tempo pieno.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Dovranno tornare indietro.
Muhacirlerin terk ettikleri gibi Ulu çukurlular da adeta geri dönmemek üzere gitmişlerdir.Terminato però il racconto, anche i topi si allontanano senza più ritornare.
Geri dönmek ya da yola devam etmek arasında tereddüt yaşar ise de devam kararı alır.Una volta che il sopravvissuto tornerà camminare o ad interagire, essi voleranno via.
Tom Boston'a geri dönmek istiyor.Фома хочет вернуться в Бостон.
Geri dönmek harika'' dedi.Потрясающе, что он вернулся!».
Bart ve Lisa Springfield İlköğretim Okulu'na geri dönmek ister.Барт и Лиза просят вернуться в Спрингфилд.
Rick Grimes (Andrew Lincoln) ve oğlu Carl (Chandler Riggs) Greene çiftliğine geri dönmektedirler.Рик Граймс (Эндрю Линкольн) и его сын Карл (Чендлер Риггз) возвращаются на ферму.
Agrippina döndüğünde geri dönmek için hiçbir şeyi yoktu.Агриппине возвращаться было некуда.
Fay: Dilek: Dünyasına geri dönmemek.Соник: Разве ты не должна была вернуться в свой мир?
Hurley ona geri dönmeliyiz diyor.Элой, я знал, что ты вернёшься.
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.Он может глумиться над их верой, но в его распоряжении нет другой, к которой бы он мог обратиться».
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.После победы вернулся на Украину.
Krediler geri dönmedi.Рукописи не возвращаются.
Yahudilerin geri dönmeleri ancak eskiden Yahudi camialarının yaşamış oldukları mevkilere olabilecekti.Как и раньше, евреи имели право жить только в пределах своего квартала.
Bu çerçevede sosyalistler işçilere işe geri dönme çağrısında bulundu.Наследники коллекционера уже потребовали вернуть им эти работы.
20 yıl boyunca ülkesine geri dönmedi.Вернулся к себе на родину лишь через двадцать лет.
Bu nedenle çok iyi savunulan şehri alamayarak geri dönmek zorunda kalmışlardır.Те отошли в хорошо укрепленный город, не приняв сражения.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.ولكنه أضطر للعودة بسبب ظروف الحرب .
1768'de Louis Antoine de Bougainville adaları yeniden keşfedene kadar Avrupalılar geri dönmediler.ولم يعود الأوروبيون حتى عام 1768 عندما اكتشف لويس أنطوان دي بوغانفيل الجزر.
Wear muhribi, gemiyi kurtarmak için geldi fakat çaresiz geri dönmek zorunda kaldı.وجائت وير موهاربى من أجل إنقاذ السفينة ولكن اضطرت للعودة بدون جدوى .
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.لم يكن سبوتنك-2 مصمما كي يتم استرجاعه، وبالتالي فإن لايكا كان مقدرًا لها الموت منذ البداية.