Kazansak da kaybetsek de, bu işten geri dönmek yok.Kävi miten kävi, emme voi kääntyä takaisin.
Kazansak da kaybetsek de, bu işten geri dönmek yok.Seger eller förlust, vi kan inte vända tillbaka nu.
Kazansak da kaybetsek de, bu işten geri dönmek yok.Vincere o perdere. Non si può tornare indietro.
Kazansak da kaybetsek de, bu işten geri dönmek yok.Wygrani czy przegrani, nie będziemy mogli zawrócić.
Kazansak da kaybetsek de, bu işten geri dönmek yok.Νίκη ή ήττα, δεν υπάρχει επιστροφή.
Kazansak da kaybetsek de, bu işten geri dönmek yok.Победим мы или проиграем, но обратной дороги нет.
Kime telefon etti? Asla öğrenemedim. Hiç geri dönmedi.- No Io supe porque desapareció.
Kime telefon etti? Asla öğrenemedim. Hiç geri dönmedi.- Weiß nicht, denn er kam nie zurück.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.De ville ikke starte helt forfra igen.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.De ville inte gå tillbaka till ruta ett.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Nadie quería volver a empezar.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Nikdo se nechtěl vrátit k nule.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Nikt nie chciał zaczynać od nowa.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Nimeni nu voia să se întoarcă la zero.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Ninguém queria voltar à estaca zero. (Risos)
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Personne ne voulait repartir de zéro.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Senki sem akart visszamenni a kezdőponthoz.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Sie wollten nicht zum Anfang zurück.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Ze wilden niet terug naar het beginpunt.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Δεν ήθελαν να ξεκινήσουν πάλι από το μηδέν.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Никто не хотел начинать все сначала.
Kimse başlangıca geri dönmek istemiyordu.Хората не искаха да се връщат в изходна позиция.
Kılcal oksijen olsun bu kılcal damarların Yani. Şimdi kalp geri dönmek için gidiyoruz.אנו חוזרים אל הלב.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Así, que me retiraron de la universidad y yo trataba de volver.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Bila sem izpisana iz kolidža. Skušala sem se vrniti nazaj.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Donc je suis virée de l'Université, je continue à essayer de revenir en arrière.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Ich war also nicht mehr auf dem College, ich versuchte wieder zurückzukehren.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Ik kon dus niet meer naar de universiteit maar bleef proberen.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Jadi saya keluar dari universitas, saya terus berusaha untuk kembali.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Jag var tagen ur college, och jag försökte flera gånger börja igen. De sa, "Du kommer inte att gå ut college."
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Khi tôi bị rút khỏi đại học, tôi cứ cố gắng quay lại.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Kivesznek tehát az egyetemről, próbálok visszajutni.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.어쨌든 대학을 그만두었다가 학교로 되돌아 가려고 노력하고 있었지요.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.M-au retras de la colegiu, dar eu tot încercam să continui.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Minut oli siis poistettu collegesta. Yritin päästä takaisin.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Odsunięto mnie od studiów, ale próbowałam wrócić.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Quindi lascio l'università, continuo a cercare di tornarci.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Saio da faculdade, tento sempre regressar, mas dizem-me:
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Så jeg bliver taget ud af college, Jeg bliver ved med at prøve at komme tilbage.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Takže jsem vypadla z vysoké a snažila jsem se dostat zpět.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Takže som vypadla z vysokej a snažila sa tam vrátiť.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Με βγάζουν λοιπόν από το κολέγιο και προσπαθώ να επιστρέψω.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Извън колежа съм, опитвайки се да вляза отново.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Меня исключили из колледжа, я пыталась вернуться назад.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.Отож я, відсторонена від університету, не полишаю спроб повернутись до навчання.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.אילצו אותי לפרוש מהלימודים והמשכתי לנסות לחזור.
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.لذا فقد تم فصلي من الجامعة، وقد بقيت أحاول العودة لها
Kolejden ayrılmak zorunda kalmış, geri dönmeye çalışıyordum.みんなに言われました 「卒業は無理だよ
Kore'ye geri dönmenizin bir yolunu bulacağım.Találok rá módot, hogy visszatérhessen Koreába.
Kore'ye geri dönmenizin bir yolunu bulacağım.Θα κάνω ότι μπορώ, για να μπορέσεις να επιστρέψεις στην Κορέα.
Kore'ye geri dönmenizin bir yolunu bulacağım.سأحاول مساعدتك للعودة الى البلاد اجوشي
Kötü bir vurgun yemiştim ve felç olmuştum ve tedavi için uçakla geri dönmem gerekiyordu.심각한 잠함병 (잠수시 걸리는 병)에 걸려 몸이 마비되었고, 치료를 받기위해 귀국해야 했습니다.
Kötü bir vurgun yemiştim ve felç olmuştum ve tedavi için uçakla geri dönmem gerekiyordu.זה היה מקרה רע של מחלת הצוללנים, שותקתי מהצוואר מטה, והיו חייבים להטיס אותי בחזרה עבור טיפול.
Kötü bir vurgun yemiştim ve felç olmuştum ve tedavi için uçakla geri dönmem gerekiyordu.وكانت حالتي سيئة من الإنحناءات، وكنت مشلولاً، وكان لابد من العودة جواً لتلقي العلاج.
Kötü bir vurgun yemiştim ve felç olmuştum ve tedavi için uçakla geri dönmem gerekiyordu.治療のために帰還を余儀なくされました 私はあの日 とても重要なことを2つ学びました
Kovalayıp yetiştim düşmanlarıma, Hepsi yok olmadan geri dönmedim.(17:38) Я преследую врагов моих и настигаю их, и не возвращаюсь, доколе не истреблю их;
Kovalayıp yetiştim düşmanlarıma, Hepsi yok olmadan geri dönmedim.(18:38) Je poursuis mes ennemis, je les atteins, Et je ne reviens pas avant de les avoir anéantis.
Kovalayıp yetiştim düşmanlarıma, Hepsi yok olmadan geri dönmedim.Du gjør rummet vidt for mine skritt under mig, og mine ankler vakler ikke.
Kovalayıp yetiştim düşmanlarıma, Hepsi yok olmadan geri dönmedim.du skaffade rum för mina steg, där jag gick, och mina fötter vacklade icke.
Kovalayıp yetiştim düşmanlarıma, Hepsi yok olmadan geri dönmedim.Hai spianato la via ai miei passi, i miei piedi non hanno vacillato