Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.A maioria não quer regressar ao campo, mas não têm um sentimento de pertença.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.De fleste af dem vil ikke tilbage til landet, men de har ikke følelsen af at høre til.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.De meesten willen niet terug naar het platteland, maar ze voelen zich nergens thuis.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Die meisten von ihnen wollen nicht wieder aufs Land zurück, aber sie gehören nicht dazu.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Kebanyakan dari mereka tidak mau kembali ke desa, namun mereka tidak punya rasa memiliki.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.그들 대부분이 시골지역으로 돌아가기 싫어하지만, 도시에서의 소속감 또한 가지고 있지 않습니다
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.La maggior parte di loro non vuole ritornare fuori città, ma non hanno il senso di appartenenza.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.La mayoría no quiere volver al campo, no tienen el sentido de pertenencia.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.La plupart d'entre eux ne veulent pas revenir à la campagne, mais ils n'ont pas le sentiment d'appartenance.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Majoritatea nu vor să se întoarcă la ţară, dar nu au nici sentimentul de apartenenţă.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Phần lớn không muốn quay lại miền quê, nhưng họ không có cảm giác thuộc về thành thị.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Useimmat heistä eivät halua mennä takaisin maaseudulle, mutta he eivät tunne kuuluvansa mihinkään.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Väčšina z nich sa nechce vrátiť na vidiek, ale necítia, že by sem patrili.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Večina jih ne želi nazaj na deželo, vseeno pa nimajo občutka pripadanja.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Většina z nich se nechce vrátit na venkov, ale jinak nemají pocit, že někam patří.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Większość z nich nie chce wracać na wieś, ale nie odczuwają oni przywiązania do miasta.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Οι περισσότεροι δεν επιθυμούν να επιστρέψουν στα χωριά, αλλά δεν έχουν το αίσθημα οτι ανήκουν (στην πόλη).
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Більшість з них не хоче повертатися в села, але вони не мають й почуття приналежності.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Большинство из них не хотят возвращаться, но и в городе они чувствуют себя неуютно.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.Повечето от тях не искат да се върнат обратно в провинцията, но те нямат чувство за принадлежност.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.רובם לא מעונינים לחזור לכפר, אבל אין להם תחושת שייכות.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.معظمهم لا يريدون العودة الى الريف، ولكن ليس لديهم الشعور بالانتماء.
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.一方で都会に帰属意識を持ちません 労働時間は長く
Çoğu kırsal alanlara geri dönmek istemiyor ama bulundukları yere ait olma hisleri de yok.距地大多數都唔想返鄉下, 不過他們又無城市歸屬感。
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Dazu muss ich eine sehr konventionelle Grafik benutzen.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Devo tornare a un grafico molto convenzionale.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Ik moet terug naar een erg conventionele grafiek.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Jag måste gå tillbaks till en väldigt konventionell graf.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Jeg går tilbage til en meget konventionel graf.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Je vais utiliser un graphique bien connu.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Minun täytyy palata hyvin tuttuun esitykseen.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Musím sa vrátiť k tradičnému grafu.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Musím se vrátit zpět k velmi obecnému grafu.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Muszę wrócić do klasycznego wykresu.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Saya harus kembali ke grafik yang tradisional.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Tengo que regresar a una gráfica muy convencional.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Tenho de voltar ao gráfico convencional.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Tôi phải quay lại với biểu đồ thông thường nhất.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Trebuie să mă întorc la cel mai simplu grafic.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Vissza kell térnem a hagyományos grafikonhoz.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Мушу повернутися до звичайного графіка.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Трябва да се върна към много конвенционална графика.
Çok geleneksel bir grafiğe geri dönmeliyim.Я должен вернуться к очень традиционному графику.
Dekan'dan habersiz geldim. Çabucak yiyip geri dönmeliyim.Ich bin rausgekommen ohne das der Direktor das weiß.Ich muss schnell essen und zurück gehen.
Dekan'dan habersiz geldim. Çabucak yiyip geri dönmeliyim.Jag kom ut utan att säga det till läraren.Jag måste äta fort å gå tillbaka.
Dekan'dan habersiz geldim. Çabucak yiyip geri dönmeliyim.Sono venuta qui senza che il titolare sapesse nulla, devo sbrigarmi a mangiare e poi tornare.
Dekan'dan habersiz geldim. Çabucak yiyip geri dönmeliyim.Wyszłam bez wiedzy szefa, muszę szybko zjeść i wrócić.
Dekan'dan habersiz geldim. Çabucak yiyip geri dönmeliyim.באתי לכאן מבלי להודיע לבוס שלי. אני צריכה לאכול מהר ולחזור
Dekan'dan habersiz geldim. Çabucak yiyip geri dönmeliyim.خرجت من دون معرفة المدير. لا بد لي من تناول الطعام بسرعة والعودة.
Dekan'dan habersiz geldim. Çabucak yiyip geri dönmeliyim.そうよ お腹空いた
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Anda harus kembali melawan, kembali berperang.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Bạn phải trở lại để chiến đấu, để ra trận.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Bisogna tornare alla lotta, alla battaglia.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Debemos volver a pelear, a la batalla.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Je moet weer ten strijde trekken.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.싸우기 위해서 전쟁터로 돌아가야합니다.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Man muss zurück zum Kampf, in die Schlacht.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Musisz wrócić do walki, do bitwy.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Musíte se vrátit do boje, do bitvy.
Dövüşe, savaşa geri dönmelisiniz.Precisam de voltar para a luta, para a batalha.