Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.悪天候のため既に水上艦は帰還を強いられていた。
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.元に戻ったのであった。
Onların gülmeleri gururunu incitmiştir ve bir gün geri dönmek üzere intihar eder.本人は殺害を否定しており、いつか脱出すると心に誓っている。
Riley'e bir kez daha geri dönme şansı sunarlar.再びリックに力を与える。
Diğer SilverHawk'lardan daha yaşlı olduğundan, tatil için ya da emeklilik için Dünya'ya geri dönmek istiyor.比其他銀鷹戰士都年長,希望有朝一日能回到地球度假或是就此退休。
Onun yerine tamir edilmek için 4 Temmuz'da Kiel'e geri dönmek zorunda kaldı.为此,它不得不返回基尔进行维修,并于7月4日抵达。
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.后来,他因负伤不得不返回英国。
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.耶和華必在埃及地降禍刑罰他們,他們必不能返回猶大。
Buna göre insan kendi özüne geri dönmelidir.換句話說,人們必須要靠自己的雙手去重建它。
20 yıl boyunca ülkesine geri dönmedi.之前,他有二十多年不曾回国。
Oyunda her oyuncunun görevi bir harita üzerinde bir parça peynir toplamak ve fare deliğine geri dönmektir.之后,玩家要控制收集到奶酪的老鼠返回地图中的老鼠洞来完成这轮游戏。
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.僧辯不復奉答。
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.史普尼克2號屬於不可回收性飛行器,因此萊卡在計畫中註定死亡。
Hurley ona geri dönmeliyiz diyor.押尼珥说,你回去罢。
Jack Reacher: Asla Geri Dönme (orijinal hali: Jack Reacher: Never Go Back) Amerikan aksiyon gerilim filmi.《잭 리처: 네버 고 백》(Jack Reacher: Never Go Back)은 2016년 공개된 미국의 액션 영화이다.
Ama İskoçya'da başlayan ayaklanma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.그러나 또 스코틀랜드의 반란으로 인한 막대한 전비 조달 때문에 국내의 반란을 유발하였다.
Park, Afrika'dan o kadar çok etkilenmişti ki tekrar geri dönmek istiyordu.그는 프랑스로 다시 돌아가 제위에 복귀할 생각까지 했다.
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.그러나 강유는 후환을 두려워하여 답중(沓中)으로 가 둔전할 뿐 다시 성도(成都)로 돌아오지 못했다.
Hurley ona geri dönmeliyiz diyor.유비가 곧 후회하여 돌아올 것을 청했다.
Çalaların Yahudiliğe geri dönmeleri Rusya'nın Orta Asya'yı 1867'de fethetmesiyle başladı.החזרה ליהדות התחילה עם הכיבוש הרוסי של מרכז אסיה ב-1867.
Fay: Dilek: Dünyasına geri dönmemek.באספה הוחלט: לא חוזרים הביתה.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.הוא היה צריך לבוא.
Hiçbiri SSCB'ye geri dönmedi.היא לא חזרה להופיע בלה סקאלה.
Ancak denizciler asla geri dönmedi; Domuzlar geçmekte olan gemilerden dökülen aşırı gıdalardan sağ kurtuldu.אולם, המלחים מעולם לא שבו, והחזירים הצליחו לשרוד באי בעזרת פסולת מספינות חולפות, אשר סיפקה להם מזון.
Fakat Polonya sınır muhafızları tarafından durduruldu ve geri dönmek zorunda kaldı.פוליה היה נתון למעקב משטרתי ונאלץ לרדת למחתרת.
Savunmayı aşamayan çar, geri dönmek zorunda kaldı.שטראוס, שר ההגנה, נאלץ להתפטר.
Ancak denizciler asla geri dönmedi; Domuzlar geçmekte olan gemilerden dökülen aşırı gıdalardan sağ kurtuldu.Уви, моряците никога не се завърнали, а прасетата оцелели на оставената храна от преминаващите кораби.
Ancak “dernek yönetimi” düzeniyle bir türlü bağdaşamadı ve kulübüne geri dönmemek üzere veda etti.Останалите от групата му пожелават много успех за в бъдеще и споделят, че нямат планове да го заменят с друг.
Hurley ona geri dönmeliyiz diyor.Раул се надява, че тя отново ще се върне при него.
Üst dönme ve geri dönme tenisteki dönme etkenleridir.Въпреки това намира сили да се върне към тениса.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Завършва с победа на Египет.
Riley'e bir kez daha geri dönme şansı sunarlar.Той предлага на Лоусън възможността отново да работят заедно.
Çoğu Garry Gölü'ne kalıcı olarak geri dönmedi.Много от тях никога повече няма да се завърнат в Стара Загора.
1768'de Louis Antoine de Bougainville adaları yeniden keşfedene kadar Avrupalılar geri dönmediler.Europljani se nisu vratili do 1768, kada je Louis Antoine de Bougainville ponovno otkrio otoke.
Geri dönmek için çok istekli olan Danny Elfman "İlk filmden sonra kendimi kanıtlamak zorunda değildim.Danny Elfman je bio oduševljen povratkom "jer se nisam morao dokazivati zbog prvog filma.
1995 - Michael Jordan, basketbola geri dönme kararı aldı.13. siječnja - Michael Jordan objavio svoje povlačenje iz košarke.
Geri dönmek harika'' dedi.Bilo je sjajno ponovno pisati ."
Geri dönmek ya da yola devam etmek arasında tereddüt yaşar ise de devam kararı alır.Slijedi glasovanje o tome hoće li nastaviti put ili će se vratiti natrag.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Jugoslavija je je u završnici pobijedila Egipat.
Martin ilk toplantıdan sonra geri dönmedi.Martin v noci neprišiel domov.
Hiçbiri SSCB'ye geri dönmedi.Nikto z rodiny nevstúpil do KSČ.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Preto sa rozhodol vrátiť.
Annesini bulmak için geri dönmeden önce yaptığı bir yolculuğu anlatır.Nechce matke po jej návrate o svojom vzťahu najskôr povedať.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Tu musel čeliť opakovaným egyptským protiútokom.
Asmara'ya geri dönmek sadece güneyden olur.Altair je od nich ďalej na juhu.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Monády nemôžu preto vstupovať do vzájomných vzťahov.
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.Niektorí sa radšej prihlásili k vyznaniu židovskému, ktoré bolo jediným zostávajúcim povoleným náboženstvom.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Mongoli so se kmalu zatem umaknili.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.A ni se vrnil.
20 yıl boyunca ülkesine geri dönmedi.Į tėvynę grįžo tik po dvidešimties metų.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Teko grįžti.
Hurley ona geri dönmeliyiz diyor.Skarletė sužino, kad vėl laukiasi.
Akademiyi gördüğü anda geri dönmek isteyerek ilerlemeye başlar.Pradėjęs lankyti gimnaziją, grįžta atgal į Vieną.
Serbest bırakılmasından sonra Rangell siyasete geri dönmedi.Išėjęs laisvėn iš lagerio į šeimą nebegrįžo.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Mongolai tęsė nukariavimus.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Lennupiirangud jäid ilmastikuolude tõttu kehtima ka järgmiseks päevaks.
Buradan geri dönmektesiniz.Sa pead siit lahkuma.
Asmara'ya geri dönmek sadece güneyden olur.Asub Aserist vahetult lõunas.
1993'te geri dönmemek üzere Etiyopya'dan ayrıldı, Amerika'da yirmi yıldan fazla yaşadı.En 1993, il a quitté l'Éthiopie pour de bon, et vivait depuis plus de deux décennies aux États-Unis.
1993'te geri dönmemek üzere Etiyopya'dan ayrıldı, Amerika'da yirmi yıldan fazla yaşadı.Το 1993, έφυγε εντελώς από την Αιθιοπία, ζώντας για περισσότερο από δύο δεκαετίες στις Ηνωμένες Πολιτείες.