Doçent olduğu zaman borcunu geri ödemeliydi.He should have paid it back when he became an associate professor.
Hayır, banka tarafına baktığımızda geri ödemem gereken kredi hala 750,000 $.Well, no, as far as the bank is concerned, I still owe $750,000 to the bank.
Hastaneden nasıl ödeme aldıkları ve aldıkları geri ödeme de burada.Here's how they're paid in the hospital and here's how they got reimbursed.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.The banks have to pay it back with interest.
Asıl geri ödeme tarihi 2021 idi.The original repayment deadline is 2021.
Makedonya Mart ayında Paris Alacaklılar Kulübü'ne 103 milyon dolarlık geri ödeme yaptı.In March, Macedonia repaid $103m to the Paris Club of Creditors.
Borçlular artık daha düşük kredi faizleri ve daha uzun geri ödeme sürelerine güvenebilecekler.Debtors can now count on lower interest rates and longer terms of repayment.
Polancec ve Miletiç'in 68 bin avroyu devlet kasasına geri ödemeleri de gerekiyor.Polancec and Miletic must also repay the 68,000 euros to the state budget.
Başbakan yardımcısı, Sırbistan'ın "geri ödemek zorunda kalmayacağını" da belirtti.He noted that Serbia "will not have to pay it back".
Kredinin geri ödeme süresi 12 yıl olarak belirlendi.It will repay the loan in 12 years.
AK'den Yunan Ulusal Havayollarına Yardımı Geri Ödeme EmriEC Orders Greek National Carrier to Repay Aid
Yasa geri ödeme sisteminin parçası olmayan şişe ve kutular için 0,51 €/l vergi ister.The law demands a tax of 0,51 €/l for bottles and cans that are not part of a refund system.
Sağlık reformu, geleneksel hastane geri ödeme modellerine geçişi sağlıyor.Healthcare reform is driving change to traditional hospital reimbursement models.
PPACA kapsamında, geri ödeme modelleri hacimden değere değişiyor.Under the PPACA, reimbursement models are shifting from volume to value.
Bredon, telif ücretlerinden önemli miktarda geri ödeme aldı. [3]Bredon received a substantial back-payment of royalties.[12]
Bu krediyi asla geri ödemedi.He never repaid this loan.
Bir YSİ planı, büyük miktarda finansman ve uzun geri ödeme süresi içerir.A BOO scheme involves large amounts of finance and long payback period.
Gazprom, PGNiG'ye yaklaşık 1,5 milyar dolar geri ödemek zorunda kaldı.Gazprom had to refund about $1.5 billion to PGNiG.
Kuzey Kore 1974'te temerrüde düşmeye başladı ve 1985'te neredeyse tüm geri ödemelerini durdurdu.North Korea began to default in 1974 and halted almost all repayments in 1985.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Wiedergutmachung ist unmöglich.
En son geri ödeme Haziran 1971'de yapıldı.Le dernier remboursement fut effectué en juin 1971.
En son geri ödeme Haziran 1971'de yapıldı.El último reembolso se hizo en junio de 1971.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Casi siempre es imposible volver atrás.
En son geri ödeme Haziran 1971'de yapıldı.L'ultimo pagamento ebbe luogo nel giugno del 1971.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Ora il suo rientro in scena è veramente impossibile.
Ben bir geri ödeme talep ediyorum.Я требую возврата денег.
Ortalama 23 ay geri ödeme süresi ile ikinci en düşük program ücretidir.Это вторая программа с самой низкой стоимостью и средним периодом окупаемости в 23 месяца.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Пересчёт на современную стоимость практически невозможен.
Ortalama 23 ay geri ödeme süresi ile ikinci en düşük program ücretidir.إنه ثاني أدنى رسوم للبرنامج بمتوسط استرداد مدته 23 شهرا.
En son geri ödeme Haziran 1971'de yapıldı.A última devolução foi feita em junho de 1971.
Ortalama 23 ay geri ödeme süresi ile ikinci en düşük program ücretidir.Possui a segunda propina mais baixa com um período médio de reembolso de 23 meses.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Het 'terugdraaien' is dus bijna onmogelijk geworden.
Ortalama 23 ay geri ödeme süresi ile ikinci en düşük program ücretidir.Jest to drugi najniższy koszt programu ze średnim okresem zwrotu wynoszącym 23 miesięcy.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.A więc wielobóstwo jest zgoła niemożliwe.
En son geri ödeme Haziran 1971'de yapıldı.Pierwsze oryginalne wydanie ukazało się w czerwcu 1977.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Att sova lugnt var nästan omöjligt.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Перерахунок на сучасну вартість практично неможливий.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Dar întoarcerea e imposibilă.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Ez azt jelenti, hogy a teljes kipusztítás szinte lehetetlen.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Derfor er det i praksis umuligt at betale al gæld tilbage.
Apple bir dava yağmurunun ortasında kalmıştı ve 22 milyon dolarlık geri ödeme talebiyle karşı karşıyaydı.Motown sagsøgte trioen for kontraktbrud, og trioen kom med et rekordstort modkrav på 22 millioner $..
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Utang tanpa jaminan hampir sulit diperoleh.
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.したがってほとんど返済が不可能になる。
En son geri ödeme Haziran 1971'de yapıldı.最後の返還が行われたのは1971年の6月であった。
Ortalama 23 ay geri ödeme süresi ile ikinci en düşük program ücretidir.這是費用第二低的課程,平均回收期為23個月。
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.从实践角度讲,完全回收是不可能的。
Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.Potpuno izgaranje je gotovo nemoguće postići.
Anaparayı ve faizleri hangi zaman ödeyeceğinizi gösteren geri ödeme planı üzerinde el sıkışırsınız. -A vy musíte peníze splácet více než je úrok v daném časovém harmonogramu.
Anaparayı ve faizleri hangi zaman ödeyeceğinizi gösteren geri ödeme planı üzerinde el sıkışırsınız. -Lopulta on maksettava takaisin sekä lainattu summa että korko tietyn aikataulun mukaisesti.
Anaparayı ve faizleri hangi zaman ödeyeceğinizi gösteren geri ödeme planı üzerinde el sıkışırsınız. -Musisz spłacić pieniądze wraz z odsetkami w takim okresie czasu.
Anaparayı ve faizleri hangi zaman ödeyeceğinizi gösteren geri ödeme planı üzerinde el sıkışırsınız. -"Добре", і дасть тобі кредит на це. І ти повинен повернути гроші, більше та щей до вказаного часу.
Anaparayı ve faizleri hangi zaman ödeyeceğinizi gösteren geri ödeme planı üzerinde el sıkışırsınız. -金利を上乗せして、銀行にお金を返す必要が、 あります。 それは、住宅ローンとそんなに違わないですね。
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Bank musi je oddać z odsetkami.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Bankok vissza kell fizetnie a kamatot.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Die Banken müssen es zurückzahlen - mit Zinsen.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda. Gitme zamanı geldi.Banken skal betale det tilbage, med gæld.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Les banques doivent rembourser avec intérêts.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Οι τράπεζες πρέπει να επιστρέψουν τα λεφτά με τόκο.
Bankalar faiz ile geri ödemek zorunda.Банките трябва да ги върнат с лихва.
Başlangıçta bu kadar borç aldım. 1 yıl sonra geri ödemem gereken tutar bu kadar oldu.1년 후엔 빚이 이렇게 되니까