geri çekilmek ile cümle

geri çekilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Çartistler bozguna uğrayıp, geri çekilmek zorunda kaldı.Гоплиты были вынуждены остановиться и отступить.
Osmanlı sol kanadının tamamı geri çekilmek zorunda kalır.Весь левый фланг обороны Джексона теперь рушился.
Artık birlikler geri çekilmektedir.Наши войска отошли.
Alman kuvvetleri 12 Ocak'ta geri çekilmek zorunda kaldı.في 12 يناير أُجبرت القوات الألمانية على الانسحاب.
Fransızlar bölgeden geri çekilmek zorunda kaldı .اضطرت فرنسا إلى الانسحاب.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.بعد ذلك، بدأ الجيش الألماني بالتراجع على الجبهة الشرقية.
Napolyon, ordusunu bu şekilde kaybetmemek için geri çekilmek zorunda kalmıştı.فأسقط لارى طائرته لئلا يشعر بخيبة الأمل هذه.
Magnentius'un kahramanlıklarına rağmen birlikleri bozguna uğradı ve Galya'ya geri çekilmek zorunda kaldı.Apesar do heroísmo de Magnêncio, seu exército foi derrotado e teve que recuar para a Gália.
Galerius geri çekilmek zorunda kaldı ve İtalya'da yolu üzerindeki her yeri yağmaladı.Galério foi forçado a recuar, saqueando a Itália no caminho.
Toprakları işgal altına kalan Algu, Kaydu’ya yenilerek geri çekilmek zorunda kalır.O mundo segue em direção à contagem regressiva para o arrebatamento.
Bu birliklerin neredeyse büyük kısmı imha oldu ve geri çekilmek zorunda kaldılar.A maior parte dessa frota era antiga e precisava ser substituída.
19 Mayıs’ta UNEF komutanı geri çekilmek için emir aldı.Op 13 mei krijgt hij het bevel tot terugtrekken.
Alman kuvvetleri 12 Ocak'ta geri çekilmek zorunda kaldı.De Duitsers moesten zich op 31 december terugtrekken.
Halife geri çekilmek zorunda kaldı.Stahel moest echter terugtrekken.
Kumandansız kalan Normanlar geri çekilmek zorunda kalmışlardır.De overgebleven soldaten moesten zich terugtrekken.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.De aanval werd echter een fiasco en hij was gedwongen zich terug te trekken.
Yunanlar için geri çekilmek haricinde başka bir seçenek kalmadı.Er zijn geen zone beperkingen, behalve voor de RER.
Haçlılar ordusu geri çekilmek zorunda kaldı.Het leger was genoodzaakt om terug te keren.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.Eindelijk zouden de Duitsers troepen moeten weghalen van het oostfront.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Od tego czasu płaskorzeźby zaginęły.
Lakin kuvvetli top atışı sebebiyle geri çekilmek zorunda kalındı.Szebabowie z powodu mocnego ostrzału byli zmuszeni do wycofania się.
Artık birlikler geri çekilmektedir.Oddziały te musiały się wycofać.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Ostatecznie wojska rosyjskie musiały się wycofać.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Wywiązała się strzelanina, siły policyjne musiały się wycofać.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Strandlinjen har sedan dess dragit sig tillbaka.
Fakat bir Waffen SS karşı taarruzuyla geri çekilmek zorunda kaldılar.Vissa särpräglade drag fanns dock hos Waffen SS i förhållande till krigsmakten.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Російської армії довелося відступити.
General Douglos MacArthur komutasındaki ABD ve Filipin güçleri geri çekilmek zorunda kaldılar.Об'єднаними американськими та філіппінськими військами командував генерал Дуглас Макартур.
Geriye kalan orklar ve Gothmog geri çekilmek zorunda kaldılar.Після цього Кабуто з Орочімару змушені були відступити.
O aksam Haçlılar geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Січові стрільці були змушені відступити.
Artık birlikler geri çekilmektedir.Підрозділи були змушені відступати.
Bu nedenlerden Nisan ayında Mora'ya geri çekilmek zorunda kaldı.В результаті в квітні 2001 року Морі подав у відставку.
Halife geri çekilmek zorunda kaldı.Кільмяк був змушений відступити.
Çartistler bozguna uğrayıp, geri çekilmek zorunda kaldı.Баварці потрапили в засідку і були змушені відступити.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Відтоді їх рід припинився.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Prorazit však nedokázali a museli se stáhnout zpět.
Kral savaşmak ya da geri çekilmek arasında bir tercih yapmak durumunda kalır.Když mu dá král vybrat mezi popravou a vyhnanstvím.
Osmanlı sol kanadının tamamı geri çekilmek zorunda kalır.Levá stěna rámu je odnímatelná.
Bu zaman R.J., Jason'a "teslim olmak yok, geri çekilmek yok" der.Toto ultimátum vyhrožovalo Japonsku, že pokud se nevzdá, „bude okamžitě a úplně zničeno“.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.În consecință, armata germană a început să se retragă de pe Frontul de Est.
Fransızlar bölgeden geri çekilmek zorunda kaldı .Francezii au trebuit să se retragă din Spania.
Bu birlikler geri çekilmekte olan Belgalar'a yetişince onlara büyük zayiat verdirdiler.Pe când mergeau unde fuseseră trimiși, aceștia s-au curățat de lepră.
Diğer yandan kuşatılıp tümüyle imha edilmemek için geri çekilmek zorundaydılar.El a fost în cele din urmă obligat să se retragă pentru a evita să fie încercuit.
Alman kuvvetleri 12 Ocak'ta geri çekilmek zorunda kaldı.Armata belgiană a fost obligată să se retragă pe 26 mai.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Az emigránsok jól fel voltak fegyverezve és az indiánok kénytelenek voltak visszavonulni.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.Ettől kezdve a német csapatok visszavonultak a keleti fronton.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.A támadáshoz gyengék voltak, így erősítésre vártak.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Venäläiset joutuivatkin perääntymään.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Siitä lähtien kalliot ovat pysyneet paikoillaan.
Çarlık Rusya’nın yıkılması ve iç işlerinin karışıp bozulması Rusları geri çekilmek zorunda bırakmıştı.Emigranttien erimielisyydet ja Venäjän-yhteyksien heikkeneminen johtivat sen lakkaamiseen.
Kumandansız kalan Normanlar geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Tavalliset asukkaat piti kuitenkin jättää rauhaan.
Kartacalılar orduları adada geri çekilmek zorunda kaldılar.Odysseuksen miehistö vaati saada levätä saarella.
19 Mayıs’ta UNEF komutanı geri çekilmek için emir aldı.Στις 19 Μαΐου ο διοικητής της UNEF πήρε διαταγή ν’ αποσυρθεί.
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.Έτσι οι Τούρκοι αναγκάστηκαν να υποχωρήσουν.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Οι ρωσικές στρατιωτικές δυνάμεις άρχισαν να αποσύρονται.
Magnentius'un kahramanlıklarına rağmen birlikleri bozguna uğradı ve Galya'ya geri çekilmek zorunda kaldı.Παρά τον ηρωισμό του Μαγνέντιου, ο ίδιος ηττήθηκε και αναγκάστηκε να επιστρέψει πίσω στη Γαλατία.
Sağ kalanlar ve kurtarılabilinen malzeme, dağınık bir şekilde geri çekilmek zorunda kalmıştır.Το ποιος και το πώς θα συντηρούνταν στη ζωή με τα απαραίτητα εφόδια έμεινε χωρίς απάντηση.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Από τότε βγαίνουν οι αναθυμιάσεις από τις πηγές.
Dolayısıyla geri çekilmekte olan Alman kuvvetleri, bu bölgeyi korumak için buraya yöneldiler.Tyske soldater som ventede på hjemsendelse, tog sig af stedet.
Alman kuvvetleri 12 Ocak'ta geri çekilmek zorunda kaldı.Mangel på ammunition tvang de tyske styrker til at trække sig tilbage den 12. juni.

İlgili Sayfalar