Düşmandan önce savaş meydanından geri çekilmemek.Vonulás előtt nem gyülekezik csapatokba.
Bunun ardından İngilizler kademeli olarak geri çekilmeye başladılar.Összességében az angolok kitartó időhúzásba kezdtek.
29 Eylül'de birlik askerleri geri çekilmeye başladı.Szeptember 21-én a visszatérő egység elstartol az állványzatról.
Gece vakti torpido saldırısının olmasından korkan Amiral Ingenohl, gemilerine geri çekilme emri verdi.Az éjszakai torpedótámadástól tartó Friedrich von Ingenohl tengernagy elrndelte hajóinak a visszavonulást.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Az emigránsok jól fel voltak fegyverezve és az indiánok kénytelenek voltak visszavonulni.
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.Ettől kezdve a német csapatok visszavonultak a keleti fronton.
Mustafa Kemal taktik bir geri çekilme emri verdi.Az ellenállás leküzdéséhez Kemal taktikát változtatott.
Bu geri çekilme, Doğu Cephesi'nde Alman kuvvetlerinin ilk önemli geri çekilmesidir.A sziget a keleti front visszavonulásának fontos állomása volt.
Aleksios ve muhafızları geri çekilmeden önce olabildiğince direndiler.Alexiosz és testőrsége addig védekezett, amíg a túlerő menekülésre nem kényszerítette őket.
16 Ağustosta geri çekilme tamamlandı.December 16-án befejezték a javítását.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Több oka is volt a visszavonulásra.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.A támadáshoz gyengék voltak, így erősítésre vártak.
Hafız Hakkı geri çekilme emri verir.A meghatalmazás visszavonásig érvényes.
Hatta bazı birliklere geri çekilme emri verildi.Mindkét csapatnál visszavonultatták a mezét.
Sonunda, Sovyet birliklerinin geri çekilmesi ve çok partili parlamentarizm dahil edildi.Végül a szovjet csapatok kivonása és a többpárti parlamentarizmus is belekerült.
Sovyet birliklerinin geri çekilmesi talebi Macaristan'ın bağımsızlığına yönelik idi.E pontok ezért teljesen alkalmatlanok programnak, feloldhatatlan belső ellentmondásokat tartalmaznak.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Venäläiset joutuivatkin perääntymään.
Crusader, Rommel için bir bozgun olmuştur, 7 Aralık 1941 günü tüm birliklerine geri çekilme emri verecektir.Rommel määräsi joukkonsa perääntymään 7. joulukuuta kohti El Agheilaa.
Sovyet birlikleri geri çekilmeye başladılar.Neuvostoliittolaiset vetäytyvät.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Siitä lähtien kalliot ovat pysyneet paikoillaan.
Derhal Donanma'nın geri çekilmesine karar verildi.Tämä johti pian myös laivueen vetäytymiseen.
Japonya'nın geri çekilmesiyle sonuçlandı.Japanin eteneminen pysäytettiin.
Çarlık Rusya’nın yıkılması ve iç işlerinin karışıp bozulması Rusları geri çekilmek zorunda bırakmıştı.Emigranttien erimielisyydet ja Venäjän-yhteyksien heikkeneminen johtivat sen lakkaamiseen.
Ertesi sabah, Hannibal Numidyanları Roma kampını taciz ederek geri çekilmeleri için gönderdi.Seuraavana aamuna Hannibal lähetti loput numidialaisratsumiehet Trebbian yli häiritsemään roomalaisleiriä.
Hatta bazı birliklere geri çekilme emri verildi.Niinpä hän päätti antaa joukoilleen perääntymiskäskyn.
Kumandansız kalan Normanlar geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Tavalliset asukkaat piti kuitenkin jättää rauhaan.
Bu geri çekilme kısa süre sonra bir bozguna dönüşmüştür.Tämä puute osoittautui myöhemmin suorastaan jonkinlaiseksi ansaksi.
Kartacalılar orduları adada geri çekilmek zorunda kaldılar.Odysseuksen miehistö vaati saada levätä saarella.
Fakat OKH bu geri çekilmeye izin vermedi.Shep ei kuitenkaan päässyt unohtumaan.
Birlik Ordusu'nun sol kanadı ezildi ve Bull Run'dan geri çekilmeye başladı.Unionin vasen laita murentui ja joutui vetäytymään Bull Run -jokea kohti.
19 Mayıs’ta UNEF komutanı geri çekilmek için emir aldı.Στις 19 Μαΐου ο διοικητής της UNEF πήρε διαταγή ν’ αποσυρθεί.
Maglaj ve Tuzla'daki geri çekilmelere rağmen, Saraybosna Ekim 1878'de işgal edildi.Παρά τις οπισθοδρομήσεις στο Μαγκλάι και την Τούζλα, το Σαράγεβο καταλήφθηκε τον Οκτώβριο.
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.Έτσι οι Τούρκοι αναγκάστηκαν να υποχωρήσουν.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.Αυτός ήταν ο λόγος που έπρεπε να δεχθούν την απελευθέρωση.
Rus kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı.Οι ρωσικές στρατιωτικές δυνάμεις άρχισαν να αποσύρονται.
Magnentius'un kahramanlıklarına rağmen birlikleri bozguna uğradı ve Galya'ya geri çekilmek zorunda kaldı.Παρά τον ηρωισμό του Μαγνέντιου, ο ίδιος ηττήθηκε και αναγκάστηκε να επιστρέψει πίσω στη Γαλατία.
Ancak bu geri çekilmeye engel olabilmenin imkânı yoktur.Δεν μπορούν να εμποδίζουν αυτή την αντίδραση.
Kutuzov, geri çekilme kararı verir.Ο Κουτούζοφ αποφάσισε να δώσει μάχη.
Sağ kalanlar ve kurtarılabilinen malzeme, dağınık bir şekilde geri çekilmek zorunda kalmıştır.Το ποιος και το πώς θα συντηρούνταν στη ζωή με τα απαραίτητα εφόδια έμεινε χωρίς απάντηση.
O zamandan beri buzullar geri çekilmektedir.Από τότε βγαίνουν οι αναθυμιάσεις από τις πηγές.
Ancak Hitler geri çekilme emrini iptal etti.Ο Χίτλερ σας διέταξε να κρατήσετε!»
Savaş sonunda milliyetçiler geri çekilmeye zorlandı.Τελικά οι επιτιθέμενοι αναγκάσθηκαν να υποχωρήσουν.
Ben, geri çekilme kararı aldım.Η Servisair αποφάσισε να αποσυρθεί.
Çin-Japon savaşını , Japon askerlerinin kısmi geri çekilmesi ile bitirmeyi teklif ediyordu.Det gik ud på at afslutte den kinesisk-japanske krig med en delvis tilbagetrækning af japanske tropper.
Birlik Ordusu'nun sol kanadı ezildi ve Bull Run'dan geri çekilmeye başladı.Unionens venstre flanke blev knust og hæren kastet tilbage til Bull Run.
Bu çatışma, malzeme eksikliği nedeniyle Kuşanların geri çekilmesiyle sonuçladı.Konflikten sluttede med, at kushanerne drog sig tilbage på grund af brist på proviant.
Bu talep geri çevrildi fakat 26 Ocak'ta yeniden geri çekilmeye izin verilmesi istendi.Det blev afslået, og han gentog anmodningen den 26. januar.
Dolayısıyla geri çekilmekte olan Alman kuvvetleri, bu bölgeyi korumak için buraya yöneldiler.Tyske soldater som ventede på hjemsendelse, tog sig af stedet.
Alman kuvvetleri 12 Ocak'ta geri çekilmek zorunda kaldı.Mangel på ammunition tvang de tyske styrker til at trække sig tilbage den 12. juni.
Buna rağmen General Sponeck yine geri çekilme izni istedi.Derfor besluttede major Fletcher at trække sig tilbage.
Savaş sonunda milliyetçiler geri çekilmeye zorlandı.I slutningen af krigen er kineserne dog nødt til at trække sig tilbage.
Ben, geri çekilme kararı aldım.Lee var tvunget til at trække sig tilbage.
Bunun üzerine Fransız operasyonu durduruldu ve Fransızlar geri çekilmesiyle çatışmalar sona erdi.Kampen sluttede med at franskmændene trak sig tilbage.
Britanya'nın geri çekilmesi Haziran 1787'de sona ermiştir.Den britiske tilbagetrækning blev afsluttet i juni 1956.
Silahlı direniş gösterildi ve Yunanlar geri çekilmek zorunda kaldı.Angrebet blev afvist, og de danske tropper måtte trække sig tilbage.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.Angrepet deres var mislykket og de måtte trekke seg tilbake.
Bunun üzerine Türkler geri çekilmek zorunda kaldılar.Tyrkerne ble tvunget til å trekke seg tilbake.
Zafer bir felakete dönüştü ve savaşı ve inisiyatifini kaybeden Antonius geri çekilmek zorunda kaldı.Seier ble snudd til katastrofe for Antonius, som hadde mistet initiativet og slaget.
Birlik Ordusu'nun sol kanadı ezildi ve Bull Run'dan geri çekilmeye başladı.Unionens venstre flanke ble knust og hæren drevet tilbake til Bull Run.
İngilizler geri çekilmeye başladı.Engelskmennene begynte å vike.