Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Resultatet är förstås att vi bli stressade.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Resultatet, selvfølgelig, er at vi bliver stressede.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Rezultat je seveda, da smo pod pritiskom.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Rezultatul e că devenim stresați.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Samozrejme, výsledkom je, že sme v strese.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Sudah pasti, kita menjadi stres sebagai hasilnya.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Tästä seuraa tietenkin se, että me stressaannumme.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Und in der Folge sind wir natürlich gestresst.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Výsledek, samozřejmě, je, že jsme ve stresu.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Το αποτέλεσμα, φυσικά, εἰναι το στρες.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.В результате мы нервничаем и живём в стрессе.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Резултатът, разбира се, е че се стресираме.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.Як наслідок, дістаємо стрес.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.התוצאה, כמובן, היא שאנו נעשים מתוחים.
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.النتيجة، بالطبع، الإجهاد و التوتر
Sonuç olarak ise, tabii ki, gergin oluyoruz.心は洗濯機のように 勢いよく回っており
Sosyal medyada, ülkede gerginliklerin yaşandığı dönemlerde halkı etkileyen sorunları tartıştı.Nas mídias sociais, ele discutia questões que afetavam cidadãos comuns em uma época de fortes tensões no país.
Sosyal medyada, ülkede gerginliklerin yaşandığı dönemlerde halkı etkileyen sorunları tartıştı.Sui social media, trattava temi che riguardavano i Macedoni in un periodo di profonda tensione nel paese.
Söylemem lazým dostum, ţu an biraz gergin haldeyim.Ou aguardamos aqui. Isto não está com bom aspecto.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.A teraz cítim, že v miestnosti je nepríjemné napätie, pretože som si nemala obliecť tieto šaty. (smiech)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim. (Gülüşmeler)In občutek imam, da je ta trenutek v sobi neprijetna napetost, ker ne bi smela obleči te obleke.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim. (Gülüşmeler)Na realidade, durante 10 anos.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim. (Gülüşmeler)И усещам някакво напрежение в залата, защото роклята ми май не е подходяща.(смях)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Ik voel dat er nu een zekere spanning in de zaal hangt. Ik had deze jurk niet mogen dragen. (Gelach)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Jag tycker mig känna en obehaglig känsla i luften just nu. Jag borde inte ha satt på mig den här klänningen.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.지금 이 강연장에는 약간 불편한 느낌이 드는데요, 제가 이런 옷을 입지 말았어야 했나봐요.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Simt că există o tensiune în sală fiindcă nu ar fi trebuit să port rochia asta.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Y siento que en este momento hay una tensión incómoda en la sala porque no debería haberme vestido así.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.Αισθάνομαι σαν να υπάρχει κάποια ένταση εδώ αυτή τη στιγμή επειδή δεν έπρεπε να φορέσω αυτό το φόρεμα. (Γέλια)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.І я відчуваю, що глядачі у цьому залі дещо напружилися, бо мені не слід було вдягати цю сукню. (Сміх)
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.אני מרגישה כאילו שיש מתח של אי-נוחות עכשיו בחדר, כי לא הייתי צריכה ללבוש את השמלה הזו.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.وإنني أشعر بأن هناك توتر غير مريح في الغرفة الآن لأنه لم يجب علي أن أرتدي هذا الفستان.
Şu an burada rahatsız edici bir gerginlik hissediyorum çünkü bu elbiseyi giymemeliydim.この会場には 何かピリピリした 空気が漂っていますが きっと 私がこんな服を 着ているからですね (笑) 幸い 着替えを持ってきました
SW: Çok iyi. Gerçekten o çok gergin.정말 잘했어. 사실 아인슈타인은 지금 많이 민감하답니다
SW: Çok iyi. Gerçekten o çok gergin.יפה מאוד. עכשיו, באמת, היא די מתרגשת.
SW: Çok iyi. Gerçekten o çok gergin.ستيفاني: جيد جداً. الان، حقيقةً، هي متوترة للغاية.
SW: Çok iyi. Gerçekten o çok gergin.故郷から 大好きなあの人が来ているからです
Taji, ben gerginim. Bilirsin, ben bu adamdan hoşlandım.Taji, ik ben zenuwachtig. ik hou van deze kerel.
Taji, ben gerginim.Taji, estoy nerviosa.
Taji, ben gerginim.Taji, sunt emoţionată.
Taji, ben gerginim.Taji, tôi lo lắng.
Taji, ben gerginim.Taj, jsem nervózní.
Taji, ben gerginim.Taj, živčna sem.
Taji, ben gerginim.Τάτζι, έχω άγχος.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Bien, un poco más cerca, ven... se ven bastante nerviosos.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Bine, putin mai aproape, vino aici -- par asa de emotionati aici pe scena.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Een beetje dichterbij -- ze lijken nerveus.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Gần một chút nữa -- họ thật sự đang rất hồi hộp ở trên này.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.좀 더요. 이분들이 무대라 긴장하신 것 같네요.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Ok, etwas näher, kommen sie -- sie sehen hier oben echt nervös aus.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.OK, jeszcze bliżej, podejdź tu -- wyglądają na zdenerwowanych.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.OK, még egy kicsit közelebb, jöjjön ide -- elég idegesnek látszanak.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.OK, un peu plus près, venez -- ils ont l'air vraiment nerveux ici.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Ok, un po' più vicino, venite qua -- sono davvero nervosi.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Λίγο πιο κοντά, ελάτε -- φαίνονται πραγματικά αγχωμένοι εδώ πάνω.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Так, ещё поближе, подойдите сюда — как же они нервничают!
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.Хайде де, по-близо - изглеждат малко поизнервени.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.אוקיי, קצת יותר קרוב, בואו -- הם נראים ממש לחוצים.
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.اقتربوا أكثر، تبدون متوترين
Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar.もっと近くへ